Avustralya dahil 20 ülkede yürütülen geniş çaplı bir çalışma, çocuklarda ahlaki gelişimin yalnızca ebeveynlere bırakılamayacağını; okullarda felsefe ve etik derslerine ayrılan zamanın ahlaki muhakeme becerisinin gelişiminde kritik rol oynadığını gösteriyor.
İklim değişikliği gibi küresel sorunlar karşısında ahlaki sorumluluk alma ihtiyacını vurgulayan araştırmacılar, okul ve üniversitelerde verilecek etik eğitimlerinin milyonlarca öğrencinin ahlaki muhakemesini ve duyarlılığını ne ölçüde güçlendirebileceğini bilimsel verilerle değerlendiriyor.
Çalışma 20 farklı ülkede ilkokuldan üniversiteye kadar 12 bin 693 öğrencinin dahil olduğu 92 randomize kontrollü araştırmanın sentezlenmesiyle gerçekleştirildi. Katılımcıların müdahale ve kontrol gruplarına rastgele atandığı bu deneysel model öğrencilerin etik değerleri aile ve çevreden edinimleri ile okuldaki zorunlu felsefe (veya ahlak/etik) eğitiminin somut katkısını tarafsız biçimde ayrıştırmayı sağladı.
Karakter gelişimi üzerindeki etkileri henüz net değil
İncelenen araştırmaların 54’ü doğrudan kontrol gruplu etkiyi ölçerken, geri kalan çalışmalar farklı etik öğretim yaklaşımlarını birbiriyle kıyasladı. Elde edilen bulgular üç düzeyli rastgele etkiler meta-analizi (three-level multilevel random effects meta-analysis) yöntemiyle çözümlenerek çalışmaların metodolojik kalitesi denetlendi.
Yapılan analizler sonucunda müfredata dayalı etik eğitimlerinin öğrencilerin ahlaki kazanımlarını kontrol gruplarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırdığı tespit edildi. İncelenen çalışmaların büyük kısmında ahlaki duyarlılık, ahlaki muhakeme ve ahlaki motivasyon boyutlarında somut gelişmeler kaydedilirken, karakter gelişimi üzerindeki etkinin henüz netlik kazanmadığı belirlendi.
Felsefi tartışma ortamlarında bulunanların ahlaki kazanımı daha yüksek
Bulgular, etik eğitiminde pedagojik yaklaşımın kritik önem taşıdığını ortaya koyuyor: Akran tartışmalarını ve etkileşimi merkeze alan programlar; tek yönlü bilgi aktarımına ya da yalnızca okuma/anlatıma dayanan pasif öğretim modellerine kıyasla istatistiksel olarak belirgin biçimde daha yüksek etki sağlıyor.
Çalışmada öğrencilerin gerçek hayattaki uzun vadeli davranışları doğrudan ölçülmemiş olsa da; güçlü bir ahlaki muhakeme becerisinin başkalarına yardım etme eğilimi, akran baskısına direnme ve genç suçluluğundaki düşüşle ilişkili olduğu biliniyor.
Araştırmacılar, okullarda matematik, dil veya spor derslerine nasıl yer ayrılıyorsa etik ve felsefe temelli derslerin de aynı şekilde müfredatta zorunlu bir temel ders olarak konumlandırılması gerektiğini savunuyor. Bu bulgular, gelecekte etik eğitiminin eğitim programlarında önceliklendirilmesi ve yaygınlaştırılması için bilimsel bir rehber niteliği taşıyor.
Kaynak: Nature

