Bir kurtla köpeği, bir gezegenle asteroidi, canlıyla cansızı ayırıyoruz. Peki bu ‘sınırlar’ doğanın içinde zaten var mı, yoksa dünyayı anlayabilmek için çizgileri biz mi çekiyoruz?
Bilime güvenen bir insanın komplo teorilerine inanması tuhaf görünebilir. Bir tarafta kanıt, deney, hakem değerlendirmesi ve tekrara dayanan süreç varken diğer tarafsa genellikle “herkes yanılıyor, gerçeği yalnızca ben görüyorum” iddiasından ibaret.
Bilim dünyayı ölçüyor, modelliyor ve açıklıyor. Peki ölçmeye başlamadan önce neyi “dünya” olarak kabul ediyoruz? Husserl’in fenomenolojisi, bilimin unuttuğu bu ilk karşılaşmaya geri dönmeyi öneriyor.
Antik filozoflar boşluğun mümkün olup olmadığını tartıştı; modern fizik vakumun mutlak hiçlik olmadığını gösterdi. Peki hiçbir şeyin olmadığı bir yer gerçekten mümkün mü?
Locke zihnin tabula rasa olduğunu söylemişti. Yeni araştırmalarsa yenidoğanların beyninde doğumdan önce şekillenmeye başlayan görsel yollar olduğunu söylüyor. Peki gerçek hangisi?
Sosyal medya “sen de yapabilirsin” vaadiyle herkesi sahneye çağırdı. Sahne büyüdükçe seyirci belirsizleşti. Söz performansa, görünürlük yorgunluğa dönüştü. Bugün insanlar daha çok görünmenin değil; daha az göz, daha çok bağlam ve kontrollü aidiyetin peşinde.
Astronomi, insanlık tarihinin belki de en eski merakı. Astronomlar artık kralların falına bakmıyor. Bugün gökbilim, mühendislikten büyük veri işlemeye uzanan bilimsel ekosistemiyle ülkelerin geleceğini şekillendiriyor.
Kuantum artık yalnızca fizikçilerin konusu değil. Güvenliğin, sanayi politikasının ve teknolojik egemenliğin yeni cephesi. Dünya bu alanda hızla mevzi kazanırken, Türkiye’nin de kendi “Kuantum Vatanını” kuracak ve koruyacak stratejik aklı üretmesi gerekiyor.
Şehirlerde yaşayan hayvanlar, dünyanın farklı bölgelerinde olmalarına rağmen benzer ve daha cesur davranışlar sergiliyor. Daniel T. Blumstein, Peter Mikula ve Piotr Tryjanowski, hayvanların bu davranışlarının arkasındaki faktörleri ve bunun doğaya etkilerini The Conversation’da bir makaleyle kaleme aldı.
Yeni bir araştırma, yapay zeka modellerinin, yüz görünümlerinden hareketle insanların yetkinliği, güvenilirliği ve suç işlemeye yatkın olup olmadığı hakkında önyargılı değerlendirmelerde bulunabildiğini ortaya çıkardı.
Belçikalı araştırmacılar, doktorların hangi tedavinin meme kanseri hastalarına daha uygun olabileceğini ön görmeye yarayan yeni bir yapay zeka sistemi geliştirdi.
Florida Uluslararası Üniversitesi (FIU) araştırmacıları, akıllı saatlerin egzersiz sırasında harcanan kalori hesaplamasını yanlış ölçtüğünü ve vücuttaki yağ oranı arttıkça hata yapma olasılığının arttığını ortaya koydu.
2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı ile Türkiye, yapay zeka farkındalığını ve nitelikli insan kaynağını artırmayı, altyapıyı güçlendirmeyi ve kamu-özel sektörde yapay zeka kullanımını yaygınlaştırmayı hedefliyor.