Ana SayfaNedenAstronomiKuyruklu yıldız 3I/ATLAS, 12 milyar yaşında olabilir 

Kuyruklu yıldız 3I/ATLAS, 12 milyar yaşında olabilir 

Nature dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre araştırmacılar, Güneş Sistemi’nde şimdiye kadar tespit edilen yalnızca üçüncü yıldızlararası cisim olan 3I/ATLAS’ın kimyasal yapısını değerlendirerek, cismin oluştuğu gezegen sistemindeki fiziksel ve kimyasal koşullar hakkında önemli ipuçları elde etti. Çapının yaklaşık 2,6 kilometre olduğu tahmin edilen kuyruklu yıldızın, Güneş Sistemi’ne giren bilinen en yaşlı cisim olabileceği belirtiliyor. Makalenin baş yazarı, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde görevli gezegen bilimci ve astrokimyacı Martin Cordiner, bu bulgunun oldukça dikkat çekici olduğunu söyledi.

Araştırmacılar, 3I/ATLAS’ın Dünya ve Güneş Sistemi’ndeki diğer cisimlerin yaklaşık 4,5 milyar yıl önce oluştuğu ortama kıyasla çok daha soğuk bir bölgede, yaklaşık eksi 243 santigrat derecede doğduğunu düşünüyor. Ayrıca, kendi gezegen sisteminden bir şekilde fırlatıldıktan sonra son derece uzun bir mesafe kat ettiği değerlendiriliyor.

James Webb Uzay Teleskobu’nu kullanarak kuyruklu yıldızdaki hidrojen ve karbon gibi elementlerin farklı izotoplarının oranları ölçüldü. Hidrojen izotopları, 3I/ATLAS’ın oluştuğu ortamın sıcaklığı ve maruz kaldığı radyasyon hakkında bilgi verirken, karbon izotopları da kuyruklu yıldızın ve ait olduğu gezegen sisteminin oluşmasına neden olan yıldızlararası gaz bulutunun bileşimine dair ipuçları sundu.

Kuyruklu yıldızdaki suyun, Güneş Sistemi’ndeki diğer kuyruklu yıldızlara göre yaklaşık 30 kat daha fazla döteryum (hidrojenin bir izotopu) içerdiği belirlendi. Karbon izotop oranlarının ise hem Güneş Sistemi cisimlerinden hem de yakın çevremizdeki genç yıldızların etrafındaki gezegen oluşum disklerinden farklı olduğu görüldü.

Makale yazarlarına göre, 3I/ATLAS, başka bir yıldızın çevresinde gerçekleşen gezegen oluşum sürecinden geriye kalmış bir parça olabilir. Martin Cordiner, “James Webb Uzay Teleskobu gözlemlerimiz, 3I/ATLAS’ın ait olduğu sistemdeki gezegen oluşum ortamının bizim Güneş Sistemi’mizden farklı olduğunu gösteriyor. Muhtemelen daha soğuktu, daha az metal içeriyordu ve morötesi ışınlar ile kozmik ışınlara çok daha fazla maruz kalıyordu.” dedi. 

Yaşamın elementlerine sahip 

Buna rağmen 3I/ATLAS; karbon, hidrojen, azot, oksijen ve kükürt içeren organik moleküller bakımından oldukça zengin çıktı. Cordiner, bunun “soğuk ve uzak bir kökene sahip olmasına rağmen, bildiğimiz anlamdaki yaşam için gerekli uçucu elementlerin bu uzak gezegen oluşum diskinde bol miktarda bulunduğunu gösterdiğini” ifade etti.

Karbon bileşimi, 3I/ATLAS’ın yaklaşık 12 milyar yıl önce, bulunduğu bölgede yıldız oluşumunun yoğun olduğu bir dönemde meydana geldiğine işaret ediyor. Evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama ile oluştuğu düşünüldüğünde, bu kuyruklu yıldız evrenin bugünkü yaşının yalnızca yaklaşık yüzde 13’ü kadar olduğu bir döneme tarihleniyor.

Araştırmacılar, 3I/ATLAS’ın büyük olasılıkla Samanyolu Galaksisi’nde oluştuğunu düşünüyor. Ancak yaşı nedeniyle başka bir galaksiden gelmiş olma ihtimalini tamamen dışlayamıyorlar.

Cordiner, “Galaksiler arası mesafelerin çok büyük olduğunu düşünüyordum. Ancak hızlı hareket eden bir yıldızlararası cismin en yakın komşu galaksilerimiz olan Macellan Bulutları’ndan buraya ulaşması yalnızca yaklaşık bir milyar yıl sürebilir.” şeklinde yorumladı. 

3I/ATLAS’ın kendi gezegen sisteminden, gezegenlerle yaşadığı kütleçekimsel etkileşimler sonucu fırlatılmış olabileceği düşünülüyor. Bir çarpışma olasılığı da değerlendirilen senaryolar arasında yer alıyor.

Daha önce Güneş Sistemi’nden geçen diğer iki yıldızlararası cisim, 2017’de keşfedilen 1I/’Oumuamua ve 2019’da keşfedilen 2I/Borisov adlı kuyruklu yıldızlardı.

3I/ATLAS şu anda Satürn’ün yörüngesine doğru ilerliyor. 2029 yılında Plüton’un yörüngesinin ötesine geçmesi ve yaklaşık 2035 yılında Güneş Sistemi’nin dış sınırını terk etmesi bekleniyor.

Kaynak: Reuters, Nature

Son İçerikler