Ana SayfaYaşamSağlıkUzun süre oturmak kanserden ölüm riskini artırıyor

Uzun süre oturmak kanserden ölüm riskini artırıyor

İngiltere’de 91 binden fazla sağlıklı yetişkinin ortalama 12 yıl boyunca takip edildiği yeni bir araştırma, gün içinde uzun süre kesintisiz oturmanın kanserden ölüm riskini artırdığını ortaya koydu. Katılımcıların hareket düzeyi bileğe takılan ivmeölçer sensörlerle objektif olarak ölçüldü. Hastane kayıtları üzerinden yapılan değerlendirmede, gün içinde kesintisiz oturulan her fazladan 1 saatin kanserden ölüm riskini yüzde 9 artırdığı, ayrıca genel kanser görülme sıklığı ile obezite ve Tip 2 diyabetle ilişkili kanser risklerini de yükselttiği belirlendi.

Çalışma, Birleşik Krallık’ta 2006 ila 2010 yılları arasında 37-73 yaşlarındaki gönüllülerin katıldığı UK Biobank veri tabanına dayanıyor. Kanser geçmişi olmayan 91 bin 292 sağlıklı birey sürece dahil edildi ve bu kişilerin sağlık durumları ortalama 12,38 yıl boyunca takip edildi. Katılımcılara suya dayanıklı bileğe takılan bir hareket sensörü verildi ve 7 gün boyunca sürekli takmaları istendi. Cihazdan elde edilen veriler özel bir algoritma ile analiz edildi. Sistem insanların hareketlerini 10 saniyelik çok kısa zaman dilimlerine bölerek eylemleri hareketsiz davranış, hafif fiziksel aktivite, orta şiddetli fiziksel aktivite, şiddetli fiziksel aktivite olarak 4 ana kategoriye ayırdı. 

Araştırmacılar, insanlara yöneltilen “Ne kadar hareket ettiniz?” sorusuna verdikleri cevabın şiddetine göre sınıflandırma yapılabileceğini fakat sensör cihazıyla yapılan egzersiz sırasındaki duraklamaları, yürümeleri, anlık koşmaları saniye saniye algılayarak yoğunluğunu tespit ettiği için daha kesin sonuçlar verdiğini düşünüyor.

İstatistiksel olarak güvenilir sonuçlar elde etmek için vaka sayısı 50’den az olan nadir kanser türleri çalışmadan çıkarıldı. Her iki cinste de görülen yemek borusu, böbrek, mide, karaciğer, pankreas, kalın bağırsak (kolorektal), mesane, ağız, akciğer, melanom (cilt kanseri), tiroid, multipl miyelom, beyin, safra kesesi, lösemi ve lenfoma kanserleri incelemeye alındı. Ayrıca erkeklerde görülen testis ve prostat kanseri ile kadınlarda yaygın olan meme, rahim, rahim ağzı (serviks) ve yumurtalık kanseri de çalışmaya dahil edildi. Araştırmacılar; kanser ile hareketsizlik arasındaki ilişkiyi incelerken yaş, beslenme, sigara kullanımı gibi diğer risk faktörlerini eşdeğişken (covariate) olarak hesaba kattı.

Takip süreci 12 yıl sürdü

Ortalama 12 yıl süren takip sürecinden sonra hastalıkların takibi için araştırmacılar bireylere “Kanser oldunuz mu?” diye sormak yerine, katılımcıların da onayıyla doğrudan hastane kayıtlarına erişim sağlayarak nesnel veriler elde etti. İngiltere, İskoçya ve Galler’deki 2022 yılı sonlarına kadar uzanan ölüm ve hastane yatış verileri incelendi. Teşhislerin kesin ve hatasız olması için tıp dünyasında uluslararası bir standart olan ICD-10 (Uluslararası Hastalık Sınıflandırması) kodları kullanıldı ve her bir kanser türü (örneğin akciğer kanseri için C34 kodu) resmi hastane kayıtlarından birebir eşleştirildi.

Araştırmacılar katılımcıları oturdukları süreye göre en azdan en çoğa doğru dört gruba ayırdı. Bu gruplandırmada Q1 en az oturanları, Q4 ise en fazla oturanları temsil ediyor. Sonuçların güvenilir olması için; yaş, cinsiyet, etnik köken, eğitim, gelir düzeyi, sigara-alkol kullanımı ve diyet (şeker, et, balık tüketimi) gibi tüm dış faktörler eşdeğişken (covariate) olarak hesaplandı ve sonuçlar bu etkenlerden arındırıldı. Sürekli ve uzun oturanların (Q4) genelde daha yaşlı, sosyoekonomik olarak daha dezavantajlı ve beslenmeleri daha sağlıksız olan kişiler olduğu ortaya çıktı. Bu kişilerin haftalık olarak çok daha fazla kırmızı et ve işlenmiş et tükettiği saptandı. Tam aksine, oturma süresini gün içinde sık sık kısa hareketlerle bölen kişilerin (interrupted SB) çok daha sağlıklı beslendiği, daha az kırmızı et yiyip daha fazla meyve-sebze tükettikleri görüldü. 

Gün içinde kesintisiz, uzun süreli oturulan her ekstra 1 saatin, kanserden ölüm riskini yüzde 9 oranında artırdığı tespit edildi. Aynı zamanda genel kanser vakalarını ve obeziteyle/Tip 2 Diyabetle ilişkili kanser risklerini de belirgin şekilde yükselttiği anlaşıldı. Özellikle meme, akciğer ve ağız kanseri gibi belirli türlerde bu artış görüldü. 

Araştırmacılar; uzun süre oturmanın yarattığı bu kanser riskinin, kişinin kilolu (obez) olup olmamasından bağımsız olduğunu saptadı. Yani zayıf bir birey de olsa, saatlerce hareketsiz kalmak kanser riskini artırabilir. 

Oturma süresini kısa süreli hareketlerle bölenlerde ise tam tersi bir tablo ortaya çıktı. Gün içindeki hareketli araların her 1 saatlik artışı, kanserden ölüm riskini yüzde 18 oranında düşürüyor. Aynı şekilde obezite ve diyabet kaynaklı kanser risklerini de yüzde 9-10 oranında azaltıyor. Araştırma, bu faydanın özellikle oturmayı bölmeye düşük hareket seviyelerinde ilk başlandığında en yüksek seviyede olduğunu, sonrasında ise dengelendiğini gösteriyor.  

Kaynak: PloS Medicine 

Son İçerikler