Ankete dayalı araştırmaya göre, akademik araştırma kariyeri planlayan genç bilim insanlarının üçte biri 2025 baharında fikrini değiştirdi. Yükseköğrenimde kalmayı veya ABD’de çalışmayı bekleyenlerin sayısı azaldı; doktora yapmanın doğru bir karar olduğunu düşünenlerin oranı da düştü.
ABD’de Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu (NBER) tarafından çalışma raporu olarak yayımlanan anket, bilim finansmanına ve ülkedeki uluslararası öğrencilerin varlığına yönelik hükümet politikalarının sıkılaştığı bir dönemde gerçekleştirildi. Hükümetin bu alanlardaki girişimleri, en azından ilk aşamada mahkemeler tarafından engellendi.
Yeni çalışma, yüksek profilli kampanyanın ve nihai bir hukuki çözümün bulunmamasının, genç bilim insanları arasında ABD’deki kariyer beklentilerine dair belirsizliği körüklediğini gösteriyor. Araştırma, ABD’nin bilimsel keşif, yenilik ve ekonomik büyümedeki liderliğini yönlendiren hükümet-üniversite ortaklığının bozulmasına ilişkin endişeleri de artırıyor.
Akademik planlar değişti
Mart 2025’te yapılan anket, daha önce akademik kariyeri “muhtemel” veya “çok muhtemel” bulan katılımcıların üçte birinin artık böyle düşünmediğini gösterdi.
Benzer şekilde, daha önce ABD’de kalıp çalışmayı bekleyenlerin yaklaşık dörtte biri artık bunu muhtemel görmüyor. Doktora yapma kararlarından memnun olup olmadıkları sorulduğunda ise, altı ay önceye kıyasla memnun veya kararsız olduğunu söyleyenlerin oranında yüzde 17’lik bir düşüş yaşandı.
Anket, bir tesadüf sonucu ortaya çıktı. Harvard Business School’dan Raffaella Sadun ile MIT ve Avustralya’daki Monash Üniversitesinden meslektaşlarından oluşan bir ekip, biyomedikal laboratuvar yönetim uygulamaları üzerine geniş kapsamlı bir çalışma yürütürken, Trump yönetiminin devlet destekli bilime ve yükseköğretime yönelik sıkılaştırma politikaları başladı.
Sadun, kıdemli doktora sonrası araştırmacılarla röportajlar yaparlarken büyük bir politika değişikliğinin ortasında olduklarını fark ettiklerini belirtti. Değişimin röportajlara sızdığını, araştırma finansmanı ortamındaki belirsizliğin ve politika değişikliklerinin araştırmacıların kendi kararlarını nasıl etkilediğini anlatırken kaygılarının hissedildiğini aktardı.
Sadun ve meslektaşları, ABD genelinde 2 bin 466 biyomedikal araştırma laboratuvarından oluşan bir örneklem oluşturmuşlardı. Yönetimle üniversiteler arasındaki gerginlik arttıkça, yıkımın boyutunu gerçek zamanlı olarak analiz edebilecek bir konumda olduklarını fark ettiler.
Bunun üzerine, daha büyük yönetim çalışmasına katılan 13 binden fazla doktora öğrencisi ve doktora sonrası araştırmacıya, altı sorudan oluşan basit bir anket gönderdiler: “Akademide kalma olasılığınız nedir?”, “ABD’de kalma olasılığınız nedir?” ve “Bilimde doktora yapmış olmaktan ne kadar memnunsunuz?”
Her soru iki kez soruldu: biri “şu an için”, diğeri “altı ay önce için.”
Sadun, geniş bir laboratuvar ve kişi ağına erişimleri olduğunu, bu belirsiz ortamın bilim insanlarının kariyer kararlarını nasıl etkilediğini olabildiğince ölçmeye çalıştıklarını belirtti.
Anketin sınırları test edildi
Araştırmacılar, katılımcılara altı ay önce soruya nasıl cevap vereceklerinin sorulmasının, geçmişi o zamanki algılarından daha olumlu hatırlama eğilimi olan “hatırlama yanlılığına” (recall bias) karşı savunmasız olabileceğini kabul etti.
Öte yandan, orijinal yönetim çalışması buna karşı bir kontrol imkanı sundu; zira katılımcıların yaklaşık dörtte biri, doktora memnuniyeti sorusunu 2024 sonundan önce, yani yeni yönetimin Ocak 2025’te başlamasından önce zaten yanıtlamıştı. Bu geçmiş yanıtlarla sonradan hatırlanan yanıtların karşılaştırılması, çalışmaya göre hatırlama yanlılığına dair bir belirti göstermedi.
Yönetim araştırmasına, 134 kurumdaki 770 laboratuvardan 916 bilim insanı yanıt verdi.
Yanıtlara göre, altı ay önce katılımcıların yüzde 66’sı akademide kalmayı muhtemel görürken, bu oran Mart 2025’te 22 puan düşerek yüzde 44’e geriledi.
Benzer şekilde, katılımcıların yüzde 93’ü altı ay önce ABD’de kalmayı muhtemel veya çok muhtemel bulduğunu belirtirken, bu rakam Mart 2025’te yüzde 72’ye düştü. Doktora yapma kararlarından altı ay önce kararsız veya memnun olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 92 iken, bu rakam Mart 2025’te yüzde 76’ya geriledi.
Sadun, genç bilim insanlarının değişen niyetlerinin sonuçlarının ABD bilimi ve daha geniş anlamda ülke ekonomisi açısından önemli olabileceğini söyledi.
Bununla birlikte, zaten başka ülkelere taşınmış birkaç bilim insanı tanıdığını belirtse de, genel olarak insanların her zaman belirttikleri niyetleri takip etmediğini de kabul etti. Bunun gelecekteki araştırmalarda incelenebilecek bir konu olduğunu ekledi.
Sadun, bunun araştırma açısından iyi olmadığını ve üniversitelerde yürütülen Ar-Ge faaliyetlerinin büyümenin itici gücü olması açısından sorunlu olduğunu vurguladı.
Kaynak: The Harvard Gazette, NBER

