Ana SayfaNedenAstronomiBir ötegezenin en net görüntüsü yakalandı

Bir ötegezenin en net görüntüsü yakalandı

Gökbilimciler, James Webb Uzay Teleskobu’nun gelişmiş kızılötesi özelliklerini kullanarak, Dünya’dan 49 ışık yılı uzaklıktaki “LHS 3844 b” gezegeninin volkanik kayalarla kaplı yapısını ilk kez doğrudan ve net bir şekilde gözlemledi. Dünya’dan yaklaşık yüzde 30 daha büyük bir çapa sahip kayalık ötegezegen LHS 3844 b’nin yüzey yapısı, Güneş Sistemi’nin en içteki gezegeni Merkür’e benziyor. Gezegenin belirli bir atmosferi yok. İkliminin aşırı sıcak ve dondurucu soğuk olması sebebiyle de gezegen yaşama elverişli değil.

Kosta Rika’da konuşulan yerel bir dilde kelebek anlamına gelen Kua’kua, Dünya’dan yaklaşık 49 ışık yılı uzaklıktaki soğuk kırmızı cüce LHS 3844 yıldızının yörüngesinde dönüyor. Yıldızın kütlesi Güneş’in yaklaşık yüzde 15’i, parlaklığı ise yaklaşık yüzde 0,3’ü kadar. Kua’kua LHS 3844 yıldızına son derece yakın şekilde seyrediyor ve yörüngesini her 11 saatte bir tamamlıyor. 

Ay ile Dünya’da olduğu gibi Kua’kua ve yıldızı LHS 3844 de “kütleçekim kilidine” sahip. Yani bir yüzü her zaman yıldıza bakarken diğer yüzü her zaman uzay boşluğunda kalıyor. Gezegenin, yıldıza bakan yüzeyinin yaklaşık 725 santigrat derece olduğu hesaplandı. 

“Pek hoş bir yer değil”

Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çalışmanın kıdemli yazarı ve Almanya’daki Max Planck Astronomi Enstitüsü Genel Müdürü gök bilimci Laura Kreidberg, gezegenin yaşam için pek hoş bir yer olmadığını söyleyerek “Burası cehennem gibi, çorak bir kaya; Dünya’dan çok Merkür’e benziyor. Hiçbir atmosfer izi yok. Bunun yerine muhtemelen yaşlı, karanlık bir yüzey görüyoruz. Milyarlarca yıldır uzayda savrulan çıplak bir kaya hayal edin. Oraya gitmek istemezdiniz.” şeklinde konuştu.

Araştırmacılar gezegen yüzeyinin koyulaşmış regolit ile milyarlarca yıllık sürekli yıldız radyasyonu bombardımanı ve mikro meteorit çarpmaları sonucu oluşan katı ana kayayı kaplayan gevşek, parçalanmış kayalık malzeme ile kaplı olduğunu düşünüyor.

Webb işleri kolaylaştırıyor

2021’de fırlatılan ve 2022’de faaliyete geçen Webb’in güçlü kızılötesi gözlem özellikleri sayesinde ötegezegen atmosferlerinin kimyasal bileşimini, iç dinamiklerini ve bulutların türlerini ayırt edilebiliyor.

Harvard & Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden gök bilimci ve çalışmanın başyazarı Sebastian Zieba, Webb’in artık gök bilimcilerin ötegezegenlerin jeolojisini ve yüzey bileşimini doğrudan incelemelerine olanak tanıdığını söyledi. Araştırmacılar, James Webb Uzay Teleskobu’ndan önce keşiflerin daha zor yapıldığını belirterek, teleskobun Dünya ve Güneş Sistemi’ndeki süreçlerin diğer yıldızların çevresinde nasıl gerçekleştiğini kontrol etmelerine olanak tanıdıklarını düşünüyor. 

Webb, araştırmacıların doğrudan gezegenin yüzeyinden gelen ışığı, özellikle elektromanyetik spektrumun kızılötesi bölgesini tespit etmelerini sağladı. Zieba, “Tıpkı atmosferler gibi farklı kayaların da farklı spektral parmak izleri vardır. Bazalt gibi koyu renkli volkanik kayalar, gözlemlerimize granit gibi daha parlak, silika bakımından zengin kayalardan çok daha iyi uyum sağladı.” dedi.

Yaşam ihtimali yok

Zieba,Gezegenimizin yüzeyini oluşturan devasa plakaların kademeli hareketini içeren jeolojik sürece atıfta bulunarak, Dünya’da yaygın granit oluşumunun su ve levha tektoniği ile bağlantılı olduğunu aktardı. Konuşmasının sonunda gezegenin kesinlikle yaşanabilir bir dünya olmadığını belirten başyazar Zieba, “ Bir ötegezegende granit benzeri yüzeyleri bir gün kesin olarak tanımlarsanız, bu otomatik olarak yaşam anlamına gelmez ancak diğer yüzeylere kıyasla çok daha Dünya benzeri bir jeolojik geçmişe işaret eder.” dedi. 

Gözlemlerle örtüşen bir diğer olasılık da; ötegezegenin nispeten yakın zamanda oluşmuş volkanik kayadan meydana gelen katı bir yüzeye sahip olabileceği yönündeydi. Ancak kükürt dioksit gibi volkanizmayla bağlantılı gazlara rastlanmadı. Ötegezegen bir atmosfere sahip olmadığından, yıldız radyasyonuna veya yıldızdan gelen yüklü parçacıklara karşı koruma sağlayamıyor. Bu sebeple araştırmacılar, yaşam için temel kabul edilen suyun ötegezegende bulunma ihtimalini de elemiş oluyor. 

2022’de göreve başladığı günden bu yana Samanyolu’nda 5 binden fazla ötegezegen keşfeden James Webb Uzay Teleskobu’nun görevde kaldığı her yıl daha da fazla ötegezegen keşfetmesi planlanıyor. Araştırma, yalnızca ötegezegen keşfini değil, onları nasıl incelememiz gerektiğine dair de bilgiler sunuyor. 

Kaynak: Reuters, NASA 

Son İçerikler