Astronomi, insanlık tarihinin belki de en eski merakı. Astronomlar artık kralların falına bakmıyor. Bugün gökbilim, mühendislikten büyük veri işlemeye uzanan bilimsel ekosistemiyle ülkelerin geleceğini şekillendiriyor.
Kuantum artık yalnızca fizikçilerin konusu değil. Güvenliğin, sanayi politikasının ve teknolojik egemenliğin yeni cephesi. Dünya bu alanda hızla mevzi kazanırken, Türkiye’nin de kendi “Kuantum Vatanını” kuracak ve koruyacak stratejik aklı üretmesi gerekiyor.
Şehirlerde yaşayan hayvanlar, dünyanın farklı bölgelerinde olmalarına rağmen benzer ve daha cesur davranışlar sergiliyor. Daniel T. Blumstein, Peter Mikula ve Piotr Tryjanowski, hayvanların bu davranışlarının arkasındaki faktörleri ve bunun doğaya etkilerini The Conversation’da bir makaleyle kaleme aldı.
Fizik, matematik gibi temel bilimlerde bilgi üretimi dünyada yavaşlıyor. Türkiye’de tablo daha kırılgan. Kuramsal bilgi üretimine bugün ayrılmayan kaynak, yarın yerli endüstrilere lisans ve fikri mülkiyet faturası olarak çıkıyor.
Bizler, ekseri abur cubur dolu bir süpermarkette, pek de işlek olmayan bir köşedeki tadım standı gibiyiz. Ezkaza yolu düşenlere, “Bakın, bu tatlar da var,” diyoruz, “zihninizi besleyecek, yeni ufuklar açacak tatlar…”
Türkiye’nin uzaydaki bağımsızlık misyonu INSECSPACE'26’da şekilleniyor. Yerli yazılımlardan Ay Misyonu’na, yapay zeka entegrasyonundan uzay ekonomisine kadar milli savunmanın yeni rotası belirlendi.
Eskişehir’de geliştirilen yerli yapay zeka sistemi, diş röntgenlerini yaklaşık 15 saniyede analiz ederek hekimlere tanı ve tedavi planlamasında destek sağlıyor.
ABD uzay ajansı NASA, Artemis programı kapsamında 2028 yılında Ay’a insan göndermeyi hedefliyor ancak uzay giysilerinin yetişememe riski nedeniyle görev ertelenebilir.