Saatler zamanı ölçüyor, bellek geçmişi yeniden kuruyor, fizik ise görelilik diyor. Peki, zaman evrende akan bir gerçeklik mi, yoksa değişimi anlamlandırma biçimimiz mi?
Bir zamanlar çocukları aile, okul ve mahalle büyütürdü. Artık çocukların merakını, korkusunu, arzusunu ve dikkat süresini algoritmalar şekillendiriyor. Türkiye ve dünyada yaş sınırı tartışılırken, yeni neslin tanıdığı dünya ile bizimki giderek birbirinden kopuyor.
İnsan aklı, dünyayı bütünüyle kavrayamasa da karanlıkta kalanların izlerini sürmekten vazgeçmez; her eşikte yeni bir görme biçimi, yeni bir ölçüm dili, yeni bir soru arar ve sınırı yeniden tanımlar.
Fizik, matematik gibi temel bilimlerde bilgi üretimi dünyada yavaşlıyor. Türkiye’de tablo daha kırılgan. Kuramsal bilgi üretimine bugün ayrılmayan kaynak, yarın yerli endüstrilere lisans ve fikri mülkiyet faturası olarak çıkıyor.
Bizler, ekseri abur cubur dolu bir süpermarkette, pek de işlek olmayan bir köşedeki tadım standı gibiyiz. Ezkaza yolu düşenlere, “Bakın, bu tatlar da var,” diyoruz, “zihninizi besleyecek, yeni ufuklar açacak tatlar…”
Yeni bir araştırma, yapay zeka sistemlerinin kendilerine verilen hedeflere ulaşmak için yasal düzenlemelerdeki boşlukları kendi başlarına keşfedip kullanabildiğini ortaya koydu.
Selçuk Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği yapay zeka destekli otonom su altı aracı, 22 ülkenin katıldığı uluslararası yarışmada dünya şampiyonu oldu ve inovasyon ödülü kazandı.
Hacettepe Üniversitesinden araştırmacılar, Eczacılıkta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (EUS) soruları üzerinden yapay zeka modellerinin performansını, güven düzeylerini ve okunabilirliklerini ölçtü.