Ana SayfaYaşamSağlıkParkinson hastalığına çözüm bulunmuş olabilir

Parkinson hastalığına çözüm bulunmuş olabilir

Araştırmacılar bağışıklık sisteminde bulunan 15-PGDH isimli enzimin çalışmasını durdurarak Parkinson kaynaklı hareket kayıplarını ve motor becerilerdeki gerilemeyi engelledi. Çalışma, Parkinson hastalığının belirtilerinin görülmesini sağlamak için kimyasal enjekte edilen fareler üzerinde yapıldı. 

Görevi vücuttaki PGE2 adı verilen ve dokuları iyileştiren yararlı molekülleri dengede tutmak olan 15-PGDH enzimi, Parkinson veya Alzheimer gibi bir hastalıkla ya da travmayla karşılaştığında kontrolden çıkıyor ve patolojik olarak yükseliyor. Bu yükselmeyle birlikte hücreleri koruyan, damarları rahatlatan o yararlı PGE2 moleküllerini aşırı derecede parçalayıp yok ediyor. Önceki çalışmalarda araştırmacılar, 15-PGDH enzimini durdurarak beyindeki iltihabın ve hücrelere zarar veren moleküllerin oluşumunun engellenebildiğini gördü. Bu yöntemle araştırmacılar, travmatik beyin hasarını, Alzheimer hastası farelerde sinir hücresi kayıplarını ve bilişsel bozuklukları önledi. Üstelik araştırmacıların Alzheimer hastalarının beyninde birikerek sinir hücrelerinin ölümüne yol açan zararlı protein yığınlarını yani amiloid plaklarının miktarını değiştirmeden bu çözümü getirmesi Alzheimer tedavisinde yeni bir dönemin gelişi olarak görülüyor. 

Her yıl 100 bin kişiden 108’inde görülüyor

Dünyada en sık rastlanan ikinci nörodejeneratif bozukluk konumundaki Parkinson, özellikle 65 yaş ve üzeri yetişkinlerde her yıl 100 bin kişide 108 ila 212 arasında görülüyor. Uzmanlar Levodopa gibi mevcut tedavilerin dopamin seviyelerini geri kazandırarak Parkinson hastalığının semptomlarını geçici olarak hafiflettiğini ancak uzun vadede hastalığın ilerlemesiyle birlikte halüsinasyonlar, sanrılar ve dürtü kontrol bozuklukları dahil olmak üzere nöropsikiyatrik yan etki riski nedeniyle kısıtlı fayda sağladığını belirtiyor. Parkinson hastalığının ilerlemesini durduracak başka hiçbir tedavi bulunmadığı için hastalığın ana sebeplerinin anlaşılmasını sağlamak araştırmacıların ana hedefi oldu.

Cleveland Üniversitesi Hastanesi Tıp Merkezi, Case Western Reserve Üniversitesi, Louis Stokes Cleveland Tıp Merkezi’nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmanın laboratuvar aşamasında insan Parkinson hastalığını taklit edecek kimyasal ve biyolojik toksinlerin (MPTP, LPS) enjekte edildiği 3 farklı fare modeli üzerinde deneme yapıldı. Süreçte araştırmacıların daha önceki çalışmalarda geliştirdikleri ve yüksek hedefleme yeteneğine sahip SW033291 kodlu inhibitör (baskılayıcı) kullanıldı. İnhibitörün yok denecek kadar az bir miktarda olması (1nM’den küçük değerde), bile hedef enzimi enzimi bloke edebileceği göz önünde bulunan bir özellik. 

İlaç tedavisi uygulanan farelerde Parkinsonun en belirgin işareti sayılan motor fonksiyon kayıpları tamamen engellendi. Tedavi, vücut hareketlerini kontrol eden beynin substantia nigra (vücut hareketlerini kontrolünü sağlıyor) bölgesindeki dopamin üreten sinir hücrelerinin yok olmasını durdurdu ve hayatta kalma oranlarını artırdı. Hücre ölümlerinin yanı sıra beyindeki dokuları tahrip eden reaktif oksijen türlerinin yarattığı hasar da moleküler düzeyde engellenebildi.

Genetik kontrollerle ilacın güvenilirliği test edildi

Araştırmacılar ilacın bilinmeyen başka bir yan etkisi olup olmadığından emin olmak için enzimi üreten genlerin kapatıldığı genetik yöntemle tekrar deneme yaptı. İlaç tedavisi genetik müdahaleyle bile aynı sonucu verdi. Böylece ilacın güvenilirliği kanıtlanmış oldu. Çalışma sonucunda tedavinin Parkinsonun asıl kaynağı olan beyindeki dopamin üreten sinir hücrelerinin azalmasını durdurduğu ve bu hücrelerin hayatta kalma oranını artırdığı kanıtlandı. Yapılan ileri düzey genetik analizler, enzimin baskılanması sayesinde beyinde hücresel hasara ve iltihaba yol açan tetikleyici genlerin işlevsiz hale getirildiğini ortaya kondu. Bu genlerin baskılanmasıyla birlikte Parkinsonda görülen iltihap hücrelerinin yıkıcı aktivitesi durdurulabildi.

15-PGDH enziminin hücre içindeki diğer molekülleri nasıl etkilediği henüz bilinmiyor. Çalışmanın bir sonraki adımı, bu enzimin alt mekanizmalarını ve hücre içi iletişim yollarını çözmek olacak. Ayrıca araştırmacılar, Parkinson hastalığında bu enzimin neden bu kadar yüksek olduğunu ve neyin tetikleyici olduğunu daha detaylı incelemeye odaklanacak. 

Kaynak: ScienceDirect

Son İçerikler