Bir zamanlar çocukları aile, okul ve mahalle büyütürdü. Artık çocukların merakını, korkusunu, arzusunu ve dikkat süresini algoritmalar şekillendiriyor. Türkiye ve dünyada yaş sınırı tartışılırken, yeni neslin tanıdığı dünya ile bizimki giderek birbirinden kopuyor.
İnsan aklı, dünyayı bütünüyle kavrayamasa da karanlıkta kalanların izlerini sürmekten vazgeçmez; her eşikte yeni bir görme biçimi, yeni bir ölçüm dili, yeni bir soru arar ve sınırı yeniden tanımlar.
“Sakla samanı, gelir zamanı” diyen bir kültürden geliyoruz. Bugün telefonun bataryasına, otomobilin beynine, traktörün yazılımına tam erişemiyoruz. 31 Temmuz’da AB ülkelerinde uygulanmaya başlanacak tamir hakkı, mülkiyeti süreli kullanımdan gerçek sahipliğe taşıyabilir.
Kara delik bize yalnızca evrenin en karanlık bölgelerinden birini göstermez. Aynı zamanda anlamanın sınırını da gösterir. Çünkü kara delik, bir gök cisminin yalnızca kendi...
Ay’a artık sadece şairler bakmıyor. Uzay ajansları, şirketler, hukukçular, yatırımcılar, mühendisler ve maden şirketleri de bakıyor. Ay’a gitme yarışı dünde kaldı, bugün Ay için bir şeyler söylemek lazım.
Çok düşünen, biraz da soyut konuşanlara hemen ‘Felsefe yapma’ denir, sanki uzak durulması gereken bir şeymiş gibi. Oysa belki de sormamız gereken soru şu: Ya tüm bildiklerimizin başlangıcı tam olarak buysa?
Sosyal medya “sen de yapabilirsin” vaadiyle herkesi sahneye çağırdı. Sahne büyüdükçe seyirci belirsizleşti. Söz performansa, görünürlük yorgunluğa dönüştü. Bugün insanlar daha çok görünmenin değil; daha az göz, daha çok bağlam ve kontrollü aidiyetin peşinde.
Hacettepe Üniversitesinden araştırmacılar, Eczacılıkta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (EUS) soruları üzerinden yapay zeka modellerinin performansını, güven düzeylerini ve okunabilirliklerini ölçtü.
Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre, yapay zeka talebindeki hızlı artış, veri merkezlerinin enerji ve su tüketimini 2030'a kadar iki katına çıkararak çevresel kaynaklar üzerindeki baskıyı ciddi ölçüde artırabilir.
JWST verileriyle WASP-121 b öte gezegenini inceleyen gökbilimciler, gelgit kilidi altındaki gezegenin doğu ve batı yarım küreleri arasında rüzgarların etkisiyle dinamik sıcaklık ve kimyasal asimetriler tespit etti.