Avrupa, tarihinin en ölümcül ve geniş çaplı sıcak hava dalgalarından biriyle mücadele ediyor. Fransa, İspanya, İtalya ve İngiltere gibi ülkelerde termometreler 40°C’nin üzerine çıkarken, meteoroloji uzmanları söz konusu durumu, iklim krizinin tetiklediği bir “ısı kubbesi” (heat dome) olarak tanımlıyor. “Isı kubbesi” (heat dome) olarak adlandırılan yüksek basınç sistemi, sıcak havayı kıtanın üzerine hapsettiği için rekor seviyede sıcaklıklar görülüyor.
Atmosferin üst katmanlarından oluşan büyük ve yüksek basınç alanı oluşturan ısı kubbesi, sıcaklıkların etkili olduğu alanda birikmesine neden oluyor. Biriken ve hapsolan havanın giderek daha sıcak hale gelmesi de rekor sıcaklıklara kapı aralıyor. Ayrıca sera gazı etkisi ve iklim değişikliğinin de bu sıcaklıkların arkasındaki temel faktör olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre sera gazı emisyonundan kaynaklanan küresel ısınma dolayısıyla ısı kubbelerinin başlangıç noktaları geçmişe kıyasla daha yüksek derecelerden oluşuyor.
Öte yandan, Türkiye ve Orta Doğu’da sıcaklıklar her yaz düzenli olarak 40-45°C’leri görürken, Avrupa’da yüzlerce insanın neden daha düşük sıcaklıklarda hayatını kaybettiği merak ediliyor. Mimari yapıdan nüfus dinamiklerine, hatta nem oranına kadar çeşitli faktörler etkili oluyor.
Klimadan termal strese
Yüksek sıcaklıklar nedeniyle Avrupa’da insanların sağlık sorunu yaşamasındaki en büyük faktörlerden biri olarak klima sistemlerinin azlığı ve binaların yalıtımı ön plana çıkıyor. Avrupa’da genel olarak soğuk bir kıta olduğu için evlerin, okulların ve hastanelerin çok büyük bir kısmı, kışın ısıyı içeride tutmak üzere tasarlandı. Avrupa’daki evlerin yaklaşık yüzde 20’sinde klima bulunuyor.
Avrupa’yı vuran bu dalga sadece kuru sıcak getirmedi; beraberinde çok yüksek bir nem oranını da taşıdı. Havada nem yüksek olduğunda, insan vücudu terleyerek kendini soğutamaz. Buna tıp literatüründe “termal stres” deniyor. Türkiye’deki kuru sıcak yüksek derecelerde bile gölgede tolere edilebilirken, Avrupa’daki nemli sıcaklık kalp üzerindeki yükü artırıyor. Nitekim Paris’te sadece bir günde 25 kalp durması vakası kayda geçti.
Bir diğer faktör de Avrupa’nın dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip kıtası olması. Yaşlandıkça vücudun ısıyı düzenleme ve susuzluğu algılama yeteneği azalır. Yalnız yaşayan, kronik rahatsızlığa sahip yaşlı nüfus, bu ani sıcaklık şoklarına karşı savunmasız kalıyor.
İnsan vücudu çevre koşullarına uyum sağlama (aklimatizasyon) yeteneğine sahip. Türkiye ve Orta Doğu’da yaşayan insanların metabolizması, damar sistemleri ve ter bezleri nesillerdir yüksek sıcaklıklara göre optimize olmuşken, İngiltere veya Belçika’da yaşayan bir insanın vücudu, aniden bastıran 40 derecelik bir sıcaklığa hazırlıksız yakalanabilir ve organ yetmezliği riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Avrupa neden dünyanın en hızlı ısınan kıtası?
Avrupa’nın dünyanın en hızlı ısınan kıtası olmasının başlıca nedenlerinden biri, kıtanın kuzey kesimlerinin Arktik bölgesine kadar uzanması. Arktik, Dünya üzerinde en hızlı ısınan bölge. Bunun nedeni ise bir pozitif geri besleme döngüsü; artan sıcaklıklar kar ve buzun erimesine yol açar. Ortaya çıkan daha koyu renkli kara ve deniz yüzeyleri, Güneş’ten gelen enerjiyi beyaz kar ve buzdan çok daha fazla emer. Bu, sıcaklıkların daha da yükselmesine neden olur ve döngü kendi kendini güçlendirerek devam eder.
Bununla birlikte, Avrupa beklenenden daha hızlı ısınmıyor, ısınmanın bilim insanlarının tahmin ettiği seviyelerde olduğu açıklanıyor.

Ayrıca, hava kirliliğini azaltmaya yönelik çevre politikaları da beklenmedik bir etki yarattı. Atmosferdeki küçük kirletici parçacıklar insan sağlığı açısından zararlı olsa da, aynı zamanda Güneş ışınlarının bir kısmını uzaya geri yansıtarak doğal bir serinletici etki oluşturuyordu. Bu parçacıkların azalmasıyla birlikte Dünya yüzeyine ulaşan güneş enerjisi arttı ve bu da ısınmayı hızlandırdı.
Avrupa’da sessiz yıkım
Fransa’da 23 Haziran’da 29,9 ile 1947’den bu yana kaydedilen en sıcak gün rekoru kırıldı. İngiltere’de 24 Haziran en sıcak haziran günü olarak kayıtlara geçti, Belçika’da dün 33 dereceyi aşan rekor sıcaklıklar kaydedildi. İspanya’da ise bazı şehirlerde sıcaklıklar 43-44 dereceyi bulurken 1950’lerden bu yana en yüksek ortalama sıcaklıklar görüldü.
Bilim insanları sıcak dalgalarını “sessiz yıkım” olarak adlandırıyor. Yangın veya fırtına gibi anında bir enkaz bırakmasalar da, altyapısı hazır olmayan toplumlarda gizli bir felakete dönüşüyor.
Başta Fransa olmak üzere İspanya, İngiltere ve Belçika’da rekor seviyelere ulaşan sıcaklıklar eğitimden ulaşıma, sağlıktan altyapı hizmetlerine kadar hayatı olumsuz etkilerken çok sayıda kişinin sıcaklığa bağlı olaylarda yaşamını yitirmesine yol açtı.
İspanya Sağlık Bakanlığı 21-24 Haziran tarihlerinde 212 kişinin rekor seviyelere ulaşan sıcaklıklar nedeniyle öldüğünü açıkladı. Fransa’da ise 18 Haziran’dan bu yana serinlemek için suya giren 40’ı aşkın kişi hayatını kaybederken yaklaşık 20 kişi de sıcaklıkla bağlantılı nedenlerle yaşamını yitirdi. İngiltere’de 15, Almanya’da 6 kişi boğuldu.
Kaynak: AA, BBC, Reuters, AlJazeera

