Şili’deki baykuşların beslenme alışkanlıkları ile iklim değişikliği arasındaki ilişki incelendi. Araştırma, ısınan ve kuruyan iklimin besin ağını nasıl yeniden şekillendirdiğini anlamak amacıyla yapıldı. Araştırmada, kurak yıllarda av kaynakları azaldığında baykuş türlerinin farklı avlara yönelerek beslenmelerinde uzmanlaşma eğilimi gösterdiği, uzun vadede ise besin ağındaki av çeşitliliğinin arttığı gözlemlendi.
La Serena Üniversitesinden Profesör Angéline Bertin ve Jazmin M. Quiroz-Calizaya öncülüğündeki uluslararası araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen çalışma 8 Temmuz 2026’da Ecography dergisinde yayınlandı. Araştırma, Şili’nin kuzey-orta kıyısında yer alan ve yarı kurak bir ekosisteme sahip olan Bosque Fray Jorge Ulusal Parkı’nda gerçekleştirildi. Araştırma, 1990-2015 yılları arasındaki 24 yıllık süreci kapsayan verileri değerlendirdi. Bu doğrultuda peçeli baykuş, büyük boynuzlu baykuş ve toprak baykuşuna ait yaklaşık 17 bin adet pelet laboratuvarda incelendi.
Araştırma, 1989’da başlatılan Uzun Vadeli Sosyo-Ekolojik Araştırma (LTSER) projesi kapsamında, saha teknisyenleri tarafından 24 yıl boyunca park içindeki yedi farklı tüneme alanından biriktirilen yaklaşık 17 bin adet baykuş peletini inceledi. Pelet, baykuşların avladıkları hayvanların kemik, tüy veya kabuk gibi sindiremedikleri kısımlarını yumak halinde ağızlarından geri çıkarması, araştırmacılar bu kalıntıları laboratuvarda inceleyerek kuşların onlarca yıl içindeki beslenme haritasını çıkardı.
Laboratuvar aşamasında peletler tek tek parçalanarak içindeki kafatası ve çene kemikleri gibi belirleyici kalıntılar ayrıştırıldı. Araştırmacılar, hangi hava koşullarının baykuşları hangi avlara yönelttiğini anlamak için bu yöntemi izledi. Bulgular bölgedeki sıcaklık değişimleri, yağış miktarı ve bitki örtüsü yoğunluğunu gösteren vejetasyon indeksi verileriyle eşleştirildi.
Araştırmacılar, veri setini analiz etmek için asimetrik özvektör haritaları (AEM) adı verilen istatistiksel bir yöntem kullandı.Yöntem, farklı zaman ölçeklerinde ortaya çıkan değişim desenlerini belirleyerek bunların sıcaklık ve yağış gibi çevresel değişkenlerle ilişkilendirilmesine olanak sağladı. Bu sayede, kısa süreli hava olaylarının etkisi ile uzun vadeli iklim değişikliğinin etkileri birbirinden ayırt edilebiliyor.
Baykuşlar rekabet etmek yerine menüyü genişletiyor
Araştırmada üç ana baykuş türü incelendi; peçeli baykuş, büyük boynuzlu baykuş ve toprak baykuşu. Peçeli ve büyük boynuzlu baykuşlar normalde yaprak kulaklı fare gibi küçük memelilerle beslenirken, toprak baykuşu hem böcekleri hem de küçük omurgalıları yiyen bir avcıdır. Ancak iklimin kurumasıyla birlikte, bu kuşların normalde tercih etmedikleri avlara yöneldiği ve beslenme yelpazelerinde bir değişimin medydana geldiği gözlemlendi.
Araştırma, kuraklık yıllarında baykuşların niş paylaşımı yaptığını analiz ediyor. Niş paylaşımı, benzer kaynakları kullanan canlıların rekabeti azaltmak için farklı avlara veya alanlara yönelmesidir. Normalde aynı fare türlerini kovalayan baykuşlar, avın azaldığı kıtlık yıllarında birbirleriyle çatışmamak için menülerini paylaşıyor ve her tür farklı bir av grubunda uzmanlaşıyor. Uzmanlaşma, bir türün beslenmesinde belirli av türlerini diğerlerine göre daha fazla tercih etmesidir.
Bulgular, 2003 yılından itibaren bölgedeki besin ağında bir kırılma yaşandığını gösteriyor. Bu tarihten sonra baykuşların diyetlerinde daha önce nadir görülen yeni av türleri ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durum, iklimdeki uzun vadeli değişimlerin baykuşları daha önce tüketmedikleri kaynakları kullanmaya ittiğini ve besin ağının yapısını kalıcı olarak değiştirdiğini gösteriyor. Araştırma sıcaklığın etkisine de değindi. Sıcaklık artışı, av çeşitliliğini yağış miktarından çok daha fazla etkileyen temel faktör olarak belirlendi. Hava ısındıkça baykuşların menüsüne giren hayvan türü sayısı arttı.
Araştırma, bir ekosistemin dışarıdan bakıldığında sabit görünse bile, içindeki beslenme ağlarının iklim baskısıyla değişebileceğini gösteriyor. Gelecekte iklim değişikliği şiddetlendikçe, etkileşimlerin daha da kırılgan hale gelmesi bekleniyor. Bu nedenle uzmanlar, ekosistemlerin sağlığını korumak için sadece hayvan sayılarını değil, bu canlıların birbirleriyle olan beslenme bağlarını da yakından izlemenin önem taşıdığını vurguluyor.
Kaynak: Ecography

