Ana SayfaYaşamSağlıkGöz teması bebeklerde dil öğrenimini etkiliyor

Göz teması bebeklerde dil öğrenimini etkiliyor

Singapore Nanyang Teknolojik Üniversitesi ve Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, bebeklerin dil öğrenme becerilerine dair bir çalışma yürüttü. 47 bebekle yapılan çalışmanın sonuçları Nature Communications dergisinde yayınlandı. Çalışma, göz temasının beyni öğrenmeye hazır hale getiren bir sinyal olduğuna işaret ediyor. Deneylerde bebeklere, filtreli gözlükler ile göz teması seviyesi ayarlanan ve yapay kelimeler konuşan bir kadının videosu izlettiriliyor. Bebekler göz teması kurulduğunda yeni kelimeler öğreniyor, göz teması azaldığında istatiksel olarak anlamlı bir öğrenme gerçekleştirmiyor. 

Araştırma, yaş ortalaması 9,4 ay olan 47 bebeğin katılımıyla gerçekleşti. Bebeklerin yeni ses kombinasyonlarıyla karşılaşması için 12 heceli, dört kelimelik yapay bir dil kullanıldı. Yöntemde temel alınan istatistiksel öğrenme kavramı, bebeklerin hecelerin art arda gelme sıklığını hesaplayarak kelimeleri ayırt etme yeteneği anlamına geliyor.

Deneydeki görsel uyaranlar, konuşmacının gözlüğüne ve kameraya konulan polarize filtrelerle kontrol edildi. Düzenek, konuşmacının görüşünü engellemeden bebeklerin gözleri tam, kısmen veya hiç görmediği üç durum oluşturdu. Konuşmacı, göz temasını diğer sosyal sinyallerden ayırmak için başını sabit tuttu ve nötr bir yüz ifadesi kullandı. Böylece belirtisel ipuçlar (ostensive cues) adı verilen ve iletişim kurma niyetini gösteren sosyal sinyaller arasında sadece göz teması değişti.

Deney, bebeklerin 60 saniye boyunca konuşmacıyı izlediği bir tanıştırma evresiyle başladı. Bu sırada bebeğin ve konuşmacının beyin aktiviteleri EEG cihazıyla kaydedilerek beyin dalgalarının uyumu ölçüldü. Tanıştırma aşamasının ardından geçilen test evresinde ise bebeklerin kelimeleri zihninde ayrıştırma süresi, bakma süresi yöntemiyle takip edildi. Bakma süresi (looking time), bebeklerin zihinsel süreçlerini ve bir bilgiyi öğrenip öğrenmediklerini ölçmek için kullanılan bilimsel yöntem olarak biliniyor.

Odaklanma aynı 

Çalışma, dil öğreniminin sadece tam göz teması kurulan durumda istatistiksel olarak anlamlı şekilde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Bu durumda bebekler, öğrendikleri kelimeleri ayırt edebildikleri için geçersiz dizilimlere 1,22 saniye daha uzun süre bakıyor. Gözlerin karartıldığı kısmi temas koşulunda fark 0,76 saniyeye, gözlerin gizlendiği koşulda 0,34 saniyeye düşüyor. Sürenin kısalması hızlı ayırt etmeyi değil, öğrenme gerçekleşmediği için iki durum arasındaki farkın anlaşılamadığını gösteriyor. Son iki seviyede iki ses grubu da eşit derecede yabancı kaldığından belirgin bir öğrenme gerçekleşmiyor. Bu sonuçlar, göz temasının öğrenmeyi başlatan bir sinyal olduğuna işaret ediyor.

Bebekler, konuşmacının gözlerinin görünme durumuna bakmadan onu aynı süre ve dikkatle izlemeye devam ediyor. Bu durum, bir bilgiye yalnızca odaklanmanın veya onu dinlemenin dil öğrenimi için tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Beyin, duyduğu sesleri rastgele bir gürültü olarak değil de öğrenilmesi gereken bir bilgi olarak işleyebilmek için göz teması gibi kendisine yöneltilmiş bir sosyal onay sinyaline ihtiyaç duyuyor.

Araştırmacılar, verilerin 47 bebeklik sınırlı bir grupla ve laboratuvar ortamında elde edildiğini belirtiyor. Videolar önceden kaydedildiği için iletişim tek yönlü kalıyor ve gerçek bir sohbetteki karşılıklı tepkisellik tam yansıtılmıyor. Günlük hayattaki dikkat dağıtıcı unsurlar altında göz temasının aynı etkiyi gösterip göstermeyeceği henüz kesin olarak bilinmiyor. Bu nedenle veriler, yeni çalışmalarla doğrulanması gereken öncül bilgiler olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Nature Communications

Son İçerikler