Ana SayfaYaşamYaşlılar sahte içeriklere neden inanıyor? 

Yaşlılar sahte içeriklere neden inanıyor? 

Yaşlı yetişkinler, yapılan deneylerde genellikle yanlış bilgileri tespit etmede başarılı olsalar da, çevrim içi ortamda (internette) yanlış bilgileri “beğenme” ve “paylaşma” olasılıkları genç yetişkinlere göre daha yüksek. Bu çelişki, Harvard Üniversitesi Shorenstein Center on Media, Politics and Public Policy bünyesinde düzenlenen “Yanlış Bilgi Konuşmacı Serisi”nin son dersinde de gündeme alındı. 

Utah Üniversitesinde medya, siyaset ve yanlış bilgi üzerine çalışmalar yapan Dr. Ben Lyons’a göre cevap, “partizanlık” ve “uyumluluk önyargısında” yatıyor. Bu önyargı, temel olarak, kişinin mevcut görüşlerini destekleyen bilgileri arayıp inanma, çelişen verilerden ise kaçınma eğilimi. 

The Harvard Gazette’nin aktardığına göre, 2024 yılında konu hakkında Public Opinion Quarterly dergisinde makale yayınlayan Lyons, bu davranışı şöyle açıklıyor:

“Yaşlı yetişkinler çok daha fazla uyumluluk önyargısı gösteriyor. Yaşlı yetişkinler, en azından kendi beyanlarında, doğruluğa değer veriyorlar. Ancak yaşla bağlantılı bu siyasi özellikler – siyasete ilgi, karmaşıklık ve partizan etkilerinin yoğunluğu – pratikte neyin doğru sayıldığını yeniden şekillendirerek, gerçeği partizan kimlikleri üzerinden filtreliyor olabilir.” 

10 bin kişiyle testler yapıldı 

Lyons, çalışmasında yaklaşık 10 bin katılımcıyla yapılan anket deneylerini ve 4 bin 500 kişiden elde edilen internet kullanım verilerini analiz etti. 60 yaş üstü yetişkinlerin, yanlış haber başlıklarına ortalama olarak gençler kadar şüpheci yaklaştığını buldu. Buna rağmen, yaşlı yetişkinlerin yanlış bilgileri okuma ve paylaşma olasılığının daha yüksek olduğunu saptadı.

Lyons, bu çelişkiye dair mevcut yaygın görüşleri inceledi; yaşlı yetişkinlerin dijital okur yazarlığının daha düşük olması ve bazı durumlarda bilişsel gerilemenin karar verme üzerinde daha büyük bir etkiye sahip olması gibi fikirler öne sürülüyordu. Ancak bu durumun sebebinin bu kadar basit olmadığını iddia etti.

Lyons, “Dijital okur yazarlık, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, yaşla birlikte azalıyor fakat bu örneklemlerde haber okur yazarlığı her zaman daha yüksek; haber okur yazarlığı yaşla birlikte artıyor.” dedi. 

Yani, 60 yaş üstü yetişkinler çevrim içi ortamlara dair daha az beceri ve anlayışa sahipken, haberin nasıl üretildiğine dair daha fazla anlayışa sahipler.

Bilişsel gerileme mi, bile bile lades mi? 

Lyons ayrıca, bilişsel yaşlanmanın yaşlı yetişkinleri çevrim içi yanlış bilgiyi kabul etmeye daha açık hale getirdiği yönündeki yaygın kanıyı da sorguladı.

Bilişsel yaşlanmanın tamamen bir gerileme olmadığını düşündü. Yaşlı yetişkinler epizodik bellek (günlük olayların hafızası), işlem hızı ve akıcı yeteneklerde kayıp yaşayabilir ancak anlamsal bellek, genel bilgi ve duygusal düzenleme testlerinde genellikle daha yüksek puan alıyor. Bu özellikler aslında çevrim içi yanlış bilgiyi anlamalarına ve etkileşime girmelerine yardımcı olabilir.

Bu teoriyi test etmek için Lyons, “bilişsel yansıtma”yı inceledi; yani sezgisel ancak yanlış olan ilk tepkileri bastırma yeteneğini. Bu yetenek yaşla birlikte artar fakat bilişsel yansıtma ile yanlış haberleri ayırt etme arasındaki bağ yaşla birlikte azalır.

Lyons, “Daha fazla bilişsel yansıtmaya sahip olmak, genç yetişkinler için yanlış haberleri çok daha fazla reddetmeyle ilişkili. Yaşlı yetişkinlerde ise bilişsel yansıtmanın, onların ayırt ediciliği üzerindeki etkisinin çok daha az olduğunu görüyoruz. Aynı durum, haberlere verilen duygusal tepkisellik için de geçerli.” diyor. 

Bu mitleri çürütmek, Lyons’ın partizanlık ve uyumluluk önyargısı teorisine odaklanmasına yardımcı oldu.

Çalışmaya göre, yaşlı yetişkinler bilişsel yükü azaltmak için daha çok önceden edindikleri bilgilere güvenme eğiliminde. Bu durum, siyasi içerikler söz konusu olduğunda, önyargının ve partizanlığın sürmesinden kaynaklanıyor. 

Araştırma, yaşlı yetişkinlerin çevrim içi yanlış bilgi paylaşma oranının genç nesillere göre daha yüksek olduğunu ancak toplam yüzdenin hala küçük olduğunu vurguluyor. 

Kaynak: 2N News, The Harvard Gazette 

Son İçerikler