Ana SayfaYorumEditördenDevlet Zekası: Yapay zeka geleceğine ne kadar hazırız?

Devlet Zekası: Yapay zeka geleceğine ne kadar hazırız?

Haziran ayı yapay zeka için yoğun geçti. Türkiye yeni Yapay Zeka Eylem Planı’nı açıklarken, İngiltere 2030 yapay zeka senaryoları raporunu yayımladı. Yapay zeka çağında hedef koymak kadar, farklı senaryolara hazır devletler kazanacak.

Nüfus artışı, enerji ihtiyacı, savaş ihtimali, ekonomik krizler, iklim değişikliği ya da Trump… Bunların hiçbiri kesin olarak öngörülemiyor. Buna rağmen bir devletin gücü, geleceği tahmin etmekten ziyade mümkün olan her olasılığa hazır olmasıyla ölçülüyor.

Yapay zeka da artık bu mümkün listesinin en başında geliyor.

Yapay zeka teknolojisinin nasıl gelişeceği konusunda henüz bir uzlaşma yok. Kimileri verimlilikte çağ açıp-kapayan bir sıçrama bekliyor. Kimileri iş gücü piyasasında büyük dönüşümler öngörüyor. Bazıları daha “relax”, yapay zekanın beklenenden daha yavaş ilerleyeceğine inanıyor.

İngiltere Hükümeti’nin 15 Haziran 2026’da yayımladığı “2030 Yapay Zeka Senaryoları” (AI Scenarios 2030) raporu, bu belirsizliği kabul ederek hazırlanmış. Rapor, 2030’a kadar uzanan beş farklı gelecek senaryosu kuruyor. Birinde açık kaynak modeller küresel ölçekte yaygınlaşıyor. Başka bir senaryoda verimlilik hızla artıyor ve iş gücü dönüşüyor. Daha sert bir senaryoda yapay zeka sistemleri pek çok bilişsel görevi insanlardan daha iyi yapmaya başlıyor ve işsizlik yaratıyor.[1]

Rapor taraf tutmuyor, hangi senaryonun gerçekleşeceğini ilan etmiyor zira tek bir gelecek varmış gibi davranmak da ciddi bir hataya dönüşebilir.

OECD’nin 2026 tarihli “2030’a Doğru Olası Yapay Zeka Yörüngeleri” (Exploring Possible AI Trajectories Through 2030) çalışması da benzer bir uyarıda bulunuyor. Yapay zekanın hızını, ekonomik etkisini, iş gücü üzerindeki sonuçlarını ya da uluslararası dengeleri bugünden kesin olarak kestirmek mümkün görünmüyor. Bu nedenle devletlere tek bir senaryo yerine farklı ihtimallere göre hazırlık yapması öneriliyor.[2]

20. yüzyılda güçlü devlet denildiğinde akla sanayi üretimi, enerji güvenliği ve askeri kapasite gelirdi. 21. yüzyılda bunlara veri altyapısı, hesaplama gücü, bulut sistemleri ve yapay zeka yetkinliği de eklendi.

2026 tarihli “Stratejik Devlet Kapasitesi Olarak Yapay Zeka” (AI as Strategic State Capacity) çalışması, yapay zekayı öngörü, risk yönetişimi ve altyapı üzerinden bir devlet kapasitesi başlığı olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, yapay zeka hazırlığını teknoloji politikasının yanında kamu yönetimi ve stratejik planlama alanına da taşıyor.[3]

Oxford Insights’ın “Devletlerin Yapay Zekaya Hazırlık Endeksi” (Government AI Readiness Index) raporu, ülkelerin yapay zekaya hazırlığını teknoloji yatırımlarıyla açıklamakla yetinmiyor. Veri yönetişimi, kamu kurumlarının dijital kapasitesi, insan kaynağı ve uzun vadeli planlama da hazırlığın temel unsurları arasında sayılıyor.[4]

IADB’nin 2026 tarihli “Yapay Zekaya Hazır mıyız? Ölçümden Politika Yönetişimine” (Are We Ready for AI? From Measurement to Policy Governance) raporunda yapay zekaya hazırlık; ölçüm, veri yönetişimi, kamu kapasitesi ve politika uygulama becerisiyle birlikte ele alınıyor. Hazır devlet, hedef koyduğu kadar, bu hedefleri uygulayabilecek kurumlara sahip devlet anlamına geliyor.[5]

Stanford Üniversitesi’nin “2026 Yapay Zeka Endeksi” (AI Index 2026) raporu da bu değişimin başka bir boyutunu gösteriyor. En büyük yapay zeka modelleri, en yüksek yatırımlar ve en büyük hesaplama kapasitesi, sınırlı sayıda ülke ve şirketin elinde toplanıyor.[6]

Yani teknoloji tarihinde yeni bir güç yoğunlaşması başlıyor.

Yapay zekayı kullanan ülkeler olacak.

Bir de yapay zekanın standartlarını belirleyen, altyapısını kuran ve gelişim yönünü etkileyen ülkeler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 Haziran’da açıkladığı Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı bu açıdan önemli bir başlangıç. Veri merkezlerinden insan kaynağına, kamu uygulamalarından dijital becerilere kadar uzanan hedefler, ülkenin bu dönüşüm sürecine hazırlık iradesini gösteriyor.[7]

Elbette geleceğin hangi senaryoyla geleceğini bugünden kimse bilmiyor.

Açık modellerin hakim olduğu bir dünya da mümkün.

Çok güçlü birkaç şirketin küresel ölçekte belirleyici olduğu bir yapı da.

Bilimsel atılımların hızlandığı iyimser bir dönem de yaşanabilir.

Daha sert ekonomik ve toplumsal dönüşümler de.

Yapay zeka çağında geç kalmanın faturası teknoloji ithalatıyla sınırlı kalmayacak. İş gücü şoku, veri bağımlılığı, kamu kapasitesi açığı ve stratejik edilgenlik olarak geri dönecek.

Türkiye’nin hedef koyması, eylem planı çıkarması çok önemli.

Şimdi bu hedefleri farklı gelecek senaryolarına göre sınama ve güncelleme zamanı. 

Kaynaklar:

1. https://www.gov.uk/government/publications/ai-scenarios-2030-helping-policymakers-plan-for-the-future-of-ai/ai-scenarios-2030-helping-policymakers-plan-for-the-future-of-ai

2.https://www.oecd.org/en/publications/exploring-possible-ai-trajectories-through-2030_cb41117a-en.html

3.https://futureuae.com/media/ForesightRiskGovernanceandInfrastructureinNationalAIInitiatives_d7b04216-2e89-4f52-ae05-86af3f898d34.pdf

4. https://oxfordinsights.com/ai-readiness/government-ai-readiness-index-2025/

5.https://publications.iadb.org/publications/english/document/Are-We-Ready-for-AI-From-Measurement-to-Policy-Governance.pdf

6. https://hai.stanford.edu/ai-index/2026-ai-index-report/policy-and-governance

7.https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yapay-zeka-eylem-planini-acikladi

Son İçerikler