İsveç’teki Karolinska Enstitüsü araştırmacıları, beynin özellikle hipokampus ve ventromedial prefrontal korteks (vmPFC) bölgelerinin, duygu kavramlarını bir harita gibi organize ettiğini öne sürdü. Hipokampus, hafızayı oluşturmak ve deneyimleri organize etmekte görev alıyor. Ventromedial prefrontal korteks ise duygusal kararlar almayı ve olaylar arasındaki ilişkileri değerlendirmeyi sağlıyor.
Çalışmalara göre, insanlar yaşadıkları olayı değerlendirirken veya bir kelimenin anlamını yorumlarken, duygusal deneyimler çoğunlukla iki temel boyut etrafında organize oluyor: Valans (valence) ve uyarılma (arousal). Valans, bir duygunun ne kadar olumlu ya da olumsuz deneyimlendiğini ifade eden psikolojik bir boyut olarak tanımlanıyor. Uyarılma ise bir duygunun kalp atışının hızlanması veya solunumun artması gibi fizyolojik tepkilerle ilişkili yoğunluk düzeyini ifade ediyor.
Araştırmada, sinir görüntüleme (fMRI) yöntemi ile izlenen katılımcılara farklı sahnelerden oluşan film parçaları izletildi. Analizler, hipokampusun belirli duygu kavramlarını iki boyutlu bir duygusal uzayda konumlandırdığını gösteriyor. Başka bir deyişle yapı, öfke, korku veya mutluluk gibi duyguların birbirine ne kadar benzer ya da farklı olduğunu temsil eden kavramsal ‘düğümler’ oluşturuyor. vmPFC ise düğümlerin tek tek temsilinden çok, aralarındaki ilişkiyi inceliyor. Araştırmaya göre vmPFC, duyguların zihinsel harita üzerindeki dağılımını ve aralarındaki mesafeleri değerlendirerek farklı duygusal durumlar arasındaki geçişleri ve bağlantıları çözümlemeye katkı sağlıyor.
Hangi duygular birbirine yakın?
Araştırma, duyguların harita üzerinde belirli ve sistematik konumlarda temsil edildiğini gösteriyor. Öfke ve korku, yüksek uyarılma ve olumsuz valans özellikleri taşıdıkları için haritada birbirine oldukça yakın duruyor; bu da bu iki duygunun çoğu zaman benzer fizyolojik tepkilerle deneyimlenmesini açıklıyor. Heyecan ve mutluluk gibi yüksek uyarılmalı ama olumlu valanslı duygular, öfke ve korkudan uzak bir bölgede konumlanıyor. Üzüntü, hayal kırıklığı veya sıkıntı gibi düşük uyarılmalı olumsuz duygular ise haritanın başka bir ekseninde yer alıyor, bu sayede beynimiz olumsuz duyguları yüksek uyarılmalı tehditlerden ayırt edebiliyor. Ayrıca aşk, tatmin ve suçluluk gibi karmaşık ve zaman içinde gelişen duygular, hipokampusun ön bölgesinde daha ayrıntılı ve ince kodlamalarla temsil ediliyor.
Araştırmanın başyazarı Philip Kragel, “Duygular sadece anlık tepkiler değildir; yaşamımızı anlamlandırmamıza, başkalarıyla empati kurmamıza ve iletişimimizi güçlendirmemize yardımcı olur” dedi. Araştırma ayrıca yapay zeka modelleriyle desteklendi. Tolman-Eichenbaum Makinesi (TEM) adlı yapay sinir ağı, insanların duygusal deneyimleri nasıl organize ettiğini simüle etmek için kullanıldı. Araştırmanın önemli bulgularından biri, hipokampusun farklı düzeylerde soyutlama yapabilmesi. Örneğin aşk, memnuniyet ve suçluluk gibi karmaşık duygular, hipokampusun ön bölgelerinde daha iyi temsil ediliyor. Temel duygularsa daha kısa sürede ve daha hızlı oluşuyor.
Çalışma, depresyon ve kaygı gibi zihinsel sağlık sorunlarına da ışık tutuyor. Daha az ayrıntılı ve sıkışık duygusal haritalara sahip bireylerin psikolojik sağlıklarının daha riskli olabileceği öne sürülüyor. Hipokampus ve vmPFC’nin, duyguların inceliklerini kodlayarak bu haritaları oluşturması, yalnızca duyguların anlaşılmasını değil, sağlıklı bir zihinsel işleyişi de destekliyor.
Kaynak: Nature Communications

