Bilim kurgu eserlerinde, insanlığın uzaylılarla ilk teması genellikle devasa savaş gemileriyle ya da dünyayı kurtarmaya gelen yüksek evrimleşmiş varlıklarla betimleniyor ancak Columbia Üniversitesinden astronom David Kipping’in geliştirdiği Eschatian Hipotezi, bu klişelere meydan okuyarak, ilk karşılaşmamızın aşırı gürültülü ve tipik olmayan sinyallerle gerçekleşebileceğini öne sürüyor.
Kipping’in görüşüne göre, uzaylı teknolojilerine dair ilk belirgin izlerin büyük ihtimalle çöküş aşamasına gelmiş bir uygarlıktan alınan sinyaller olacağı düşünülüyor.
Kipping, gürültülü sinyali, astronomik gözlemlerle kolayca fark edilebilecek kadar güçlü ve olağan dışı bir sinyal olarak tanımlıyor. Bu sinyaller, büyük ve dikkat çekici özelliklere sahip olduğu için kolayca tespit edilebiliyor.
Uzaylı uygarlıkların, normalde sessiz ve fark edilmesi zor olan sinyaller yerine, son derece güçlü, dikkat çekici ve anormal sinyaller göndereceği düşünülüyor. Kipping, bu gürültülü sinyallerin, bir uygarlığın çöküş aşamasına gelmiş olduğunun ve son aşamalarda olduğunu gösteren bir işaret olabileceğini savunuyor. Yani, gürültülü olmak, sadece yüksek sesle bir şey yaymak değil, çok belirgin ve olağan dışı bir şekilde algılanabilir olmak anlamına geliyor.
Gürültülü sinyallerin, aslında bir uygarlığın teknolojisinin ya da toplumunun çöküş aşamasına geldiğini gösterebileceği düşünülüyor. Bu sinyallerin, uygarlığın yok oluşu ya da sonu ile ilişkilendirilebileceği öne sürülüyor. Bu nedenle, Kipping’in hipotezi, ilk karşılaşacağımız uzaylı uygarlığın, son derece dikkat çekici, olağan dışı ve gürültülü sinyaller gönderecek bir uygarlık olacağına işaret ediyor.
Eschatian ne demek?
Eschatian kelimesi, eskato-loji kelimesinden türetildi. Eskatoloji, ölüm, kıyamet, insanlığın sonu ve dünyanın sonuyla ilgili dini ve felsefi öğretileri inceleyen bir bilim dalı olarak tanımlanıyor. Yunan kökenli eschatos, “son” veya “nihai” anlamına geliyor.
Kipping, bu terimi, evrende karşılaşacağımız ilk teknolojik uygarlığın muhtemelen çöküş veya yok oluş aşamasında olan “son” bir uygarlık olacağı düşüncesini vurgulamak için seçti.
Yani, Eschatian Hipotezi, bir uygarlığın son aşamaları, çöküşü ve sonrasındaki süreçlere odaklanıyor. Kipping’in bakış açısına göre, ilk karşılaştığımız uzaylı uygarlık, son aşamasındaki bir uygarlık olacak ve bu uygarlığın yaptığı sinyaller, onların çöküşüyle alakalı olacağı belirtiliyor.
Kipping’in hipotezi ve ilk temas
Kipping, gürültülü sinyalleri, astronomi dünyasında gördüğümüz önceki keşiflere benzetiyor. Örneğin, ilk exoplanet (öte gezegen) keşifleri, 1990’larda pulsar adı verilen çok düzenli ışık yayabilen yıldızların etrafında dönen gezegenlerde yapılmıştı.
Pulsarlar, çok düzenli ve güçlü ışık yaydıkları için çevrelerinde dönen gezegenler kolayca tespit edilebiliyordu ancak zamanla anlaşıldı ki, bu gezegenler aslında tipik değildi; pulsarların güçlü sinyalleri nedeniyle fark edilebilmişlerdi.
Kipping, bu düşünceyi süpernova örneğiyle de açığa çıkarıyor. Süpernova, bir yıldızın patlaması sırasında çok büyük bir enerji yaymasıyla meydana geliyor. Bu patlamalar, evrenin son aşamalarını simgeliyor. Süpernova, çok güçlü ve gözlemlenmesi kolay bir olay olduğu için astronomlar tarafından kolayca fark edilebiliyor.
Kipping, uzaylı uygarlıklarının da tıpkı süpernovalar gibi, çok güçlü ve dikkat çekici sinyaller göndererek gözlemlenebileceğini savunuyor. Bu sinyaller, aslında bir uygarlığın çöküş aşamasına geldiğini ve bu sürecin bir sonucu olarak görülebileceğini düşünüyor.
Kaynak: arXiv

