28 Mayıs’ta Science dergisinde yayınlanan bulgular, Antarktika’nın sismik açıdan tahmin edilenden daha aktif olduğunu gösterdi. Yapay zeka ile yapılan çalışma, Doğu Antarktika Buz Tabakası’nın altında daha önce bilinmeyen yüzlerce depremi açığa çıkardı. Üstelik bunlardan bazıları oldukça beklenmedik bir yerde; bir tektonik levha sınırından çok uzakta, levhanın tam ortasında bulunuyor.
Yeni çalışmada bilim insanları, son yirmi yılda 49 sismik istasyondan toplanan verileri (2001-2004 ve 2012-2015 yılları arasındaki iki büyük veri seti) yeniden analiz etmek için makine öğrenimini kullandı.
Veriler; Doğu ve Batı Antarktika’yı birbirine bağlayan ve yaklaşık bin 100 kilometre (700 mil) boyunca uzanan David Buzulu’nun yaklaşık 100 ila 150 kilometre (60 ila 90 mil) altında, daha önce fark edilmemiş 500’den fazla deprem olduğunu ortaya koydu. Bu büyük çıkış buzulu, Doğu Antarktika Buz Tabakası’nın yaklaşık yüzde 4’ünü okyanusa boşaltıyor ve buz kütlesi son birkaç bin yıldır giderek inceliyor.
Ezber bozan konum: Levha sınırlarının çok uzağında
Yer yüzeyinin 80 kilometre (50 mil) derininden daha aşağıda meydana gelen depremlere orta derinlikteki depremler denir. Bu deprem türü genellikle yalnızca tektonik levha sınırlarında, özellikle bir tektonik levhanın diğerinin altına daldığı dalma-batma zonlarında görülür. Ancak çalışma, bu depremlerin aktif levha sınırlarından çok uzakta, tektonik levhanın tam ortasında meydana geldiğini gösterdi.
Makalenin baş yazarı, Alabama Üniversitesinden jeolog Long Ho, Live Science’a gönderdiği bir e-postada “Depremler, Doğu Antarktika’nın altındaki soğuk, sert kabuk ve üst mantonun, Batı Antarktika’nın altındaki daha sıcak, daha yumuşak kayaçla karşılaştığı yerde meydana geliyor ve bu zıtlık tektonik güçte ani bir değişime yol açıyor.” ifadesini kullandı.
Tespit edilen depremlerin büyüklükleri 1,6 ile 3,5 arasında değişiyor. Ho’nun açıklamasına göre, üst mantonun sıcak ve hafif (yüzebilen) malzemesi aşağıdan David Buzulu’nun sınırlarının ötesine uzanarak yakındaki kabuğun kenarlarını yukarı doğru itiyor ve büküyor; bu yoğunlaşan stres de zeminin sarsılmasına neden oluyor.
Levha tektoniği yeniden mi değerlendirilecek?
Ho, levha sınırlarından bu kadar uzakta ve bu derinliklerde bu kadar çok deprem bulmanın şaşırtıcı olduğunu ancak küçük büyüklükleri nedeniyle fark edilmeyen benzer depremlerin dünyanın diğer coğrafi bölgelerinde de meydana geliyor olabileceğini belirtti. Yapay zeka, geçmiş sismik verileri yeniden analiz ederek bu gizli depremlerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Sonuçlar ayrıca Antarktika’nın sanılandan çok daha dinamik olduğunu gösteriyor. Yeni makalede yer almayan, Penn State’ten glasiyolog (buzul bilimci) Richard Alley, “Antarktika’nın uzun süre boyunca depremlerden büyük ölçüde yoksun olduğu düşünülüyordu. Şimdi ise depremlerin aslında eksik olmadığını, asıl eksik olan şeyin depremleri dinleyecek araçlar olduğunu biliyoruz.” dedi.
Alley, bu makaledeki verilerin 2001 ile 2004 yılları arasında toplandığını ve verileri analiz etmek için modern teknikler geliştirildikçe ancak şimdi yeni sonuçlar verebildiğini ekledi.
Araştırmacılar, tespit edilen depremlerin buz tabakalarını veya Antarktika ekosistemini tehdit edecek kadar güçlü olmadığını ifade etti. Sonraki aşamada araştırmacılar, Antarktika Buz Tabakası’nın ağırlığının depremlerin konumuna nasıl katkıda bulunabileceğini ve buz levhasındaki değişikliklerin altta yatan sismik aktiviteyi nasıl etkileyebileceğini araştırmayı hedefliyor.
Alley ise sismik aktivitenin bu bölgedeki dağlar boyunca yayılmak yerine neden özellikle David Buzulu’nda yoğunlaştığının hala kafa karıştırıcı olduğunu belirterek, cevabın buz levhasının büyüme ve küçülme şeklindeki yakın geçmişiyle veya buz levhasının aşınmasının daha uzun vadeli geçmişiyle bağlantılı olabileceğini belirtti.
Kaynak: Science

