Ana SayfaYaşamSağlıkÇocuklar duyduklarına, yetişkinler gördüklerine inanıyor 

Çocuklar duyduklarına, yetişkinler gördüklerine inanıyor 

Duyguları anlamak, insanların sosyal çevreleriyle iletişim kurabilmelerinin temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Beyin, bir olaydaki görsel ve işitsel bilgileri bir araya getirerek karşıdaki kişinin duygusal durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Yeni bir araştırmaya göre bu bilgilerin birbiriyle çeliştiği durumlarda hangi duyunun daha fazla dikkate alınacağı yaşa göre değişiklik gösterebiliyor. İngiltere’deki Durham Üniversitesi Psikoloji Bölümü tarafından yürütülen çalışma, çocukların ve yetişkinlerin bir kişinin duygularını birbiriyle çelişen görsel ve işitsel veriler karşısında farklı yorumladığını gösterdi. 164 kişinin yer aldığı deneyin 98’ini çocuk ve 66’sını erkekler oluşturdu. Çocuklar iki yaş grubuna ayrılırdı; küçük çocukların yaş ortalaması yaklaşık 6, daha büyük çocukların yaş ortalaması ise yaklaşık 9, yetişkinlerin ise yaklaşık 24’tü. Katılımcılara bir kişinin mimik ve jestleriyle verdiği duygusal mesaj ile ses tonunun farklı duygular ifade ettiği videolar izletildi ve ardından hangi duyguyu hissettikleri soruldu.  

Deneylerde, bazı görsel ve işitsel ifadeler birbiriyle uyumlanırken, bazıları özellikle çelişkili olacak şekilde hazırlandı. Örneğin bir kişi vücut hareketleriyle mutlu olduğunu gösterirken, sesi korku ifade edebiliyordu. Böyle durumlarda araştırmacılar, katılımcıların hangi duyusal bilgiyi daha fazla dikkate aldığını inceledi. Sonuçlar, iki duyunun aynı duyguyu ifade ettiği videolarda yaş grupları arasında belirgin bir doğruluk farkı olmadığını gösterdi. 

Çocuklar işitsel bilgiye yöneldi

Fark, görsel ve işitsel bilgilerin birbiriyle çeliştiği durumlarda ortaya çıktı. Çocukların, vücut dili başka bir duyguya işaret etse bile ses tonunun verdiği mesajı daha fazla dikkate aldığı görüldü. Araştırmacılar bu eğilimi “işitsel baskınlık” olarak tanımladı. Yetişkinlerde sonuçların daha farklı olduğu ifade edildi. Yetişkinlerin ise bazı durumlarda iki bilgi arasında belirgin bir tercih göstermese de diğer durumlarda görsel bilgiyi, kişinin vücut hareketlerini daha fazla dikkate aldığı belirtildi.  

Bulgular, hangi duyunun dikkate alındığının çocukluktan yetişkinliğe doğru değişebileceğini gösterdi. Araştırmacılara göre çocukluk döneminde işitsel bilgilerin duygusal yorum üzerindeki etkisi daha güçlü olabilirken, yetişkinlikte görsel bilgilerin ağırlığı artıyor. Bu nedenle çalışmada, daha önce temel görsel ve işitsel uyaranlarla incelenen ve görsel ve işitsel uyaranlar bir arada sunulduğunda özellikle yetişkinlerde görsel bilginin daha baskın hale gelmesiyle açıklanan “Colavita etkisi”nin, duygusal açıdan anlamlı uyaranlarda gelişim boyunca ters yönde görülebileceğine dair bir kanıt niletiğinde olduğu değerlendirildi.  

Ses tonu çocukların eğitimini etkileyebilir

Araştırmacılar, bir yetişkin sakin görünse bile sesindeki stres, kaygı veya öfke çocuğun değerlendirmesini etkileyebileceğini ve çocuklarla iletişim kurulurken yalnızca yüz ifadesi ve beden diline odaklanılmaması gerektiğini belirtti. Çalışmada, eğitim alan çocukların sınıflarında görsel düzenlemelerin yanı sıra ses ortamının ve konuşma tonunun da dikkate alınması gerektiği vurgulandı.  

Sonuç olarak çalışma, çocukların aynı olayı yetişkinlerden farklı algılayabileceğini ve bu farkın yalnızca gördüklerinden değil, duyduklarından da kaynaklı olabileceğini gösterdi. Ekip, ileriki araştırmalarda çocukların neden işitsel bilgileri daha fazla önceliklendirdiğini ve farklı seslerin öğrenme, anlama ve duygusal tepkiler üzerindeki etkisini incelemeyi planlıyor. Okullarda doğal seslerden oluşan ses ortamlarının çocukların deneyimlerini ve derse katılımını nasıl etkileyebileceğinin araştırılması da hedefleniyor.  

Kaynak: Infant and Child Development

Son İçerikler