İspanya’nın Toledo bölgesinde 6 bin yıllık bir nekropol keşfedildi. Antik çağ yerleşim yerlerinde mezarlıkların ve toplu mezar alanlarının bulunduğu özel bölgelere nekropol deniyor. Araştırmacılar tarafından “Valdelasilla” adı verilen bu antik yerleşim, MÖ 5. bin yılın sonlarına (yaklaşık MÖ 4300–4000) tarihleniyor ve megalitik mezar yapılarının başlangıçta kıyı bölgeleriyle sınırlı olduğu ve daha sonra iç kesimlere yayıldığı yönündeki uzun süredir kabul edilen teoriyi sorguluyor.
Prehistorik alan, Illescas kasabasına bakan bir tepe üzerinde yer alıyor. 2020 yılında keşfedildi ve aynı yıl kazı çalışmaları yapıldı. Araştırmanın ayrıntıları Cambridge Archaeological Journal’da yayınlanan bir makalede yer alıyor.

Alan, 6 metre çapında büyük dairesel bir oda mezar içeriyor. Etrafında yaklaşık 36 metre çapında büyük bir hendekle çevrili bir alan bulunuyor. Ayrıca alanda, ahşap, kil ve sıkıştırılmış topraktan yapılmış, 2 ila 3 metre genişliğinde birkaç küçük mezar odası daha var. En az 46 bireye ait insan kalıntıları, 11 farklı mezar yapısı içinde bulundu ve radyokarbon tarihleme ile bilgisayar modellemeleri kullanılarak tarihlendirildi.
Araştırma ekibine göre insanlar bu alanı yüzyıllar boyunca, Geç Neolitik dönemden Kalkolitik (Bakır Çağı) döneme kadar kullandı. Zaman içinde cenaze uygulamaları da değişti; başlangıçta bireysel gömüler yapılırken, daha sonra toplu mezarlara ve ikincil gömülere geçildi. Bu süreçte kemiklerin ve kafataslarının bilinçli olarak düzenlendiği görüldü.
Anıtsal mezarlar sadece kıyılarda başlamadı
Makale yazarlarına göre, Valdelasilla daha sonra Avrupa genelinde görülen devasa taş levhalardan oluşan anıtsal megalitik yapılara evrilen çok erken bir mezar geleneğini temsil ediyor. Araştırmacılar makalede, “Bu nekropol, MÖ 5. bin yılın sonlarında kurulmuş olup, kuzeydoğu ve güneybatı İber Yarımadası’ndaki ortaya çıkan megalitizmle ilişkili diğer mezarlıklarla birçok ortak özellik paylaşmaktadır” ifadesini kullanıyor.
Valdelasilla’nın yaklaşık 6.000 yıllık olması, anıtsal mezar geleneklerinin tek bir kıyı bölgesinde, örneğin kuzeybatı Fransa’da başladığı ve buradan deniz yoluyla yayılarak iç bölgelere ulaştığı fikrine doğrudan meydan okuyor. Bulgular, iç kesimlerdeki toplulukların da aynı dönemde kendi büyük anıtlarını geliştirdiğini gösteriyor.
Kaynak: Cambridge Archaeological Journal

