Ana SayfaNasılINSECSPACE'26’da Türkiye’nin uzay vizyonu oluşturuldu

INSECSPACE’26’da Türkiye’nin uzay vizyonu oluşturuldu

Türkiye Uzay Ajansı (TUA), TÜRKSAT ve TÜBİTAK UZAY iş birliğiyle düzenlenen INSECSPACE’26 etkinliğinde uydu teknolojilerinin ulusal savunmadaki kritik rolü ve küresel uzay ekonomisinin geleceği ele alındı. Nisan 2026’da gerçekleşen panelde, modern savaşlardaki uzay varlığı derslerinden yola çıkarak, dışa bağımlılığı bitirmek ve milli güvenliği dijital omurgayla korumak için sektör temsilcileri tarafından en yeni yerli teknolojiler ve stratejik yol haritaları açıklandı.

Bu yılki teması “Uydu Sistemlerinde Yenilikçi Teknolojilerin Güvenli Kullanımı” olan etkinlik dahilinde, “Yenilikçi ve Gelişmekte Olan Uydu Teknolojileri ve Ulusal Savunmadaki Rolleri” başlıklı panel gerçekleştirildi.

TÜBİTAK UZAY Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes, yaptığı konuşmada, TÜBİTAK UZAY’ın Türkiye’nin organik uydu üreticisi olduğunu ve kendi uydu ve uzay programlarını üretip yürüterek Türk uzay ekosisteminin kalbinde yer aldığını aktardı.

Nefes, ABD/İsrail-İran savaşının şimdiye kadar görülen uzay savaşlarının “en önemli dersi” olduğunu vurguluyarak, dış kaynaklı şirketlere veri için bağımlı olmanın ulusal güvenlik ve savunma sorunu olduğunu söyledi. 

Sadece tek bir ana yer istasyonuna veya tek bir ağa sahip olmanın büyük bir risk olduğunu belirten Nefes, “Sistem yedeklemesi çok önemlidir, hepimiz bu savaş sırasında buna tanık olduk. Ulusal kontrol altındaki yaygın bir ağ, hayatta kalmak için bir gerekliliktir. TÜBİTAK UZAY için hala sürmekte olan bu savaş, bağımsız uzay varlıklarının ve aynı zamanda güçlü bir altyapının sadece fiziksel değil, beşeri sermayenin de çok kritik olduğunu kanıtlıyor.” ifadelerini kullandı.

Ay misyonu için geliştiriyoruz

Milli görev kontrol yazılımını (T-starGO) geliştirmekten gurur duyduklarını belirten Enstitü Müdürü Nefes, bu yazılımın uydu sistemleri için “milli omurga” görevi gördüğünü dile getirdi. TÜRKSAT’ın yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerinin de TÜBİTAK UZAY’ın T-starGO platformunu haberleşme ve görüntüleme uydularını kontrol etmek için kullandığının altını çizen Nefes, şunları söyledi:

“Şu anda platformumuzu Ay Misyonu’na da uyarlamak için geliştiriyoruz. Bu çok benzersiz bir özellik, dünyada hem LEO, hem GEO hem de Ay görevlerini ve uzay araçlarını işletebilen nadir kurumlardan biriyiz. T-starGO platformunu Ay operasyonlarını yürütecek şekilde uyarlarken aynı zamanda yapay zekayı da sisteme entegre ediyoruz. Çünkü yapay zeka, uyduların çok verimli bir şekilde işletilmesi için mükemmel bir optimizasyon sağlıyor.” 

TÜBİTAK UZAY Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes (AA)

Nefes, konuşmasının devamında LEO uyduları için hızın önemine dikkat çekerek, “Yapay zeka, uydunun faydalı yüküne bağlı olarak görüntüleri iyileştirmeye veya bazı yetenekleri artırmaya gerçekten yardımcı oluyor. Ay görevinde de kapasitemiz oldukça kısıtlı ve çok hızlı hareket etmek zorundayız. Kodlar bizim elimizde, güvenlik bizim elimizde ve güncellemeler bizim kontrolümüzde. Her zaman dediğimiz gibi gücün kontrol edilmesi gerekli. Türkiye olarak biz bu yeteneğe sahibiz.” şeklinde konuştu.

Sürdürülebilirliğin önemi

Yeni uydu sistemleri hakkında konuşan TÜRKSAT Uydu Spektrum ve Operasyon Direktörü Veli Yanıkgönül, TÜRKSAT’ın bu kapsamda ulusal savunma kapasitesini artırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Yanıkgönül, uydu sistemlerinin yüksek bütçeler istediğine dikkati çekerek, TÜRKSAT’ın ürünlerini geliştirirken sürdürülebilir olmaya da önem verdiğini kaydetti.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Uzay Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Onur Tarakçıoğlu yüksek çözünürlüklü elektro-optik uydu sistemleri geliştirdiklerini ve ortaklarla birlikte geliştirilen Göktürk gibi sistemleri kullanıma sunduklarını belirtti. Bağımsız ve milli ürünleri ulusal savunmanın güçlendirilmesi için hayata geçtiğine dikkat çeken Tarakçıoğlu, uluslararası pazarlara açılmanın da mali yükün üstlenilmesi ve sürdürülebilirlik açısından önemli olduğu ifade etti.

CTech Ürün ve ILS Direktörü Önder Tatar, uzay çalışmalarında son yıllarda büyük değişimler yaşandığını ve yakın yörünge uydu teknolojisinin uzayda kritik bir aşama olduğunu vurguladı. 

RSAT Space Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Gurvinder Chohan da şirketlerinin savunma ve ulusal güvenlik alanlarında ürünler ürettiğini ve yapay zeka teknolojisinin de ürünlerin geliştirme süreçlerinde kullanıldığını ifade etti.

Uzay ekonomisi hızla büyüyor

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, “Uzay Ekonomisi ve Durum Farkındalığı” panelinde yaptığı konuşmada, ulusal uzay programının amaçlarından bahsetti.

Uzay farkındalığını artırmak için de çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Dulkan, 20. yüzyılda uzay çalışmalarının hükümetler, 21. yüzyılda ise özel sektör tarafından yürütülmeye başlandığını söyledi. Dulkan, küresel uzay ekonomisinin son yıllarda hızla büyüdüğünü dile getirerek, Uluslararası Uzay Kongresi (IAC)’nin bu yıl Türkiye’de düzenleneceğini ve tüm dünyadan alanında önemli isimlerin ağırlanacağını hatırlattı.

Spacelis Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Güler Koçak da güneşin uzayda kullanılması amacıyla dayanıklı ve hafif teknolojiler geliştirdiklerini aktardı. 

Ad Astra Technology Group (AATG) Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Uğur Coşkun ise uzaydaki kirliliğin artışına dikkati çekerek, bunun etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

TÜBİTAK Uzay Bilimsel Araştırmacısı Mustafa Helvacı da uzay endüstrisinin ekonomi ve güvenlik boyutlarında yaşayabileceği değişimlere değinerek, 2050 yılında söz konusu ekonominin geleceği seviyenin sıradan büyümede 3,7 trilyon, temel büyümede 8,9 trilyon, agresif büyümede 20,6 trilyon dolar olmasının planlandığını ifade etti.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Son İçerikler