ABD’de Stanford Üniversitesi ile Almanya’daki Paderborn Üniversitesi’nde yürütülen araştırmada, ahtapotların doğada sergilediği kamuflaj yeteneği örnek alınarak geliştirilen sentetik yüzeyin, kontrollü şekilde renk ve doku değişimi yapabildiği ortaya kondu.
Çalışma kapsamında geliştirilen yapay deri; esnek polimer tabanlı bir yapı, yapının içine entegre edilen mikro ölçekli katmanlar ve ışıkla etkileşime giren optik bileşenlerden oluşuyor.
Ahtapotlar, derilerinde bulunan kromatofor adı verilen özel hücreler sayesinde çevre koşullarına göre ışığı farklı biçimlerde yansıtarak renk değiştirirken, aynı zamanda derinin fiziksel yapısını da dönüştürebiliyor.
Geliştirilen yapay deri, biyolojik sistemi taklit edecek şekilde tasarlandı; renk değişimi ışığın kırılma ve yansıma biçiminin kontrol edilmesiyle, doku değişimi ise malzemenin mikro yapısının mekanik olarak şekil değiştirmesiyle sağlanıyor.
Yüzey dokusu da değişiyor
Çalışmada kullanılan malzeme, elektriksel ya da mekanik bir uyarı verildiğinde yüzeyini pürüzsüz halden kabartılı hale getirebiliyor ve değişimi kalıcı olmadan, yani tekrar eski formuna dönebilecek şekilde gerçekleştiriyor. Bu sayede sistem hem geri dönüşümlü hem de defalarca kullanılabilir bir yapı sunuyor. Böylece yüzey, bulunduğu ortama hem görsel hem de fiziksel olarak uyum sağlayabiliyor.
Araştırmacılar, yapay derinin canlı bir organizma olmadığını özellikle vurgularken; yumuşak robotların dış yüzeylerinde, akıllı tekstil ürünlerinde, giyilebilir teknolojilerde ve kamuflaj gerektiren savunma uygulamalarında kullanılabilecek önemli bir potansiyel sunduğunu ifade ediyor.
Doğadan ilham alan çalışmanın, ilerleyen süreçte robotik, giyilebilir teknoloji ve akıllı malzeme geliştirme alanlarında yeni araştırmalara bilimsel altyapı sağlaması hedefleniyor.
Kaynak: Nature

