Ana SayfaNedenArkeoloji125 milyon yıllık fosilde larva ve embriyo izleri

125 milyon yıllık fosilde larva ve embriyo izleri

İspanya Jeoloji ve Madencilik Enstitüsünden (CSIC) Dr. Graciela Delvene liderliğindeki uluslararası bir bilim ekibi, kabuklu deniz canlılarında annelik bakımına dair bilinen en eski kanıtı ortaya çıkardı. Keşif, bazı tatlı su türlerinin 125 milyon yılı aşkın bir süre önce yavrularını koruduğunu ve kuluçkaya yatırdığını gösteriyor. 

Scientific Reports dergisinde yayınlanan yeni araştırma, antik kabukların içinde korunmuş fosilleşmiş yumuşak dokular buldu. Dokular normalde hayvan öldükten kısa bir süre sonra çürüdüğü için, söz konusu bulgu olağanüstü bir keşif niteliği taşıyor. Bu dokuların arasında, solungaçların içinde korunmuş mikroskobik embriyolar ve larvalar da yer alıyordu.

Portsmouth Üniversitesinden konuk akademisyen ve fosil yumuşakçalar konusunda uzman Dr. Martin C. Munt, çalışmaya ilişkin şu ifadelerde bulundu:

“Bu, söz konusu kabuklu canlıların gelişmekte olan yavrularına baktıklarına ve onları koruduklarına dair bilinen en eski fosil kanıtı. Şimdiye kadar bu üreme stratejisi yalnızca yaşayan türlerden biliniyordu. Keşif, yalnızca antik tatlı su kabuklularının nasıl ürediğine dair nadir bir bakış açısı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu hayvanların milyonlarca yıl önce nehir ve göllerdeki yaşama nasıl başarıyla uyum sağladıklarını açıklamaya da yardımcı oluyor.”

Fosil kreşi gibi 

Çalışma, günümüz tatlı su inci midyeleriyle uzaktan akraba olan bir tatlı su çift kabuklusu (bivalve) türü Margaritifera valdensis‘teki olağanüstü derecede korunmuş bir üreme sistemini belgeliyor. Fosil, Birleşik Krallık’taki Wight Adası’nda yer alan ve Iguanodon gibi dinozorlar da dahil olmak üzere zengin Kretase dönemi fosilleriyle ünlü olan fosil yataklarında bulundu.

(Görsel kaynağı: Portsmouth Üniversitesi)

Fosil yalnızca kabuğu değil; kuluçka odaları, solungaç dokuları, mineralize destekler ve embriyonik ile larva gelişiminin farklı aşamaları dahil olmak üzere üreymeyle ilişkili hassas iç yapıları da koruyor.

Günümüz tatlı su midyeleri, omurgasızlar arasında en dikkat çekici üreme döngülerinden birini sergiler. Larvaları, yaşam döngülerini tamamlamak için gerekli bir aşama olarak, balıklarda geçici olarak asalaklık yap üzere salınmadan önce ilk olarak anne solungaçlarının içinde gelişir.

Fosil çift kabuklular konusunda uzman Dr. Aleksandra Skawina, “Bu yeni fosiller, bu karmaşık üreme stratejisinin Erken Kretase dönemine kadar zaten gelişmiş olduğunu kanıtlıyor.” dedi.

Araştırmacılar, en erken embriyo benzeri hücrelerden daha gelişmiş larvalara kadar gelişimin birkaç aşamasına dair kanıtlar buldu. Ayrıca bu antik kabukluların, gelişmekte olan yavrularına nasıl kalsiyum sağladıklarını gösteren ipuçları da keşfettiler. Solungaçların içinde korunan küçük mineral depolarının kalsiyum depoları olarak görev yaptığı ve tıpkı günümüz tatlı su midyelerinde olduğu gibi larvaların kabuklarını inşa etmelerine yardımcı olduğu görülüyor.

Çalışma, ilk olarak 19. yüzyılda ünlü İngiliz paleontolog Gideon Mantell tarafından tanımlanan ve “molluskite” olarak bilinen gizemli koyu renkli maddeye de yeni bir ışık tutuyor. İspanya Jeoloji ve Madencilik Enstitüsünden (CSIC) jeokimyacı Rafael P. Lozano, “Bu maddenin aslında mineraller tarafından olağanüstü bir şekilde korunmuş fosilleşmiş yumuşak dokulardan ve üreme yapılarından oluştuğunu bulduk.” dedi.

Günümüzde tatlı su midyeleri, yeryüzünde nesli en çok tehdit altındaki hayvan grupları arasında yer alıyor. 

Kaynak: Portsmouth Üniversitesi, Scientific Reports

Son İçerikler