İspanya’daki Doñana Biyoloji İstasyonu öncülüğünde yürütülen araştırma, Jan Brueghel’in Hava (Air) adlı tablosunda ağzında küçük bir ötücü kuş taşıyan yarasanın, büyük akşamcı yarasayı (Nyctalus lasiopterus) temsil ediyor olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılara göre eser, bu yarasanın göçmen kuşları avladığına dair bilimsel bir kanıt değil; ancak davranışın 400 yıldan uzun süre önce gözlemlenmiş veya biliniyor olabileceğine işaret ediyor.
Avrupa’nın en büyük yarasa türü olan büyük akşamcı yarasa, yalnızca böceklerle beslenmiyor. Türün dışkısında kızılgerdan ve mavi baştankara gibi ötücü kuşlara ait tüylerin bulunması, kuşların da yarasanın beslenmesinde yer aldığını gösterdi. 2001’de yayımlanan çalışmalar, kuş kalıntılarının özellikle ötücü kuşların göç dönemlerinde arttığını ortaya koydu. Daha sonra DNA analizleriyle yarasaların besin kalıntılarında 30’dan fazla kuş türü belirlendi. Bunların neredeyse tamamı geceleri uçarak Sahra Altı Afrika ile Avrupa arasında göç eden küçük kuşlardı.
Ancak dışkıda bulunan tüyler, yarasanın kuşları nasıl ele geçirdiğini doğrudan göstermiyordu. Kuşları canlı olarak mı avladığı, yerde bulduğu kalıntıları mı yediği veya avın tam olarak nerede gerçekleştiği uzun süre kesinleştirilemedi.
Av, 2025’te havada görüntülendi
2025’te yarasalara takılan çok hafif üç boyutlu takip cihazları, ses kayıtları, hareket ve yükseklik ölçümleriyle soru yanıtlandı. Araştırmacılar büyük akşamcı yarasaların yüksek irtifada göç eden ötücü kuşlara dalış yaptığını ve avlarını havada yakaladığını belirledi.
Araştırmacılar başlangıçta yarasa davranışını incelemiyordu. Sanat eserlerinde resmedilen kuş ve memeli türlerini kayda geçirmek amacıyla yürüttükleri sistematik tarama sırasında Brueghel’in 1611’de tamamladığı Hava tablosunu incelediler.
Fransa’daki Lyon Güzel Sanatlar Müzesinde bulunan eser, hava elementini simgeliyor. Tabloda yaklaşık 40’ı Avrupa’ya özgü, en az 14’ü egzotik olmak üzere 60’tan fazla tanınabilir kuş türü bulunuyor. Brueghel ayrıca uçabilen tek memeli grubu olan yarasalara da yer veriyor.
Tablonun sağ üst köşesindeki yarasa ise diğerlerinden ayrılıyor. Hayvan, uçarken ağzında küçük bir ötücü kuş taşıyor. Kısa ve yuvarlak kulakları, uzun ve dar kanatları, kahverengi-kızıl kürkü ve güçlü baş yapısı, figürün Nyctalus cinsine ait bir akşamcı yarasa olduğunu gösteriyor.
Yarasanın kuşa göre büyüklüğü ve resmedilen av davranışı, bunun özellikle büyük akşamcı yarasa olma ihtimalini güçlendiriyor. Ancak araştırmacılar, figürün yakın akrabası olan bayağı akşamcı yarasayı temsil etme olasılığını tamamen dışlamıyor.
Brueghel bunu nasıl biliyordu?
Büyük akşamcı yarasaların kuş avı geceleri ve yüksek irtifada gerçekleşiyor. Bu nedenle Brueghel’in olayı doğrudan izlemiş olması düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte sanatçı, tabloyu yapmadan önce büyük akşamcı yarasanın yaşadığı İtalya’da bulunmuştu. Araştırmacılara göre Brueghel, kuş taşıyan bir yarasayı görmüş, yarasalarla ilişkilendirilen kuş tüylerine rastlamış veya bu konuda anlatılan yerel gözlemleri dinlemiş olabilir.
Araştırmacılara göre müze ve galeri koleksiyonlarının yüksek çözünürlükte dijitalleştirilmesi, sanat eserlerini ekoloji araştırmaları için yeni bir veri kaynağına dönüştürebilir. Eski tablolar, çizimler ve edebi metinler; türlerin geçmişteki dağılımı, davranışları ve insanlar tarafından nasıl gözlemlendikleri hakkında modern ölçüm araçlarının ulaşamayacağı bilgiler taşıyor olabilir.

