Ana SayfaNasılDünya’nın yarı uydusu Kamo'oalewa’dan ilk görüntü

Dünya’nın yarı uydusu Kamo’oalewa’dan ilk görüntü

2016’da keşfedilen Kamo’oalewa (resmi adıyla 469219 Kamoʻoalewa), Dünya’nın yörüngesinde dönen yaklaşık 40-100 metre çapındaki küçük bir asteroit. Dünya’ya olan karmaşık yörünge hareketi nedeniyle gezegenimizin “yarı uydusu” olarak kabul ediliyor. Cisim, Güneş’in etrafından gezegenimizle birlikte döndüğünden yarı-uydu sınıflandırmasına giriyor. Aslında Dünya’ya kütleçekimsel olarak bağlı olmayan Kamo’oalewa, zamanla Dünya’dan uzaklaşacak. Yeni bir proje kapsamında Çin, bu cisme Tianwen-2 adını taşıyan aracını iniş yapmak amacıyla fırlattı. Tianwen-2, yarı uydunun ilk yakın plan fotoğrafını çekerek dünyaya gönderdi.  

Space.com‘un haberine göre, Çin Ulusal Uzay İdaresi’ne (CNSA) ait Tianwen-2, 28 Mayıs 2025’te Çin’in güneyindeki Xichang Uydu Fırlatma Merkezi’nden fırlatıldı. Uzay aracının, asteroitten örnekler alması ve önümüzdeki yıl Dünya’ya ulaştırması bekleniyor. Ancak bulanık fotoğraf ve yayınlanma zamanlaması, bu işin ilk başta düşünüldüğünden daha zorlu olabileceğine işaret ediyor. 

CNSA, Tianwen-2 misyonunun parametreleri ve zaman çizelgesi hakkında çok az bilgi paylaşıyor. Devlet destekli haber ajansı Xinhua’ya göre CNSA, 6 Temmuz Pazartesi günü Tianwen-2’nin yaklaşık 400 gün süren ve 1 milyon kilometreden fazla bir mesafe kateden yolculuğunun ardından Kamo’oalewa’nın yörüngesinde döndüğünü doğruladı. Ajans ayrıca, uzay aracının asteroit yörüngesine ilk olarak tahmin edildiği gibi 7 Haziran’da girdiğini açıkladı.

Yarı-uydudan yaklaşık 20 km uzaklıkta çekilen ilk net Kamo’oalewa fotoğrafı da paylaşıldı. South China Morning Post’un haberine göre, bulanık görüntü uzay kayasının yaklaşık 40 metre genişliğinde olduğunu gösteriyor (asteroidin 100 metreye kadar genişlikte olabileceği öne sürülüyordu). 

“Moloz yığını” asteroit

İlk veriler, Kamo’oalewa’nın bir “moloz yığını” (rubble-pile) ve kararsız bir yüzeye sahip olduğunu gösteriyor. Rubble-pile, astronomide tek parça (monolit) bir kaya olmayan, yer çekimi etkisiyle bir araya gelmiş çok sayıda enkaz veya kaya parçasından oluşan gök cisimlerine deniyor. Şimdiye kadar araştırmacılar asteroidin bileşiminden emin değildi ve uzay aracının “çapa ve matkap” tekniğini kullanarak türünün ilk örneği bir iniş denemesi yapmasına izin verecek katı, kayalık bir yüzeye sahip olmasını umuyorlardı. (Artık bu yöntemin kullanılması pek olası görünmüyor.)

Asteroidin küçük boyutu, kırılgan yapısı ve hızlı dönüşü, denenmiş ve onaylanmış diğer tekniklerle bile aracın asteroit yüzeyinden örnek toplamasını zorlaştıracak. Yeni görüntü aynı zamanda cisimde aracın güvenli bir şekilde inebileceği çok az düz alan bulunduğuna dair ipuçları veriyor.

Tahminlere göre, Tianwen-2 aracının 4 Temmuz’da asteroide inerek örnek toplamaya başlaması hedefleniyordu. Ancak henüz örnek toplamaya başladığına ilişkin bir bilgi yok ve sadece bir görüntü elde edildi. Çinli bilim insanlarının örnekleri nasıl toplayacaklarını bulmakta zorlandıklarına dair şüpheler artıyor.

CNSA yetkilileri, uzay aracının “asteroidin morfolojisi, malzeme bileşimi ve iç yapısı hakkında veri toplamak ve sonraki örnek toplama operasyonlarının temelini atmak için kademeli olarak daha ayrıntılı bilimsel keşifler yürüteceğini” belirtti.

Tianwen-2 bazı örnekleri başarıyla almayı başarırsa, araç bunları Kasım 2027’de Dünya’nın yakınından geçişi sırasında bir kapsül içinde serbest bırakacak ve kapsül yaklaşık 43 bin 500 km/s (27.000 mil/s) hızla atmosfere yeniden girecek. 2020’de Ryugu asteroitinden örnek getiren Japonya ve 2023’te Bennu uzay kayasından malzeme toplayan ABD’nin ardından Çin, asteroit örneklerini başarıyla toplayıp Dünya’ya geri getiren üçüncü ülke olabilir. 

Araştırmacılar, geri getirilen örneklerin erken Güneş Sistemi’nin sırlarını çözmeye yardımcı olacağını ve organik moleküller ile su gibi temel bileşiklerin Dünya’da nasıl ortaya çıktığına ışık tutabileceğini umuyor. Ayrıca, şu anda Güneş’in etrafında gezegenimizle birlikte dönen bilinen diğer yedi yarı-uydu hakkında da bilgi sağlayabilir. 

Kamo’oalewa’nın kökeni sorgulanıyor

Bazı uzmanlar, Kamo’oalewa’nın, eski bir meteor çarpması sonucu uydumuz Ay’dan kopan bir parça olabileceğini ileri sürüyor. Asteroidin hangi kraterden gelmiş olabileceğini tam olarak belirlemeye çalışan uzmanlar da var. Asteroitin kökenine ilişkin sorular henüz cevaplanabilmiş değil ve dünyaya getirilecek her örnek yardımcı olacaktır. 

Gelecek yıl Dünya’ya yapacağı yakın yaklaşımdan sonra Tianwen-2, 2035 yılında hem kuyruklu yıldızların hem de asteroitlerin özelliklerini sergileyen Mars’ın ötesindeki tuhaf bir nesne olan 311P/PanSTARRS’ı incelemek üzere ikincil görevine başlamak için Güneş Sistemi’nin daha derinlerine doğru fırlatılacak.

Kaynak: 2N News, CNSA, Space com, Live Science

Son İçerikler