Şili’de kurulan Vera C. Rubin Observatory’de yürütülen gözlemlerde, henüz tam kapasite çalışmaya başlamadan 11 binden fazla yeni asteroit keşfedildi. Tespit edilen gökcisimleri arasında, daha önce bilinmeyen 33 adet Dünya’ya yakın asteroit de yer alıyor. Bu cisimler, Güneş’e en çok yaklaştıkları noktada Dünya ile Güneş arasındaki mesafenin en fazla 1,3 katına kadar yaklaşabilen yörüngelere sahip.
Bunun yanı sıra yüzlerce uzak buzlu gökcismi (Neptün ötesi cisimler) de tespit edilirken, daha önce bilinen 80 binden fazla asteroidin yörüngesi yeniden ve çok daha hassas şekilde hesaplandı.
Rubin Gözlemevi’ni bu kadar güçlü yapan en önemli özelliklerden biri, 8,4 metrelik ana aynası ve şimdiye kadar geliştirilmiş en büyük dijital kameralardan birine sahip olması. Yaklaşık 3,2 gigapiksel çözünürlüğündeki bu kamera, gökyüzünün çok geniş bir alanını tek seferde görüntüleyebiliyor.
Sistem, gökyüzünü sürekli olarak tarayıp aynı bölgenin farklı zamanlarda çekilmiş görüntülerini karşılaştırıyor. Bu süreçte yapay zeka destekli algoritmalar devreye giriyor ve sabit yıldızlar arasındaki en küçük hareketi bile tespit ederek yer değiştiren cisimleri belirliyor. Yani aslında teleskop sadece bakmıyor, aynı zamanda gördüğünü analiz ederek karar veriyor.
Bu yöntem, klasik teleskoplarla yıllar sürebilen keşif süreçlerini daha hızlı olmasını sağlıyor. Çünkü artık gökyüzü tek tek incelenmek yerine, sürekli ve otomatik bir şekilde taranıyor. Bu da özellikle hızlı hareket eden ve kısa sürede kaybolabilen asteroitlerin yakalanmasını kolaylaştırıyor.
Dünya için tehdit oluşturmuyor
Gözlemlere göre şu ana kadar tespit edilen gökcisimlerinin Dünya için herhangi bir tehdit oluşturmuyor. Sistem bu gibi asteoritleri yani Dünya’ya yaklaşabilecek potansiyel tehlikelerin çok daha erken fark edilmesini sağlayacak.
Washington Üniversitesi’nden gökbilimci ve Rubin Güneş Sistemi baş araştırmacı Dr. Mario Juric, “Rubin’in ilk gözlem sonuçlarının ardından yapılan bu ilk büyük veri paylaşımı, buzdağının sadece görünen kısmı ve gözlemevinin artık hazır olduğunu gösteriyor” dedi.
10 yıl sürmesi planlanan gözlem programı kapsamında Rubin Gözlemevi’nin, milyonlarca yeni asteroit keşfetmesi ve Güneş Sistemi’nin bugüne kadarki en detaylı haritasını oluşturması hedefleniyor.
Kaynak: Space.com

