Ana SayfaYaşamSağlıkPCOS ileri yaşlarda gebeliği mümkün kılabilir 

PCOS ileri yaşlarda gebeliği mümkün kılabilir 

Yeni araştırmalar, polikistik over sendromlu (PCOS) kadınların perimenopozu, PCOS olmayanlara göre çok daha geç yaşlarda yaşadıkları için “uzun süreli yumurtalık fonksiyonuna” sahip olabileceklerini, yani daha geç gebeliklere olanak sağlayabileceklerini öne sürüyor. Yumurtalıkların östrojen üretimini yavaş yavaş azalttığı, vücudun menopoza hazırlandığı geçiş dönemine perimenopoz adı veriliyor. 

Geçtiğimiz ay Obstetrics & Gynaecology dergisinde yayınlanan araştırma, PCOS’lu kadınların 46 yaşına kadar perimenopoz ve postmenopozal semptomlar yaşama oranının diğerlerine göre daha düşük olduğunu ortaya koydu. 1849 katılımcıyla yapılan çalışmaya göre bu yaşta perimenopoza ulaşanların oranı sadece yüzde 3’tü.

Makale yazarları, “PCOS’lu kadınlar daha sık düzenli adet döngüsüne sahip olduklarını ve vücut kitle indeksi, eğitim ve sigara içme durumu dikkate alındıktan sonra bile 46 yaşında menopoz semptomları riskinin daha düşük olduğunu bildirdiler” ifadesini kullandı.

Çalışmaya göre, PCOS’lu kadınlarda sıcak basmaları ve uyku bozuklukları daha az sıklıkta görülürken, diğer menopozla ilgili semptomlarda farklılık yoktu.

PCOS, kadınları etkileyen karmaşık bir endokrin ve metabolik bozukluk; belirtileri arasında anovülasyon (yumurtalıkların işlev bozukluğu), kısırlık, obezite, insülin direnci ve polikistik yumurtalıklar yer alıyor. 10 yetişkin kadından birinin bu durumdan etkilendiği düşünülüyor ve gebelik sırasında komplikasyonlar, kalp hastalığı, yaşam kalitesinde azalma ile ilişkilendiriliyor. Öte yandan, PCOS’lu kadınlar ayrıca sıklıkla şiddetli depresyon, anksiyete, obstrüktif uyku apnesi, vücut imajı sorunları ve psikoseksüel işlev bozukluğu yaşadıklarını söylüyor.

Finlandiya’daki Oulu Üniversitesinden araştırmacıların çalışmasına göre sonuçlar, PCOS’lu kadınların doğal östrojenlere daha uzun süre maruz kalmaları nedeniyle menopoz geçişinin geciktiğini ve bunun bu kadınlara sağlık yararları sağlayabileceğini iddia ediyor. 

“PCOS yanlış algılanıyor” iddiası

Oulu Üniversitesi ve Oulu Üniversitesi Hastanesi öncülüğünde yürütülen çalışma, polikistik over sendromu (PCOS) hakkındaki yaygın fikirlere karşı çıkıyor. Araştırmaya göre, sendromun isminde yer almasına rağmen PCOS, yumurtalık kistlerinin daha sık görülmesiyle ilişkili değil. 

PCOS, kadınlarda görülen en yaygın hormonal bozukluklardan biri olarak biliniyor ve adet düzensizlikleri ile hormonal ve metabolik değişimlerle ilişkilendiriliyor. Sendrom çoğu zaman yumurtalık kistleriyle bağlantılı düşünülse de çalışma doğru olmadığını öne sürüyor. 

Makale yazarları, “Çalışmada, PCOS’lu kadınlarda herhangi bir tür yumurtalık kistine, PCOS tanısı olmayan kadınlara kıyasla daha fazla rastlanmadı” ifadesi kullanıldı. 

JAMA Internal Medicine’da yayınlanan bu araştırma, Prof. Dr. Terhi Piltonen liderliğinde yürütülen Women’s Health Study (WENDY) verilerine dayanıyor. Çalışmaya Finlandiya’da yaşayan 33-37 yaş aralığındaki yaklaşık 2 bin kadın katıldı. Tüm katılımcılara jinekolojik ultrason incelemesi yapıldı ve PCOS tanısı uluslararası Rotterdam kriterlerine göre belirlendi. 

Araştırmacılar, yanlış anlamanın büyük ölçüde sendromun isminden kaynaklandığını düşünüyor. PCOS’ta ultrason incelemelerinde çok sayıda küçük folikül görülebiliyor ancak bunlar gerçek anlamda yumurtalık kisti değil. Ayrım önemli çünkü foliküller normal adet döngüsünün bir parçası olarak yumurtlamaya doğru gelişirken, kistler sıvı dolu büyük yapılar olabiliyor, ağrıya yol açabiliyor ve bazen cerrahi müdahale gerektirebiliyor.

Çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Dr. Terhi Piltonen, “Bu karışıklık hastalarda gereksiz kaygıya yol açıyor. Çünkü kistler ağrılı olabilir ve ameliyat gerektirebilir. Oysa PCOS ile ilişkili foliküller tehlikeli değil.” dedi. 

Öte yandan, yalnızca PCOS tanısı konulmuş olması, yumurtalıkların düzenli ultrasonla kist açısından takip edilmesini gerektirmiyor. Bu, gereksiz tetkiklerin azalmasına ve sağlık sisteminin üzerindeki yükün hafiflemesine katkı sağlayabilir.

Bulgular, PCOS’un yalnızca yumurtalıkları etkileyen bir hastalık değil, tüm vücudu etkileyen hormonal ve metabolik bir sendrom olduğu görüşünü güçlendiriyor.

PCOS’un adı PMOS olarak değiştirildi

Çalışma ayrıca, birçok uzmanın yanıltıcı bulduğu “PCOS” isminin değiştirilmesine yönelik uluslararası tartışmalarla da bağlantılı. 12 Mayıs Salı günü Endocrine Society, uzun süren tartışmaların ardından PCOS’un yeni adının “Poliendokrin Metabolik Yumurtalık Sendromu (PMOS) olarak değiştirildiğini duyurdu.  

Kaynak: Oulu Üniversitesi bültenleri 1 ve 2, Obstetrics & Gynaecology, JAMA Internal Medicine

Son İçerikler