MIT öncülüğündeki araştırma, hızlı radyo patlamalarını kullanarak evrendeki kayıp sıradan maddenin galaksilerin çevresine milyonlarca ışık yılı boyunca yayılan seyrek gaz bulutlarında bulunduğunu gösterdi.
İstanbul Atatürk Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği elektromanyetik rüzgar sensörü, hareketli parça kullanmadan yüksek hassasiyetle rüzgar hızını ölçebiliyor.
NASA verilerini inceleyen araştırmacılar, güçlü elektrik alanlarına sahip eğik Korus dalgalarının, uyduları tehdit eden yüksek enerjili elektronları atmosfere sürükleyebildiğini ortaya koydu.
Fizikçiler, uzay-zamanın ufuklarında bulunduğu düşünülen kuantum durumlarını sicim teorisi içinde sonsuza gitmeden tanımlayan matematiksel bir yöntem geliştirdi.
Avrupa ve Çin'deki iki bağımsız araştırma ekibi, yaklaşık 20 yıllık bir çalışmanın ardından, zamanı elektronlar yerine toryum-229 atomunun çekirdeğindeki proton ve nötronların enerji değişimleriyle ölçen ilk “işlevsel nükleer saatleri” geliştirdi.
Yaşlı karbon zengini yıldızların çevresinde oluşan silisyum karbür tozunun kimyasal yolu laboratuvarda yeniden kuruldu. Çalışma, hidrojenin yıldız tozu oluşumunda beklenenden daha aktif bir rol oynayabileceğini gösteriyor.
Levite edilmiş mikroskobik bir ferromıknatısın döndürülmeden jiroskop benzeri hareket sergilediğini gözlemleyerek James Clerk Maxwell’in 19. yüzyılda ortaya attığı öngörüyü ilk kez doğruladı.
Kaotik lazer ışığının belirli koşullarda kendi kendini organize ederek “pencil beam” adı verilen iğne inceliğinde tek bir ışına dönüşebildiğini keşfedildi.
Caltech'te doktor öğretim üyesi olarak araştırmalarını sürdüren fizikçi Furkan Öztürk, Dünya'da yaşamın başlangıcına dair önemli ipuçları sunan araştırmalarına yeni görev yerinde kurduğu laboratuvarında devam ediyor.
Tümörleri ve çevrelerindeki hücresel yapıyı tek hücre çözünürlüğünde incelemeyi sağlayan “spatialproteomics” adlı bir yazılım geliştirildi. Lenfoma türlerinin ayırt edilmesini sağlayan yöntem ile analiz süreçleri tek bir çatı altında toplanıyor ve dokular daha detaylı incelenebiliyor.
San Diego California Üniversitesi bünyesinde yürütülen yeni bir çalışmayla günlük yaşama entegre olabilen ve birden fazla biyokimyasal değeri parmak teri sayesinde ölçebilen biyokimyasal akıllı yüzük icat edildi.
Yeni çalışmada, deri altına yerleştirilen elektrik prizinin tıbbi cihazlara güç aktarımı yapabileceği ileri sürüldü. Ayrıca veri aktarımında da kullanılabilir.
Araştırmacılar sıvı dolu bir cam boruyu dondurarak yeni bir optik fiber türü geliştirdi. Işık ve ses dalgaları arasında etkileşim sağlayan teknoloji, standart cam fiberlere kıyasla daha güçlü bir yapı sunabilir.
Yeni bir çalışma yapay zeka sohbet robotlarının günlük kullanımının bireylerin ruh sağlığını kötüye sürüklediğini öne sürüyor. Çalışmaya göre sohbet robotları profesyonel yardım almayı ertelerken güvence ihtiyacından doğan teknoloji bağımlılığını da artırıyor.