Ana SayfaYaşamÇevreYerli girişim, maden atıklarından yangın önleyici malzeme geliştiriyor 

Yerli girişim, maden atıklarından yangın önleyici malzeme geliştiriyor 

Türkiye’de geliştirilen yenilikçi bir teknoloji, maden atıklarını yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek yangınlara karşı yeni bir çözüm sunuyor. Fire-Stopper adlı girişim, tamamen yeşil yöntemlerle elde ettiği nanomalzemeler sayesinde farklı sektörlerde kullanılabilen yangın önleyici ürünler geliştiriyor.

Fire-Stopper kurucusu Büşra Atkesen, 2N News’e yaptığı açıklamada, geliştirdikleri sistemin temelinde sürdürülebilirlik olduğunu vurgulayarak, “Fire-Stopper, yerli maden atıkları kullanılarak geliştirilen yangın önleyici malzemelerdir. Aslında maden atıklarını yeşil yöntemle çeşitli nanomalzemelere dönüştürüyoruz. Burada herhangi bir atık oluşumu veya toksik kimyasal kullanmıyoruz. Elde ettiğimiz nanomalzemelerle de farklı formülasyonlar geliştirerek yangın önleyici malzeme geliştiriyoruz.” dedi. 

Büşra Atkesen

Malzemeler yangın öncesinde yüzeylere (ahşap, tekstil, plastik vb.) uygulanıyor ve yangın sırasında herhangi bir alevlenmeye yol açmıyor. Böylece, can ve mal güvenliğini sağlayabilmek adına “kaçış zamanı” sağlayabiliyor. 

Farkları yöntemlerinde saklı 

2021 yılından bu yana maden atıkları üzerine çalıştıklarını belirten Atkesen, TÜBİTAK BİGG desteğiyle projelerini somut ürünlere dönüştürdüklerini söyledi. Farklı bölgelerden elde edilen magnezyum, çinko, alüminyum ve bor içeren maden atıkları üzerinde çalıştıklarını aktaran Atkesen sözlerini şöyle sürdürüyor: 

“Özellikle bizim kullandığımız madenler genellikle magnezyum, çinko, alüminyum, bor içeren maden atıklarını kullanıyoruz. Bunlarda 4 tip mevcut: Tip 1, 2, 3, tip 4. Bu dört tipi de deneme imkanı bulduk ve kendi geliştirdiğimiz yeşil yöntemi de bu 4 tipe yönelik revize ettik. Böylelikle de aslında giren girdi ne olursa olsun çıktıyı en saf haliyle elde edebilmeyi hedefledik.” 

Geliştirdikleri yöntemin en önemli farkının toksik kimyasalları tamamen ortadan kaldırması olduğunu vurgulayan Atkesen, “Burada önemli nokta şu aslında maden saflaştırma işlemleri ülkemizde de yapılıyor, atıklar da keza saflaştırılabiliyor fakat burada çok toksik kimyasallar kullanılıyor. Örneğin yoğun asit-baz süreçleri kullanılabiliyor, yüksek sıcaklıklar, basınçlar kullanılıyor.” dedi. 

Kendi yöntemlerinde ise bu süreçleri uygulamadıklarını belirten Atkesen, “Yoğun asit-baz süreçleri, yüksek sıcaklık ve basınç kullanmıyoruz. Tamamen yeşil kimyasallarla döngüsel bir süreç geliştirdik. Biz sadece döngüsel ekonomi metoduyla atık çözgenler ya da işte tekrar tekrar kullanılan çözgenleri kullanarak ortama alarak bir nano malzeme skalası geliştiriyoruz.” ifadesini kullandı. 

Bu süreç sonucunda 20 ila 90 nanometre boyutunda farklı nanomalzemeler elde eden ekip, tek bir madenden birden fazla içerik çıkarabildiklerini ve bunları farklı oranlarda birleştirerek alev geciktiricilik sağladıklarını belirtiyor. Magnezyum bazlı, bor bazlı, alüminyum, çinko birçok nano malzeme elde ettiklerini vurguluyor. 

Geliştirilen malzemenin hibrit bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Atkesen, “Hem inorganik hem organik içeriyor” dedi. 

Kablo sektörüyle başladı, ahşapla devam ediyor

İlk uygulamayı ise kablo sektöründe gerçekleştirdiler. Atkesen, “Kablo sektöründe hem duman salımı hem alev geciktiricilik hem de mekanik dayanım açısından standartları sağladık. Şimdi de ahşap ürünler üzerine çalışıyoruz. Standartlara uygun şekilde ön denemelerimizi yapıyoruz şu anda.” ifadelerini kullandı.

Büşra Atkesen, ürüne özellikle ihracat yapan firmalardan yoğun talep geldiğini sözlerine ekledi: 

“Firmalar oldukça ilgili, özellikle ahşap firmaları hem yeni regülasyonlardan dolayı yurt dışına satış yapan, ihraç eden firmalar oldukça ihtiyaç duyuyor bu ürünlere. Çünkü bu ürünleri Türkiye’de üreten herhangi bir yerli firma yok. Bir de işin maden atığı noktası var. O tarafta da atıklar çok büyük, ciddi problem maden firmaları için. Hem suları kirletiyor, hem toprakları tarım arazilerinde bazen stoklanıyor, onları da mahvediyor. Biz o maden atıklarını kullandığımız için o tarafta da yine yoğun bir istek ve talep var, atıkların değerlendirilmesi konusunda. Çıkan ürünlerin özellikleri de müşterinin de beklentisini sağladığı için oldukça destek görüyoruz. Türkiye’de bu ürünü üreten yerli bir firma yok. Yeni regülasyonlar nedeniyle firmalar bu tür çözümlere ihtiyaç duyuyor.” 

İlk hedeflerinin Türkiye olduğunu vurgulayan Büşra Atkesen, maden atığı bakımından dünyada ikinci sırada olduğumuzu belirtiyor. Türkiye pazarında ilerledikten sonra ise Rusya, Çin ve Amerika’ya açılmayı hedefliyorlar. Daha sonra ise Avrupa ülkeleri de dahil maden atıklarının bulunduğu ülkelere yayılmayı düşünüyorlar. 

Kaynak: 2N News 

Son İçerikler