Sussex Üniversitesinden araştırmacılar, insan empatisinin biyolojik sınırlarını analiz etti. Birleşik Krallıkta yürütülen çalışma beynin insani felaketlere neden duyarsız kaldığını gösteriyor. Araştırmacılar, fMRI cihazıyla katılımcıların beynini taradı. Katılımcılara 56 farklı ülkeden 200 haber başlığı okutuldu. Social Cognitive and Affective Neuroscience dergisinde yayınlanan araştırmaya göre beyin, insan hayatı riskini finansal risklerden farklı bir şekilde işliyor.
Araştırmada 25 katılımcının beyin aktiviteleri fMRI cihazıyla izlendi. fMRI cihazı, insanların çeşitli durumlara verdiği tepkileri beyindeki sinirsel aktiviteleri ve kan akışındaki değişimleri tarayarak ölçen görüntüleme cihazıdır. Katılımcılara, risk altındaki birey sayısının değişkenlik gösterdiği 200 farklı senaryoyu içeren haber başlıkları okutuldu. Haberler katılımcıların kendi ülkeleri olan Birleşik Krallık ve 56 farklı yabancı ülkeyi kapsadı. Haberlerdeki olaylar doğal afetler, kazalar, şiddet olayları ve açlık gibi uzun süreli insani krizlerden oluştu.
Araştırmada, haber başlığı ekranda iki saniye boyunca gösterildi. Ardından katılımcılara, insanların hayatta kalıp kalmadığını belirten ölü veya sağ şeklindeki sonuç bilgileri gösterildi. Araştırmacılar, katılımcıların bilgilere verdiği tepkileri saniye saniye kaydetti. Süreçte katılımcıların gerçekliğe olan inancını korumak için haberlerin yarısının ölüm, yarısının hayatta kalma ile sonuçlandığı bilgisi verildi. Böylece belirsizlik duygusu dengelenerek, haberlerin duyarsızlaşmaya yol açması azaltılıyor ve beynin her iki duruma verdiği tepkiler eşit verilerle karşılaştırılıyor.
İnsan hayatına verilen tepkiyi kıyaslamak için deneyde finansal bir kontrol aşaması kullanıldı. Katılımcılara bir çekiliş kapsamında para ödülü kazanma şansı verildi ve ödülün bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakıldı. Toplam 100 farklı finansal senaryoda, katılımcıların sahip oldukları kredileri kaybetme veya koruma durumlarına verdikleri tepkiler ölçüldü. Yöntem, beynin maddi kayıpları ve insan kayıplarını aynı şekilde mi yoksa farklı mı değerlendirdiğini gösterdi.
Mağdur sayısı arttıkça beyin aktivitesi azalıyor
Araştırma, beynin finansal riskler ile insan hayatı risklerini farklı biçimlerde işlediğini gösteriyor. Finansal risklerde, kaybedilecek para miktarı arttıkça beynin görsel işlemleme ve değer biçme bölgelerindeki aktivite doğrusal bir şekilde artıyor. İnsan hayatı söz konusu olduğunda tehlike altındaki insan sayısı arttıkça beyindeki aktivite seviyesi genel bir düşüş gösteriyor. Bu durum, beynin sayısal olarak büyüyen felaketlere karşı bir çeşit duyarsızlaşma yaşadığına işaret ediyor.
Sonuçlar, ölümlere verilen tepkilerin coğrafi konuma göre de farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların beyni, kendi ülkelerindeki insanların ölüm haberlerine, hayatta kalma haberlerine kıyasla daha güçlü tepki veriyor. Yurt dışındaki ölümlerde empati ile ilişkili beyin bölgeleri olan anterior insula ve dmPFC, ölüm ile hayatta kalma arasında belirgin bir ayrım yapmıyor. Araştırma beynin kendi toplumundan olmayan kişilerin krizlerine karşı biyolojik bir taraflılık sergilediğini gösteriyor.
Yurt dışındaki krizlerde beyin aktiviteleri ters-U şeklinde bir örüntü izliyor. Tek bir yabancının hayatı risk altındayken beynin verdiği tepki düşük kalıyor. Mağdur sayısı orta seviyelere ulaştığında beyin aktivitesi bir miktar artıyor, mağdur sayısı büyük rakamlara ulaştığında tepki tekrar düşüyor.
Araştırmacılar, empati kapasitesinin neden azaldığını biyolojik ve psikolojik nedenlerle açıklıyor. Bu durum, beynin sınırlı zihinsel canlandırma kapasitesi, duygusal koruma mekanizmaları ve sosyal yakınlık algısıyla ilişkilendiriliyor. Mağdur sayısı arttıkça duygusal empati yerini soyut istatistiksel düşünceye bırakıyor ve beyin, krizler karşısında kendisini aşırı duygusal yüklenmeden korumak için tepkilerini bastırıyor. Dil, kültür ve coğrafya gibi etkenler ise grup içi yakınlık duygusunu şekillendirerek beynin uzak coğrafyadaki acıları işlemesini zorlaştırıyor. Kurban sayısı kitlesel boyutlara ulaştıkça beyin aktivitesi düşüyor ve empati kaybı yaşanıyor.
Araştırma, küresel krizlere karşı toplumsal duyarlılığı artırmak isteyen politika yapıcılar ve yardım kuruluşları için veriler sunuyor. Özellikle uzak ülkelerdeki bireysel hikayelere odaklanmanın veya yerel bağlar kurmanın, beynin empati sistemlerini daha aktif hale getirebileceği düşünülüyor.

