Ana SayfaYaşamOyunBirlikte canlı maç izlemek kalp atışlarını etkiliyor  

Birlikte canlı maç izlemek kalp atışlarını etkiliyor  

Sosyal bağların, insanların psikolojik ve duygusal refahına büyük katkı sağladığı biliniyor. Nitekim sosyalleşme ve başkalarıyla bağ kurmada yaşanan güçlükler; depresyon, sosyal anksiyete bozukluğu (SAB), şizofreni ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) dahil olmak üzere çeşitli psikiyatrik durumlarla ilişkilendiriliyor. 

Zaman zaman “aşk-bağlanma hormonu” olarak da adlandırılan oksitosin; empati, sevgi, güven ve sosyal bağ kurmanın diğer yönlerinde kilit bir rol oynamakta. Geçmiş araştırmalar, bir hastanın vücuduna burun yoluyla oksitosin verilmesinin, insanların sosyal bağ kurma deneyimleri üzerinde az ila orta düzeyde bir etkisi olduğunu ortaya koydu.

Japonya’daki Tsukuba Üniversitesindeki araştırmacılar, vücudun doğal olarak daha fazla oksitosin üretmesini sağlayan alternatif, ilaç dışı müdahalelerin potansiyel klinik faydalarını değerlendirdi. Translational Psychiatry dergisinde yayınlanan yakın tarihli bir makalede, başkalarıyla birlikte canlı spor etkinliklerine katılmanın endojen oksitosin (yani vücudun içinde doğal olarak üretilen oksitosin) seviyelerini artırdığını ve sosyal bağ kurmayla ilişkili diğer fizyolojik sinyalleri güçlendirdiği gösterildi.

Canlı basketbol maçı sırasında kalp atış hızı takibi 

Geçmiş psikolojik çalışmalar, başkalarıyla tekrarlanan yakın fiziksel temasın vücutta oksitosin salgılanmasını destekleyebileceğini gösteriyor. Ancak tüm psikiyatrik hastalar fiziksel temastan rahatsız olmayabilir veya bazılarının başkalarıyla yakın temas kurmak için pek fırsatı bulunmayabilir.

Araştırmacılar, fiziksel temas gerektirmeyen yüz yüze e-sporların bile sosyal bağ kurmaya dair bazı biyolojik göstergeleri artırabildiğini gözlemlemişti. Önceki araştırmalarından yola çıkan ekip, insanlar canlı basketbol maçlarına katılırken sosyal bağ kurmayla bağlantılı fizyolojik sinyalleri ölçmek için yola çıktı.

Makalenin birinci yazarı Takashi Matsui, Medical Xpress’e yaptığı açıklamada, “Önceki çalışmalarımızdan biri önemli bir ipucu sağladı: Fiziksel temas içermeyen yüz yüze rekabetçi ve iş birliğine dayalı e-sporlar sırasında, hem endojen oksitosin salınımı hem de kalp atış hızı senkronizasyonu, yani insanların bedensel tepkilerinin birbiriyle uyum sağlamasını gözlemledik.” dedi.

Matsui, bu durumun onları TSUKUBA LIVE! etkinliğini kullanarak, seyircilerin oynamadan veya birbiriyle doğrudan etkileşime girmeden, yalnızca dikkati ve duyguları paylaşarak hormonel, fizyolojik ve sosyal olarak birbirine bağlanıp bağlanamayacağını sormaya yönelttiğini söyledi. 

Araştırmacılar, Tsukuba Üniversitesindeki iki üniversiteler arası basketbol maçına katılan 60 seyirci seçti. Her maçın öncesinde, sırasında ve sonrasında seyircilerden üç farklı fizyolojik ölçüm topladılar.

İlk olarak, vücuttaki oksitosin ve kortizol seviyelerini ölçmek için tükürük örnekleri aldılar. Oksitosin sosyal bağ kurma ve insani bağlar ile ilişkilendirilirken, yüksek kortizol seviyeleri stres, anksiyete ve fizyolojik uyarılma ile bağlantılı. 

Ekip ayrıca giyilebilir sensörler kullanarak seçilen seyircilerin kalp atış hızlarını kaydetti. Son olarak, seyircilere maç deneyimleriyle ilgili olarak maça ne kadar odaklandıkları, tekrar katılmayı planlayıp planlamadıkları ve diğer seyircilerle bir birlik duygusu hissedip hissetmedikleri gibi birkaç soru yanıtlamalarını istediler.

Araştırmacılar, maçtan önce hormon seviyesi düşük olan seyircilerde oksitosin seviyelerinin arttığını, başlangıçta yüksek seviyelere sahip olanlarda ise yüksek kalmaya devam ettiğini gözlemledi. Buna karşılık, katılımcıların kortizol seviyeleri maç sırasında düşüş gösterdi, bu da katılanların daha az stresli olduğunu ortaya koydu.

Matsui, “Ayrıca seyircilerin kalp atış hızı modellerinin daha senkronize hale geldiğini bulduk. Daha yüksek oksitosin, daha güçlü senkronizasyon ile mütevazı bir pozitif ilişki gösterdi ve her ikisi de daha fazla keyif alma, birlik duygusu, maça kapılma ve canlı bir maça tekrar katılma niyetiyle bağlantılıydı.” ifadesini kullandı. 

Çalışmanın sonuçları, canlı spor etkinliklerine katılmanın sosyal bağları ve yakınlaşmayı teşvik edebileceğini gösteriyor. Bu tür etkinlikler karmaşık psikiyatrik durumları tedavi etmek için tek başına yeterli olmayabilse de hastaların genel refahını ve başkalarıyla olan ilişkilerini geliştirmek adına erişilebilir fırsatlar sunabilir.

Kaynak: Translational Psychiatry 

Son İçerikler