Kronik Hepatit B enfeksiyonlu hastaları inceleyen Avrupalı doktorlar 15 yıl önce dikkat çeken bir durum fark etti. Bazı hastalar ilaç kullanmayı bıraktıklarında virüs yeniden ortaya çıkıyor ancak yine de iyileşebiliyorlardı. Yani, enfeksiyon geri geldiğinde bağışıklık sistemini virüse saldırmaya iten bir faktör vardı ama ne olduğu bilinmiyordu. ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi San Francisco’dan (UCSF) araştırmacılar bağışıklık hücrelerini virüsle savaşmaya iten söz konusu mekanizmayı keşfetti. Yeni çalışmaya göre, bağışıklık tepkilerini koordine eden belirli T hücreleri, karaciğerdeki enfeksiyonu tespit ediyor ve bir saldırı başlatıyor. “CD4+ T hücreleri” olarak adlandırılan bu bağışıklık hücreleri bulunmadığında enfeksiyon devam ediyor.
Dünya genelinde yüz milyonlarca insan Hepatit B enfeksiyonuna sahip. Hepatit B, HBV’nin (Hepatit B virüsünün) neden olduğu, karaciğeri hedef alan ciddi bir enfeksiyon hastalığı. Enfeksiyon, virüsün kan ya da vücut sıvıları yoluyla sağlıklı bir kişiye bulaşmasıyla ortaya çıkıyor. Hastalık özellikle de doğum sırasında anneden bebeğe geçişle bulaşıyor. Enfeksiyonun belirtileri kişiden kişiye değişirken genellikle yorgunluk, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı, koyu renkli idrar ve sarılık (cilt ve gözlerin sararması) görülüyor ya da hiçbir belirti görülmediği de oluyor. Hastalık kronikleştiğinde yıllar içinde siroz veya karaciğer kanserine yol açabiliyor.
Aşılar ve tedaviler Hepatit B enfeksiyonunu kontrol altında tutabilse de virüsün yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle her yıl bir milyondan fazla insan hayatını kaybediyor. Üstelik enfeksiyon erken yaşta ortaya çıkarsa bağışıklık sistemi tepki veremediği için çoğunlukla kronikleşiyor. Yetişkinlikte enfekte olanlar virüsü temizleme konusunda çok daha başarılı oluyor.
CD4+, Hepatit B’ye karşı bağışıklığı harekete geçirdi
Yeni çalışmada UCSF araştırmacıları, HBV’ye karşılık neyin bağışıklık tepkisini tetiklediğine ve neden bazı kronik HBV hastalarında işe yararken bazılarında yaramadığına odaklandı. Laboratuvar deneylerinde farelerin genetiği, Hepatit B virüsü veya HBV proteinlerini üretecek şekilde değiştirildi. Böylece fareler doğumdan itibaren bağışıklık hücrelerinden yoksun hale getirildi. Ardından, bu farelere yeni bağışıklık hücreleri nakledilerek, hücrelerin virüsü tehdit olarak tanıyıp tanımadığı test edildi.
Deneyde; yetişkin farelerde, nakledilen CD4+ T hücrelerine sahip bağışıklık hücrelerinin Hepatit B proteinlerini hızla tespit ettiği ve bağışıklığı alarma geçirdiği bulundu. Ancak daha genç farelerde aynı durum gözlemlenmedi, yani CD4+ hücreleri tepki vermedi.
Makale yazarlarından UCSF’de hesaplamalı immünoloji uzmanı Profesör Gabriela Fragiadakis, bulguları, “Fare modelleri, çocukluk çağı Hepatit B’sinin nasıl kronik hale geldiğini, yetişkin Hepatit B’sinin ise nasıl aşılabileceğini gösteriyor.” şeklinde yorumladı.
Makalenin kıdemli yazarlarından UCSF Karaciğer Merkezi üyesi Dr. Stewart Cooper ise, tedavi durdurulduğunda hastaların yaklaşık üçte birinin doğru bağışıklık tepkisini oluşturup virüsü temizleyebildiğini vurguladı.
CD8+ yerine CD4+ hücrelerine mi odaklanmalı?
Ardından araştırmacılar, kronik Hepatit B tedavisi görmüş hastalardan alınan kan örneklerini analiz etti. Hastaların antiviral tedavileri dikkatlice kesilmişti ancak yalnızca bazıları enfeksiyonu tamamen temizleyebilmişti. Virüsü temizleyen hastalarda, virüs çoğaldıkça karaciğerdeki CD4+ hücreler daha aktif hale geldi. Enfeksiyonu temizleyemeyen hastalarda ise CD4+ hücrelerde böyle bir aktivasyon gözlenmedi.
Bulgular, uzun süredir Hepatit B’nin temizlenmesinde esas rolü oynadığı düşünülen “katil” CD8+ T hücrelerine odaklanılmasını sorguluyor. CD8+, virüsle enfekte olmuş hücreleri ve kanser hücrelerini doğrudan yok eden bağışıklık sistemi hücreleri olarak biliniyor.
Eğer CD4+ hücreler virüsün temizlenmesi için gerçekten gerekliyse, antiviraller kesilirken bu hücreleri aktive edecek tedaviler geliştirilebilir, böylece bağışıklık sisteminin hastalığı ortalığı kaldırması sağlanabilir.
Araştırmacıların iddiasına göre, Science Translational Medicine’da yayınlanan bulgular, Hepatit B enfeksiyonuna karşı etkili bir tedavi geliştirmenin anahtarı olabilir.
Kaynak: UCSF, Science Translational Medicine

