Ana SayfaNedenBiyolojiEsnemenin yeni faydaları çıktı

Esnemenin yeni faydaları çıktı

UNSW Sydney ve Neuroscience Research Australia (NeuRA) araştırmacılarının yürüttüğü yeni bir çalışma, esnemenin beyinden önemli sıvıların taşınmasına yardımcı olabileceğini ortaya koydu. Bulgular, yaşlanma ve nörodejeneratif hastalıklarla olası bağlantılar üzerine yeni araştırmaların önünü açıyor.

Esneme, en sıradan insan davranışlarından biri olarak görülebiliyor. Ayrıca birçok hayvan türünün de esnediği biliniyor. Yorgunluk, sıkılma ya da başka birinin esnediğini görmekle tetiklenen bir refleks olarak kabul edilir. Ancak araştırmacılar canlıların neden esnediğini net olarak bilmiyor. 

Yeni çalışma, esnemenin beyin içine ve dışına sıvı taşınmasında küçük fakat kritik öneme sahip rol oynayabileceğini öne sürüyor. Profesör Lynne Bilston öncülüğündeki araştırmacılar, gerçek zamanlı MR görüntülemeleri kullanarak insanların esnerken baş ve boyun bölgelerinde neler yaşandığını gözlemledi ve bunu normal ile derin nefes alma durumlarıyla karşılaştırdı.

Respiratory Physiology & Neurobiology dergisinde yayınlanan, 22 katılımcıyı içeren küçük ölçekli çalışmanın sonuçları, esnemenin beyin omurilik sıvısı (BOS) ile venöz (toplardamar) kanının birlikte kafatasından dışarı hareket ettiği özel bir mekanizmayı tetiklediğini gösterdi. Buna karşılık derin nefes alma sırasında beyin omurilik sıvısının kafatasına doğru aktığı görüldü.

Çalışmanın sorumlu yazarı ve doktora sonrası araştırmacı Adam Martinac, “Timsahların esnediğini biliyoruz, dolayısıyla dinozorların da esnediğini düşünüyoruz. Muhtemelen timsahlar ve dinozorlar sosyal nedenlerle, yani birbirlerinden sıkıldıkları için esnemiyorlardı. Bu nedenle burada daha temel bir biyolojik işlev söz konusu olabilir. Ancak kimse bunu kesin olarak ortaya koyabilmiş değil. İnsan fetüslerinin de gelişimin çok erken dönemlerinde esnediğini biliyoruz. Buna rağmen arkasındaki bilimsel süreç az çalışıldı.” sözleriyle esnemenin sebebinin gizemini koruduğunu belirtti. 

Beyin omurilik sıvısının akışı

Beyin omurilik sıvısı, beyin ve omuriliği çevreleyen berrak bir sıvı. Beyin ile omuriliğin etrafındaki boşluğu doldurarak onları adeta suyun içindeki bir cisim gibi sarar. Bu sıvı, beyin ve omuriliği darbelerden koruduğu gibi besin taşınmasına ve atık maddelerin uzaklaştırılmasına da yardımcı olur.

Araştırmacılar için en şaşırtıcı bulgulardan biri, esneme sırasında hem BOS’un hem de venöz kanının kafatasından dışarı yönelmesi; derin nefes alma sırasında ise BOS’un ters yönde hareket etmesiydi.

Esnemenin beyin çevresindeki sıvı akışını etkileyebilen bir vücut hareketi olduğunu gözlemlediklerini aktaran UNSW Biyomedikal Mühendisliği Fakültesinden Prof. Bilston, bulguları şu sözlerle açıkladı:

“Beyindeki atıkların temizlenmesine yardımcı olabileceği yönünde daha önce bazı spekülasyonlar vardı ancak şimdiye kadar bunu destekleyen somut kanıt bulunmuyordu. Çalışmamız, esnemenin beyin sıvılarının temizlenmesinde rol oynayabileceğini gösteriyor. Bu da muhtemelen özellikle uyku öncesinde gerçekleşiyor olabilir.” 

Araştırmacılara göre bu bulgu; Alzheimer, Parkinson ve demans gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilgili gelecekteki çalışmalar açısından önemli olabilir. Çünkü bu hastalıkların, beyin çevresinde atık maddelerin birikmesiyle ve BOS dolaşımının bozulmasıyla ilişkili olabileceği düşünülüyor. Makale yazarları, yaş ilerledikçe bu atıkların artabildiğine vurgu yaptı. 

Çalışmanın önemli gözlemlerinden biri de esneme sırasında BOS akışının, derin nefes alma sırasında gerçekleşenin tam tersi olmasıydı. Araştırmacılar, katılımcılarda “bulaşıcı esneme”yi tetiklemek için insan ve hayvanların esnediği videolar izlettirdi. MR görüntüleri, beyin ile boyun arasındaki sıvı ve kan geçişinin gerçekleştiği üst boyundaki C3 omuru seviyesinde alındı. Gerçekten esneyen kişilerin görüntüleri, yalnızca esnermiş gibi derin nefes alan kişilerle karşılaştırıldı.

Normal nefes almada oksijen taşıyan venöz kan, kafatasından dışarı ve kalbe doğru akar ancak bu fizyolojik süreçte BOS ters yönde akıyordu. Katılımcılar esniyormuş gibi yaptıklarında bile, venöz kan dışarı akarken BOS kafatasına doğru yöneldi. Gerçek bir esneme gerçekleştiğinde ise, hem venöz kanı hem de BOS birlikte kafatasından dışarı hareket etti.

Beyinde sıcaklığın düzenlenmesine yarıyor 

Araştırmacılar ayrıca bulguların, esnemenin beyin çevresindeki sıcaklığı düzenleyen bir mekanizma olabileceğini de gösterdi. 

Martinac, “İnsanlarda beyin dokusu vücudun diğer bölümlerinden yaklaşık 1°C daha sıcak olabilir ve beyinden çıkan venöz kan genellikle içeri giren arteriyel (atardamar) kandan 0,2–0,3 derece daha sıcak.” dedi.

Martinac, devamında bu durumu şu şekilde açıkladı: 

“Dolayısıyla bir kişi esnediğinde daha serin arteriyel kanın kafatasına girişinin arttığını görüyoruz. Bu, BOS ve venöz kanının birlikte dışarı çıkışını dengeliyor olabilir. Haliyle, burada bir ısı düzenleme (termoregülasyon) süreci yaşandığını düşünebiliriz. Belki de esneme beynin kendisini soğutma yöntemidir ancak bunu kesin olarak söyleyebilmek için daha fazla araştırma gerekiyor. Beynin aşırı sıcak olmasının hücre hasarı, nöbetler ve beyin şişmesi riski taşıdığı için iyi bir şey olmadığını biliyoruz. Beynin dengede kalabildiği çok dar bir sıcaklık aralığı var ve buna homeostaz deniyor. Muhtemelen bu yüzden kan akışı ve terleme gibi, beyin sıcaklığını düzenleyen çok sayıda mekanizma bulunuyor. Esnemenin bu süreçte ne kadar etkili olduğunu tam olarak bilmiyoruz.”

Araştırmacılar ayrıca insanların kendilerine özgü bir “esneme imzası”na sahip olduğunu tespit etti. Makaleye göre, esneme sırasında dil hareketleri kişiden kişiye farklılık gösteriyor fakat bir kişinin dil hareketleri her seferinde oldukça tutarlı oluyor. 

Kaynak: Respiratory Physiology & Neurobiology, UNSW Sydney bülteni

Son İçerikler