İngiltere’deki UK Biobank verilerini kullanan araştırmacılar, koroid pleksusun (choroid plexus, (CP) yapısal özellikleri ile demans riski arasındaki ilişkiyi inceledi. 2014-2023 yılları arasında toplanan verilerin kullanıldığı çalışmada 45 bin 306 katılımcının MR görüntüleri ve sağlık kayıtları yaklaşık 4 yıl boyunca analiz edildi.Yaş ortalaması 64 olan ve 3.0T multiparametrik beyin MRG taramasına giren katılımcılar üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde başlangıçtaki CP parametrelerinin gelecekteki demans riskini öngördüğü ortaya konuldu.
Araştırmada CP yapısındaki değişimlerin demans riskini arttırdığı belirlendi. Söz konusu yapısal değişimlerin demans riskinin yanı sıra sayısal bellek, akışkan zeka ve yürütücü işlevler gibi bilişsel alanlarda da hızlı bir gerileme ile ilişkili olduğu tespit edildi.
Bu çalışma, genel popülasyonda koroid pleksus değişimlerini ve demans riskini bu kadar büyük bir ölçekte (45 binden fazla kişi) ve uzun süreli takip ederek inceleyen ilk araştırma olma özelliğini taşıyor.
Koroid pleksus bozulmaları bilişsel yetenekleri zayıflatıyor
Koroid pleksus, beyin omurilik sıvısı (BOS) üreterek çalışması için uygun sıvı ortamı oluştururken bir yandan da beyin ve omuriliği koruyan bir bariyer görevi görüyor. Aynı zamanda CP, beyin hücrelerine besin ulaştırılmasında ve beyinde bulunan toksik metabolitlerin temizlenmesinde rol alıyor. Bu bölgedeki yapısal değişimler beynin öğrenme ve hafıza ile doğrudan ilişkili bölümlerinde sinir ve hücresel doku kayıplarına yol açarak demans riskini etkiliyor.
Araştırmanın detaylarına göre CP hacmindeki her bir standart sapmalık artış tüm nedenlere bağlı demans riskini yüzde 67 oranında artırıyor. Ayrıca CP hacmindeki büyüme Alzheimer riskini iki katına çıkarabiliyor. Araştırmacılar, CP yapısının MR görüntülerine göre, sinyal yoğunluğunun azalması ile hastalık riskinin artışı arasında da doğrudan bir ilişki olduğunu belirtiyor. CP yapısındaki yoğunluk azaldıkça doku kalitesi düşüyor ve demans riski artıyor.
Beynin temizlik sistemi olan CP’deki bu bozulmaların temelinde ise beyin atık temizleme mekanizması olan glimfatik sistemdeki aksamalar yatıyor. Koroid pleksus işlevini tam olarak yerine getiremediğinde Alzheimer’ın temel nedeni olarak görülen amiloid-β gibi proteinler beyinden yeterince uzaklaştırılamıyor. Bu durum sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan sinapsların kaybına ve beyin dokusunun küçülmesine yol açıyor.
Çalışmanın önemli detaylarından biri de CP bozulmalarının beyindeki hafıza merkezi hipokampus başta olmak üzere duygusal kontrolü sağlayan amigdala gibi bölgelerdeki erimeye sebep olması. Yapısal bozulmalar bu bölgelerdeki doku kaybını tetikliyor. Araştırmada elde edilen verilere göre demans riskindeki artışın yaklaşık yüzde 43’ü hipokampüs bölgesindeki doku kaybından kaynaklanıyor.
Araştırmacılar bu bulguların demansın henüz klinik belirti vermediği erken evrelerde tespit edilebilmesi için koroid pleksusun önemli bir görüntüleme biyobelirteci olabileceğini vurguluyor. Çalışma, özellikle yüksek riskli bireylerin önceden belirlenmesi ve hastalığın ilerlemesini durduracak erken müdahale stratejilerinin geliştirilmesine katkıda bulunabilir.
Kaynak: Nature

