Amerika Birleşik Devletleri’nde Colorado Boulder Üniversitesinden araştırmacılar, geçici ağrının nasıl kalıcı hale geldiğini açıklayan kritik bir beyin devresini ortaya çıkardı. Journal of Neuroscience dergisinde 16 Aralık 2025’te yayınlanan çalışmaya göre, “kaudal granular insular korteks” (CGIC) adı verilen derin bir beyin bölgesi, ağrının kronikleşmesinde merkezi bir rol oynuyor.
Araştırmada, siyatik sinir hasarı oluşturulan deney hayvanları üzerinde çalışıldı. Bilim insanları, CGIC ile birincil somatosensor korteks (SI) arasındaki bağlantının, dokunmanın acı olarak algılanmasına yol açan “allodini” gelişiminde belirleyici olduğunu saptadı. Allodini, normalde ağrıya neden olmayan hafif bir temasın, örneğin kıyafetin cilde değmesi ya da hafif bir dokunuşun şiddetli ağrı olarak hissedilmesi anlamına geliyor ve sinir hasarına bağlı kronik ağrılarda sık görülüyor.
Normal koşullarda ağrı, vücudun bir tehlikeye karşı verdiği geçici bir uyarı olarak ortaya çıkıyor. Parmak kesildiğinde ya da ayak burkulduğunda, sinirler omuriliğe sinyal gönderiyor ve beyin bu bilgiyi ağrı olarak algılıyor. Doku iyileştikçe bu sinyaller azalıyor. Ancak kronik ağrıda bu mekanizma bozuluyor; başlangıçtaki hasar ortadan kalksa bile beyin ağrı sinyallerini üretmeye devam ediyor.
Çalışma, CGIC-SI bağlantısının bu noktada devreye girdiğini gösteriyor. Araştırmacılar, normalde geçici olan ağrı sinyallerinin bu yolak aracılığıyla beyne adeta “sürdür” komutu verdiğini ortaya koydu.
Ekip, kemogenetik yöntemler kullanarak bu devreyi susturduğunda, hem yeni oluşan ağrının kronikleşmesi engellendi hem de uzun süredir ağrı çeken hayvanlarda belirtiler kayboldu. Tersine, sağlıklı hayvanlarda bu bağlantı yapay olarak etkinleştirildiğinde allodini ortaya çıktı. Yani yalnızca bu beyin yolunun uyarılması bile, dokunmanın ağrıya dönüşmesine yetti.
Opioid dışında tedaviler mümkün mü?
Çalışmanın baş yazarı Jayson Ball, CGIC’nin akut ağrıda sınırlı bir rol oynadığını ancak kronik ağrının devam etmesinde bir “karar merkezi” gibi davrandığını belirtiyor. Araştırmaya göre CGIC, SI üzerinden omuriliğe sinyal göndererek ağrının sürmesini sağlıyor ve böylece beyin, vücudu hala tehdit altında sanıyor.
Uzmanlar, bu bulguların opioid dışı yeni tedavilerin geliştirilmesine katkıda bulunabileceğini düşünüyor. Gelecekte, belirli beyin hücrelerini hedef alan enjeksiyonlar ya da beyin-bilgisayar arayüzleriyle kronik ağrının, bağımlılık riski taşıyan güçlü ağrı kesicilere gerek kalmadan tedavi edilmesi mümkün olabilir.
Dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık dörtte birinin kronik ağrıdan muzdarip olduğu düşünülürken, bu çalışma ağrının neden bazen geçip gitmediğine dair önemli ipuçları sunuyor ve kronik ağrının yalnızca bedensel değil, aynı zamanda beyinde şekillenen bir süreç olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Kaynak: JNeurosci

