İnsanların popüler şarkı sözleriyle neden bu kadar yoğun bağ kurduğunu ve bu sürecin kaynaklarını anlamayı hedefleyen yeni çalışma, psikolojideki “öz belirleme kuramı” çerçevesinde popüler şarkı sözlerini inceledi.
Müziğin ruh hali üzerindeki olumlu etkileri bilinse de bu sürecin arkasındaki motivasyonel mekanizmalar teorik olarak açıklanamıyor. Araştırmacılar, bireylerin iyi olma hallerinin özerklik, yetkinlik ve ilişkisellik (bağ kurma) olarak tanımlanan üç temel psikolojik ihtiyacın karşılanmasına dayandığını savunan “öz belirleme kuramını” kullandı.
Araştırma kapsamında, 1988 ile 2023 yılları arasında Avustralya Kayıt Endüstrisi Birliği (ARIA) yıllık listelerinde ilk 10’da yer alan şarkılardan İngilizce dışındaki dillerde olan şarkıların elenmesiyle elde edilen 360 farklı popüler şarkı sözü analiz edildi. Araştırmacılar, geniş veri kümesindeki şarkı sözlerinin bağlamsal ve tematik analizini gerçekleştirmek için büyük dil modelleriyle entegre çalışan MuseAI adını verdikleri özel bir web uygulaması geliştirdi.
Farklı dil modellerinin tutarlılık testleri yapıldıktan sonra analiz için ChatGPT 3.5 Turbo modeli kullanıldı. Modele rol tanımlaması yapılarak, Temel Psikolojik İhtiyaç Tatmini ve Engellenmesi Ölçeği’nden (BPNSFS) uyarlanan altı farklı psikolojik durumun tanımları aktarıldı ve şarkı sözlerinin analiz edilmesi sağlandı.
Çoğu şarkı en az bir psikolojik ihtiyaç temasını işliyor
Yapılan analizler sonucunda, incelenen tüm şarkı sözlerinin en az bir temel pskilojik ihtiyaç teması içerdiği görüldü. Şarkı sözlerinde ihtiyaçların karşılandığını belirten “tatmin” teması yüzde 65.8 oranla, ihtiyaçların engellendiğini belirten “hayal kırıklığı” temasından yüzde 34.2, olarak yaklaşık iki kat daha fazla yer aldığı görüldü. Temel ihtiyaçlar arasında en yüksek frekansa sahip olan temanın yüzde 73.1 oranla “ilişkisellik/bağ kurma” olduğu tespit edildi. “Özerklik” teması yüzde 15.6, yetkinlik teması ise yüzde 11.4 olduğu ortaya çıktı.
Araştırmacılar, şarkı sözlerinde ilişkisellik temasının bu kadar baskın olmasını, insanların doğası gereği sosyal varlıklar olmasına ve müziği tarih boyunca sosyal bağları güçlendirmek için kullanmasına bağlıyor. Ayrıca popüler şarkı sözlerindeki diyalog benzeri anlatıların, yalnızlığı azaltarak geçici bir sosyal etkileşim işlevi gördüğünü, yani sosyal ikame görevi üstlendiği yönünde yorum yaptırıyor.
İhtiyaç tatmini içeren şarkıların popülaritesi, dinleyicilerin bu şarkılar yoluyla dolaylı bir psikolojik tatmin yaşamasıyla açıklanırken; kalp kırıklığı veya hayal kırıklığı gibi ihtiyaç engelleme temalarının varlığı ise dinleyicilerin zor dönemlerinde bir teselli arayışı içinde olması ve kendilerini anlaşılmış hissetmek istemesiyle gerekçelendiriliyor.
Batının normları “özerklik” temasındaki artışa sebep
Özerklik temasındaki artış eğilimi, batı toplumlarında tabu konuların normalleşmesi ve feminist ideolojinin yükselişi gibi kültürel değişimlerle bağdaştırılıyor. Yetkinlik temasının en düşük oranda kalması ise bu ihtiyacın spor gibi daha aktif faaliyetlerle karşılanmasının tercih edilmesine veya popüler müzik listelerindeki ticari türlerin başarı yerine duygusal ve ilişkisel temalara odaklanmasına yoruluyor.
Bunun yanında araştırmacılar, verilerin yalnızca İngilizcedeki batı merkezli bir listeden derlenmiş olmasının kültürel genelleme açısından bir sınırlılık teşkil edebileceğini ve yapay zeka modellerinin analizlerinde nadiren de olsa yanlılıklara sebep olabileceğini belirtiyor.
Söz konusu çalışmanın sonuçları, metodolojik (yönteme dayalı) olarak yapay zekanın çok büyük metin verilerindeki bağlamsal ve psikolojik anlamları insan gücüne kıyasla çok daha hızlı ve düşük maliyetle analiz edebileceğini kanıtlıyor. Araştırmacılar, müziğin gençlerin ve diğer bireylerin iyi ruh hallerini desteklemesinde düşük maliyetli ve kolay erişilebilir bir ruh sağlığı aracı olarak kullanılabileceğini düşünüyor.
Kaynak: The Conversation

