Araştırmaya göre, Yeni Zelanda’da yılda yaklaşık 120 erken doğum, ülkenin tarım endüstrisinden kaynaklanan ve içme suyuna karışan nitrat kirliliğine maruz kalınmasından kaynaklanıyor olabilir.
Nitrat, bir azot ve üç oksijen atomundan oluşan, doğada yaygın olarak bulunan ve bitkilerin büyümesi için hayati önem taşıyan kimyasal bir bileşik. En yoğun kullanım alanı tarım sektörü olup, toprak verimliliğini artırmak amacıyla üretilen yapay ve organik gübrelerin temel maddesini oluşturur; ayrıca gıda endüstrisinde (özellikle işlenmiş et ürünlerinde) koruyucu ve renk sabitleyici olarak, sanayide ise patlayıcı, cam ve bazı ilaçların üretiminde sıklıkla tercih edilir.
Nitrat, tarım arazilerinden sızan kimyasal gübreler ve hayvansal atıklar nedeniyle yer altı sularına fazla miktarda karıştığında, içme suyu yoluyla insan sağlığını ve çevre ekosistemini ciddi şekilde tehdit eden bir kirleticiye dönüşebilir.
Canterbury, Otago ve Massey üniversitelerinden araştırmacılar, 2008 ile 2021 yılları arasındaki 735 binden fazla doğum verisini inceledi. Bulgulara ilişkin düşüncelerini paylaşan araştırmacılar, tüm erken doğum kategorileri ile doğum öncesi nitrata maruz kalma arasında ilişki olduğunu ileri sürdü. Çalışmada nedensel bir ilişki olduğu varsayıldığında, nitrata maruz kalmanın yılda 120 erken doğuma yol açabileceği belirtiliyor. Gebeliğin 20 ila 37’nci haftası arasında gerçekleşen doğumlara erken doğum (preterm) deniyor.
Çalışmada, içme suyundaki nitrat kirliliği ile erken doğumlar arasında, Yeni Zelanda’nın içme suyundaki yasal nitrat sınırı olan litre başına 11,3 miligramın çok altındaki seviyelerde bile “anlamlı” bir ilişki tespit edildi. Nitrat konsantrasyonları arttıkça riskin de yükseldiği ve “daha ciddi sonuçlar için bu ilişkinin daha güçlü olduğu” belirtildi.
En düşük nitrat düzeyine (<0,04 mg/L) maruz kalanlara kıyasla, en yüksek düzeye (>0,66 mg/L) maruz kalanlarda; tüm erken doğum riski yüzde 8, aşırı erken doğum riski yüzde 17 artış gösterdi.
Nitrat kirliliği en çok gübre atıklarından kaynaklanıyor
İlgili konu, tarımın ekonomide merkezi bir rol oynadığı ve nitratın içme suyundaki en yaygın kirleticilerden biri olduğu Yeni Zelanda’da tartışılıyor.
Hükümet istatistiklerine göre, süt ürünleri sektörü Yeni Zelanda’nın en büyük ihracat geliri kaynağı konumunda ve Haziran 2026’ya kadar olan bir yıllık süreçte 28,6 milyar Yeni Zelanda doları (16,56 milyar ABD doları) rekor gelir getirmesi bekleniyor. Nitrat kirliliği ise büyük ölçüde gübre kullanımı ve hayvan gübresi atıklarının sulara karışmasından kaynaklanıyor.
Çevre örgütü Greenpeace, Fonterra gibi süt ürünleri şirketlerinin sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürdü. Kampanyacı Will Appelbe yaptığı açıklamada, “Nitrat kirliliğini kaynağında durdurmalıyız. Bu da yoğun süt hayvancılığı endüstrisinin denetlenmesi ve toprağa uygulanabilecek sentetik azotlu gübre miktarının sınırlandırılması anlamına geliyor.” ifadesini kullandı.
Fonterra, konuyla ilgili yorum talebini endüstri kuruluşu DairyNZ’ye yönlendirdi. DairyNZ ise halk sağlığı ve içme suyu standartlarıyla ilgili soruların, bilimsel kanıtları değerlendirmekle yükümlü olan sağlık ve denetleyici kurumların yetkisinde olduğunu ifade etti. Yeni Zelanda Birinci Derece Sektörler Bakanlığı ise yorum taleplerine henüz yanıt vermedi.
Bulguların aktarıldığı makale, eylül ayında hakemli Environmental Research dergisinde yayınlanacak.
Kaynak: Reuters, Environmental Research

