Buz Adam Ötzi, 5 bin 300 yıl önce (M.Ö. 3300) civarında yaşadığı tahmin edilen ve 1991’de İtalya-Avusturya sınırındaki Alpler’de buzullar arasında doğal olarak mumyalanmış halde bulunmuş, tarih öncesi bir insan. Vücudundaki yara izleri ve yanında bulunan bakır baltalı ok ve yay gibi eşyalar nedeniyle Ötzi’nin şiddetli bir saldırı sonucu öldürüldüğü düşünülüyor. Daha önceki çalışmalarda Ötzi’nin midesinde siyez buğdayı kalıntılarına rastlandı. Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinde siyez buğdayı üreten ve bu buğdaydan çeşitli ürünler hazırlayan genç çiftçi Yasin Ciğerci, İtalya’nın Bolzano şehrindeki Güney Tirol Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Ötzi’nin mumyasının yanında sergilenmek üzere siyez buğdayından üretilen makarna, un, bulgur, ekmek, tarhana, galeta ve erişte gibi ürünleri İtalya’nın Ankara Büyükelçiliğine kargoyla gönderdi.
Anadolu Ajansı’na konuşan Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cengiz Baloğlu, Ötzi’nin Bakır Çağı’nda yaşamış ilk insanlardan birisi olduğunu belirterek, “İncelendiğinde vücut yapısının bozulmadığı hatta midesinin içerisinde bulunan besinlerin de rahatlıkla belirlenebildiği saptanmış. Uzun yıllar buzulların altında kalması bu tür araştırmalara olanak sağlamış.” dedi.
Genetik yapısı korundu
Prof. Dr. Baloğlu, İhsangazi’de yoğun olarak yetiştirilen siyezin eski çağlarda Anadolu’ya yayılmış bir buğday türü olduğunu belirtti. Baloğlu devamında, “Siyez, genetik yapısı bozulmamış bir buğday türüdür. Kastamonu’da 30-40 yıl öncesine kadar hayvan yemi olarak kullanıldığı için genetik ıslah çalışmaları yapılmamıştır. Bu nedenle günümüze kadar genetik yapısı korunarak gelmiştir.” diye konuştu.

Ötzi’nin midesinde protein ve yağ oranı yüksek yiyeceklerin çıktığını dile getiren Baloğlu, “Ötzi’nin midesinde keçi ve geyik etinin yanı sıra dünya literatüründe einkorn olarak bilinen siyez buğdayının kalıntılarına rastlanmıştır. Bu da siyez buğdayının Anadolu’nun yanı sıra geniş coğrafyalara yayıldığını göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Yasin Ciğerci ise üniversiteyi bitirdikten sonra ata tohumu olan siyez buğdayı yetiştirmek için memleketi İhsangazi’ye yerleştiğini söyledi. Siyez buğdayına katma değer katmak için daha sonra babasıyla un değirmeni kurduklarını anlatan Ciğerci, “Siyezin ana vatanı İhsangazi, biz bu ürünümüze sahip çıkmak istedik. Buğdayın yanı sıra siyez unu ve bulguru da üretmeye başladık. Ardından daha da geliştirerek siyez eriştesi, makarnası, galetası, gevreği, şekerparesi ve tarhanasını yaptık.” dedi.
Siyezle ilgili araştırmalar yaparken Ötzi ismiyle karşılaştığını belirten Ciğerci, şunları kaydetti:
“Ötzi’nin bir özelliği bizim burada yoğun olarak yetişen siyezin midesinden çıkması. Araştırmada Ötzi’nin son yemeklerinden birinin siyez olduğu ortaya çıkmış. Ben de Ötzi’nin yanında son yemeği olan siyezden yapılan ürünlerin sergilenmesi için siyez ürünlerini bir notla İtalya’nın Ankara Büyükelçiliğine göndermeye karar verdim. Gönderdiğim kargoda siyez unu, bulguru, eriştesi, makarna, galeta, ekmek ve tarhanası bulunuyor.”
Ötzi’nin hikayesini okuduktan sonra siyezin önemini daha iyi anladığını dile getiren Ciğerci, “Bizim ata tohumumuz siyez o zaman bile varmış. Bu, siyezin ne kadar kıymetli bir ürün olduğunu gösteriyor. Biz de bunu en iyi şekilde değerlendirip, işleyip Türkiye’nin her yerine kargoyla gönderiyoruz.” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: 2N News, Anadolu Ajansı

