Earth and Planetary Science Letters dergisinde yayınlanan araştırmada, Sahra Çölü’nde bulunan NWA 12774 adlı nadir bir angrit göktaşının içindeki mineraller laboratuvarda yüksek basınç testlerine tabi tutuldu. Bu testler sonucunda, günümüzden yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin erken evrelerinde kozmik bir çarpışma sonucu yok olan Ay veya Mars büyüklüğündeki gizemli bir protoplanete ait ilk kesin kanıtlar ortaya çıkarıldı.
Güneş Sistemi’ndeki en eski volkanik kayaçlar arasında yer alan angritlerden, Dünya’daki 80 binin üzerinde göktaşı arasında sadece 68 adet bulunuyor. Bu yapıyı şaşırtıcı kılan en büyük unsur, Dünya ve Mars gibi karasal gezegenlerin ana bileşeni olan silikon dioksit oranının neredeyse hiç olmaması. Bu kimyasal farklılık nedeniyle, araştırmacılar uzun yıllar boyunca angritlerin sadece 200 kilometre yarıçapından küçük, önemsiz asteroitlerden koptuğunu düşünüyordu.
NWA 12774 göktaşı üzerinde yapılan inceleme bu teoriyi tamamen yıktı. Taşın içindeki minerallerin oluşması için gereken 17,5 kilobarlık basınç, Dünya’nın en derin noktası olan Mariana Çukuru’nun tabanındaki ezici basıncın (yaklaşık 1 kilobar) tam 17,5 katı. Bu basınç seviyesi küçük bir asteroit yerçekimiyle elde edilemez. Yapılan matematiksel modellemeler, bu kayaçların oluştuğu ana gövdenin en az bin kilometre yarıçapında olması gerektiğini gösterdi.
Neredeyse Mars boyutlarında
Göktaşının içindeki kristaller incelendiğinde, derinlerdeki devasa basınçla oluşmalarına rağmen keskin kenarlarını ve hassas kimyasal desenlerini korudukları görüldü. Bu kristaller gezegenin çok derinlerinde kalsaydı, zamanla bu detaylar silinecekti. Bu durum, kristallerin devasa gövdenin yüzeyine nispeten yakın bölgelerinde oluştuğunu gösteriyor.
Yüzeye yakın bir yerde bu kadar yüksek bir basıncın bulunması, gezegenin tahmin edilenden çok daha büyük bir kütleye sahip olduğunu kanıtlıyor. Araştırmacılara göre bu kayıp gezegenin yarıçapı bin 800 kilometreyi aşarak Dünya’nın uydusu Ay boyutlarına ulaşıyor, hatta 3 bin 300 kilometre yarıçaplı Mars’ın büyüklüğüne yaklaşıyor.
Gezegen oluşumunun erken evresinde meydana gelen devasa bir çarpışma protoplaneti tamamen parçaladı. Gezegenin enkaz halindeki parçalarının bir kısmı uzay boşluğuna savrulurken bir kısmının da Dünya dahil olmak üzere Güneş Sistemi’ndeki karasal yapısı bulunan gezegenlerin yapı taşlarına karıştığı tahmin ediliyor.
Colorado Boulder Üniversitesinin bültenine göre Aaron Bell, tam olarak incelenmemiş çok sayıda meteorit olduğunu belirterek, “Muhtemelen varlığından bile haberdar olmadığımız daha birçok protoplanet vardı. Bu keşif, Güneş Sistemi’nin erken tarihinde gezegen oluşumu için tamamen farklı ve bağımsız bir yol olduğunu gösteriyor” dedi.

