Çek arkeologlar, Orta Bohemya bölgesindeki Chleby yerleşiminde, güneşin ve ayın hareketlerine göre konumlandırılmış olduğu düşünülen dairesel bir tören alanı ortaya çıkardı. Yaklaşık 6.500 yıllık olduğu tahmin edilen yapı, İngiltere’deki ünlü Stonehenge anıtından yaklaşık bin yıl daha eski.
Chleby’de bulunan yapı, çapı yaklaşık 230 metreyi bulan ve 2,5 metre derinliğinde bir hendekten oluşuyor. 18 Ağustos’ta yayınlanan açıklamada, hendeğin çevresinde farklı noktalara yerleştirilmiş, alanın merkezine uzanan 12 girişin tespit edildiğini duyurdu.
Arkeologlara göre çevrenin duvarlarını muhtemelen ahşap direkler oluşturuyordu. Hendekte bulunan hayvan kemikleri ise girişlerin boğa kafatasları ve boynuzlarıyla süslenmiş olabileceğine işaret ediyor.
Charles Üniversitesinden araştırmaya katılan arkeolog Jan Turek, boğa kültünün ilk tarım topluluklarının dini yaşamında önemli bir yer tuttuğunu ve bu geleneğin Avrupa prehistoryasının birçok bölgesinde görüldüğünü belirtti. Neolitik kültürlerde boğaların güç ve bereketin sembolü olarak kabul edildiği düşünülüyor.
Astronomik bir tasarım
Yapının biçimi ve yönlendirilişi, bu döneme ait bir Taş Devri alanı için oldukça sıra dışı. Araştırma ekibine liderlik eden Batı Bohemya Üniversitesi’nden arkeoloji profesörü Petr Krištuf, bölgede bu döneme ait dairesel çevrelerin daha önce hiç görülmediğini vurgulayarak alanın bu yönüyle bile istisnai olduğunu söyledi. Krištuf, girişlerin konumlarını detaylı incelediklerinde düzenlemenin rastgele olmadığını, geometrinin güneş ve ay döngülerinin en önemli anlarının gözlemlenmesine imkan tanıyan bir sistem oluşturduğunu fark ettiklerini aktardı.
Buna göre 12 giriş, ayın 18,6 yıllık döngüsü boyunca ufukta ulaştığı en uç noktaların, yaz gündönümündeki gün doğumunun ve kış gündönümündeki gün batımının gözlemlenebileceği şekilde hizalanmış.
Krištuf, tarım toplulukları için yaz gündönümü ile gün doğumunun bir başlangıcı, kış gündönümü ile gün batımının ise bir sonu simgelediğini belirtti ve aynı ilkenin Stonehenge’in ana ekseninde de görüldüğünü, Chleby’deki yapının da benzer bir mantıkla tasarlanmış olabileceğini söyledi.
Tapınaktan yerleşime
Chleby’deki alanın ritüel işlevi zamanla değişmiş ya da tamamen kaybolmuş görünüyor. Daha önceki kazılarda, alanda Tunç Çağı’na ait Únětice kültürüne (MÖ yaklaşık 2300-1600) mensup 18 kişinin gömüldüğü mezarlar bulunmuştu. Ünlü Nebra Gök Diski’ni de üreten bu kültüre ait gömülerin varlığı, alanın bu dönemde de dini önemini bir ölçüde koruduğuna işaret ediyor.
Demir Çağı’na (MÖ yaklaşık 800-1) gelindiğinde alanın üzerine sıradan bir yerleşim kurulmuş. Krištuf, Demir Çağı’na gelindiğinde anıtın özgün anlamını kesin biçimde yitirmiş göründüğünü, hendeğin zamanla dolduğunu ve eski kutsal alanın yerine olağan bir yerleşimin kurulduğunu ifade etti.
Ekip, alandaki çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Hradec Králové Üniversitesinden arkeolog Jan Fišer, insanların eserlerin ve ölülerin kalıntılarının yanı sıra toprakta kimyasal izler de bıraktığını, bu izlerin bu istisnai alanın prehistoryanın farklı dönemlerinde nasıl kullanıldığını anlamalarına yardımcı olabileceğini söyledi. Bu doğrultuda ekip, alandaki toprak örneklerini analiz ederek burada yaşamış topluluklar hakkında daha fazla bilgi edinmeyi planlıyor.
Kaynak: Live Science, Západočeská (Batı Bohemya) Üniversitesi

