Ana SayfaYaşamKültürSolaklar, siyasi görüşte daha mı sol eğilimli?  

Solaklar, siyasi görüşte daha mı sol eğilimli?  

Siyasi tercihler genellikle gelir, yaş, eğitim düzeyi gibi faktörlerle açıklanıyor. Ancak 18 Batılı ülkede yapılan yeni bir akademik araştırma, oy verme davranışını etkileyen çok daha beklenmedik bir özelliğe işaret ediyor; hangi elini kullandığı? 

Fransa, Almanya, ABD, İtalya ve İspanya dahil 18 ülkeden bin 404 kişiyle yapılan ankette, kendini solak olarak tanımlayan kişilerin siyasi yelpazede belirgin biçimde sola konumlandığı ortaya çıktı. Katılımcılar hem siyasi görüşlerini onlu bir ölçekte belirtti hem de hangi elini kullandıklarını beyan etti; yaş, gelir, cinsiyet ve eğitim gibi etkenler de hesaba katıldı.

Bulgular dikkat çekiciydi; solaklar, ortalama olarak on puanlık siyasi ölçekte sağlaklara göre yarım puan daha sola konumlanıyor. Bu fark küçük görünse de, araştırmacılara göre cinsiyetin etkisinden bile daha güçlü; zira örneklemde kadınlar erkeklere kıyasla yalnızca 0,4 puan daha sola yerleşiyor. 

Öte yandan, araştırmanın en dikkat çekici yanı, solaklığın nasıl ölçüldüğüyle ilgili. Katılımcılara sadece “solak mısınız” diye sorulduğunda güçlü bir bağlantı görülürken, yazma, makas kullanma, diş fırçalama gibi günlük eylemlerde hangi eli fiilen kullandıkları incelendiğinde bu siyasi bağlantı tamamen kayboluyor. Bu da araştırmacılara göre işin biyolojiden çok kimlikle, yani “kendini solak olarak algılamayla” ilgili olduğunu gösteriyor.

Örtük egoizm mi? 

Araştırmacılar bu şaşırtıcı ilişkiyi açıklamak için üç farklı mekanizma öne sürüyor. İlki, “örtük egoizm (örtülü benlikçilik)” olarak adlandırılan psikolojik bir eğilim. Buna göre, insanlar kendileriyle ilişkilendirdikleri şeylere, kişilere ve durumlara bilinçsizce ilgi duyar. Nitekim ABD’de “Lawrence” isimli kişilerin avukat (lawyer) olma, “Louis” isimli kişilerin ise St. Louis kentinde yaşama olasılığının daha yüksek olduğu biliniyor. Bu mantığa göre, “sol” kelimesinin hem el tercihini hem de siyasi kimliği ifade etmesi, solakların bilinçsizce sol siyasi hareketlere daha fazla yakınlık duymasına yol açabiliyor.

İkinci açıklama ise sosyal deneyimlerle ilgili. Nüfusun yalnızca yüzde 10-15’ini oluşturan solaklar, tarih boyunca damgalanmış bir azınlık oldu; 1970’lere kadar Fransa başta olmak üzere birçok yerde solak çocuklar sağ elle yazmaya zorlanıyordu. Fransızcada “gauche” (sol) kelimesinin aynı zamanda “beceriksiz/sakar” anlamına gelmesi, İtalyancada “sinistra”nın hem “sol” hem “uğursuz” anlamı taşıması bu tarihin izlerini dilde de gösteriyor. Araştırmacılara göre bir azınlığa mensup olmak, hoşgörü ve azınlık haklarının korunması gibi genellikle sol siyasetle özdeşleştirilen değerlere daha fazla önem vermeyi teşvik edebiliyor. 

Üçüncü hipotez ise nörobiyolojik; bir çalışmada, solakların beyninde iki yarım küre arasındaki iletişimin daha yoğun olduğu, bunun da bilişsel esneklik ve yeni fikirlere açıklıkla ilişkilendirildiği öne sürüldü. Ancak araştırmacılar, etkinin yalnızca kişi kendini solak olarak tanımladığında ortaya çıkması nedeniyle bu biyolojik açıklamanın tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.

Araştırmacılar, bulgularının tüm solakların sol partilere oy verdiği ya da elini değiştirmenin ideolojiyi değiştireceği anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Yine de çalışma, siyasi tercihlerimizin sandığımızdan çok daha az rasyonel olabileceğini, farkında bile olmadığımız sembolik çağrışımlardan etkilenebileceğimizi gösteriyor. 2013 tarihli bir araştırma, erkeklerin kız kardeşe sahip olmasının onları daha muhafazakar yapması gibi, oy verme davranışını gizlice etkileyen başka sıradan özelliklerin de bulunabileceğini belirterek bu alanda yeni araştırmaların kapısını aralıyor. 

Kaynak: The Conversation 

Son İçerikler