Ana SayfaYaşamSağlıkKonyalı öğretmen damar yolunu gösteren cihaz geliştirdi

Konyalı öğretmen damar yolunu gösteren cihaz geliştirdi

Konya’daki Selçuklu Bilim ve Sanat Merkezinde görev yapan fizik öğretmeni Fikret Erdoğdu, öğrencisiyle birlikte yüzeysel damarların yerini bulmayı kolaylaştıran damar bulucu cihaz geliştirdi. Yüzeysel damarlar, cildin hemen altında bulunan ve genellikle kan alma ya da serum takma işlemlerinde kullanılan toplardamar türlerine deniyor.

Cihaz, optik görüntüleme teknolojisiyle çalışıyor ve ışığın soğurulması (absorpsiyon), dokular içinde yayılması (difüzyon) ve geri yansıması (refleksiyon) gibi fizik prensiplerinden yararlanıyor. Vücuda yaklaşık 600-900 nanometre aralığında kırmızı ve kızılötesine yakın ışık gönderiliyor. Bu ışık türleri cilt altına daha kolay ulaşabiliyor. Işık; cilt altına ulaştığında dokuların içinde difüzyon etkisiyle farklı yönlere yayılıyor.

Deri, yağ ve kas dokuları ışığın önemli bir bölümünü refleksiyon yoluyla geri yansıtırken, kan damarlarının içindeki hemoglobin ışığın bir kısmını absorpsiyon yoluyla daha fazla soğuruyor. Bunun nedeni hemoglobinin yapısında bulunan demir içeren “hem” grubunun özellikle kırmızı ve kızılötesine yakın ışığın enerjisiyle daha güçlü etkileşime girmesi. “Hem” grubu, ortasında demir atomu bulunan ve oksijenin bağlanıp taşınmasını sağlayan halka şeklinde özel bir kimyasal yapı. Bu nedenle damarın bulunduğu bölgelerden geri dönen ışık miktarı azalıyor ve damarlar çevre dokulara göre daha koyu bir görüntü oluşturuyor.

Cihazda bulunan sensörler, optik filtreler ve reflektör sistemleri de damar ve çevre dokular arasındaki bu parlaklık farkını algılayıp büyüterek damarların yerini cilt yüzeyinde daha net şekilde görünür hale getiriyor. Böylece damar yolu açma işlemi daha hızlı ve doğru yapılabiliyor, deneme sayısı azalabiliyor ve hastanın daha az acı hissetmesi mümkün hale geliyor.

Sağlıkçıların iş yükünü azaltacak

Sağlık çalışanları için damar yolu açma işlemi, bazı hasta gruplarında ciddi bir zorluk oluşturabiliyor. Bebeklerde damarların çok ince olması, yaşlı kişilerde damar yapısının zayıflaması, diyabet hastalarında damar sertleşmesi ve onkoloji hastalarında tedaviye bağlı damar hasarı, bu işlemi daha da güç hale getirebiliyor. Geliştirilen cihazın, bu tür durumlarda müdahale süresini kısaltarak hem hasta konforunu artırması hem de sağlık personelinin iş yükünü azaltması hedefleniyor.

Yaklaşık 5 yıl süren araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda 27 farklı prototip üretildi. Bu prototipler, gerçek klinik koşullarda sağlık çalışanları tarafından test edildi ve alınan geri bildirimler doğrultusunda cihazın kullanımı, ışık gücü ve görüntü netliği gibi özellikleri geliştirildi.

Yurt dışından ithal edilen benzer damar görüntüleme cihazlarının maliyeti oldukça yüksek seviyelerde bulunurken, geliştirilen bu sistemin çok daha düşük maliyetle üretilebildiği belirtiliyor. 

Proje için patent süreci devam ederken, cihazın hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Son İçerikler