Ana SayfaYaşamSağlıkÇocuklarda antibiyotik direnci giderek artıyor

Çocuklarda antibiyotik direnci giderek artıyor

MCRI liderliğinde, pek çok üniversitenin de yer aldığı çalışma, çocuklarda antimikrobiyal direncin küresel ölçekte artmaya devam ettiğini ileri sürdü. Ocak 2004’ten Aralık 2022’ye kadar 82 ülkeyi kapsayan ATLAS çalışması verileriyle (Antimicrobial Testing Leadership and Surveillance) çocuklara ait 106 binden fazla enfeksiyon örneği analiz edildi. Analizler, 2004’te zengin ve yoksul ülkelerdeki direnç oranları birbirine yakınken, 2022’ye gelindiğinde düşük gelirli ülkelerde direnç oranı, yüksek gelirli ülkelerin neredeyse iki katına ulaştığını gösterdi.  

Çalışma kapsamında Dünya Sağlık Örgütü’nün antibiyotikleri direnç geliştirme potansiyellerine ve tedavideki rollerine göre gruplandırıldığı “AWaRe” sistemi kullanıldı. Bu sistem antibiyotiklerin doğru kullanımını sağlamak ve direnç gelişimini takip etmek için oluşturulmuştu. Araştırmacılar 106 binden fazla enfeksiyon örneğinden elde ettikleri verileri bu antibiyotik sınıflandırmasına göre analiz ederek temel antibiyotiklerin işlevini gelecek nesiller için korumayı hedefledi. “Access” (erişim), “Watch”(izlem) ve “Reserve” (son çare) olarak sınıflandırılan sistemde Access genellikle çocukluk çağı enfeksiyonlarında ilk tercih edilen tedavi olarak kullanılan antibiyotikler. Watch, direnç riski daha yüksek olan ve DSÖ tarafından aşırı kullanımının kısıtlanması tavsiye edilen tür. Reserve denen son çare/yedek ise diğer hiçbir ilacın etki etmediği, son çare olarak tercih edilen antibiyotikler. 

İlk basamak antibiyotikler artık işe yaramıyor

Araştırmacılar artan antibiyotik direncinin arkasında sepsis ve zatürre gibi şiddetli enfeksiyonlara neden olan Gram-negatif bakterilerin olduğunu tespit etti. Zatürreye ve kan dolaşımı enfeksiyonlarına neden olduğu bilinen “Acinetobacter baumannii” ile genellikle idrar yolları enfeksiyonunda tespit edilen “Klebsiella” isimli bakteriler yüzünden ilk tercih edilen (Access) antibiyotikler artık çocuklarda iyileşme sağlamıyor. Doktorlar da mecburen DSÖ’nün son çare olarak gördüğü, daha güçlü olan Watch ve Reserve grubundaki antibiyotiklere başvuruyor. Bu kullanımın artması, asıl korunması gereken ve elde kalan kritik ilaçlara (Watch ve Reserve gibi antibiyotiklere) karşı bile bakterilerin geliştirdiği direnci artırıyor. Araştırmacıların yaptığı tahminlere göre karbapenem adı verilen son çare antibiyotik grubuna direnç 2035 yılına kadar A. baumannii’de yüzde 82’ye, Klebsiella için yüzde 35’e çıkacağı öngörülüyor. 

Çalışmanın yazarlarından Doç. Dr. Penelope Bryant, DSÖ’nün önerdiği standart antibiyotik tedavilerinin artık hastanelerde, özellikle yatan çocuklarda beklenen sonucu vermediğini belirtiyor. Bryant, çocukları korumak için sistemin değişmesi gerektiğini söylüyor. Bunun için hangi mikrobun hangi ilaca dirençli olduğunu anlık olarak takip eden sistemler kurulması gerektiğini belirtiyor. Bunun yanında antibiyotiklerin her hastalıkta gelişigüzel verilmesinin yanlış olduğunu, sadece çok gerekli olduğunda doğru dozda kullanılması gerektiğini savunuyor. Ayrıca Bryant, dünyanın her yerindeki çocukların gerçekten işe yarayacak doğru antibiyotiklere hızlıca ulaşabilmelerinin sağlanması gerektiğini vurguluyor.

Dünyada ilk antibiyotik izleme platformu

Antibiyotik direncinin özellikle çocuklarda nasıl değiştiğine dair eksik olan tabloyu sunmak için araştırma kapsamında “AMR in Kids” isimli platform kuruldu. Web sitesi doktorların, araştırmacıların ve devlet yetkililerinin erişebileceği; antibiyotik direncini ülke, bakteri ve antibiyotik sınıfı bazında incelenebilen bir yapıda kuruldu. Platform sadece mevcut durumu göstermiyor, aynı zamanda bölgeye ve bakteri  türüne özel olarak 2035 yılına kadar direncin ne düzeye geleceğine dair bilimsel öngörüler sunuyor. Araştırmacılar bu doğrultuda gelecekteki tehlikeleri şimdiden belirlemeyi, doğru tedavi kararlarının alınmasını ve halk sağlığı önlemlerine yön vermeyi amaçlıyor. 

Araştırmacılar, gelişmemiş ülkelerde kontrolsüz antibiyotik kullanımı ve yetersiz hijyen koşullarını ele alınması gerektiğini belirtiyor. Bu ülkelerin tanı tekniklerine ve birinci basamak antibiyotiklere daha iyi erişim sağlayabilmesi gerektiğini söyleniyor. Yüksek gelirli ülkelerde ise enfeksiyon kontrolü kritik önem taşıdığından antibiyotiklerin aşırı kullanımının tarım, veterinerlik ve hastane ortamlarında ele alınması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca çocuk dostu antibiyotik formülasyonlarına, daha net dozaj kılavuzlarına ve antibiyotik kullanımını güvenli şekilde azaltmaya yönelik denemeler için fonlanmaya ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor. 

Kaynak: Jama Pediatrics 

Son İçerikler