5 Ağustos 2026’da Neurology Open Access’te yayınlanan çalışmaya göre orta yaşlarda diyabet, hipertansiyon ve sigara gibi damar sağlığı açısından risk faktörlerine sahip olmak, ileri yaşlarda kişinin demans görülmeden geçireceği süreyi önemli ölçüde belirliyor. Halk arasında bunama olarak bilinen demans; kişinin hafıza, konuşma, karar verme ve günlük işleri yapma yeteneğinin kişisel hayatını etkileyecek kadar azalması durumunda gerçekleşiyor.
Kalp-damar hastalıklarının nedenlerini ve gelişimini araştıran çok merkezli bir çalışma olan Atherosclerosis Risk in Communities (ARIC) kapsamında 12.409 katılımcı 26 yıl boyunca gözlemlendi. Araştırmacılar, katılımcıları taşıdıkları risk faktörü sayılarına göre gruplara ayırarak 55-95 yaş aralığında demans görülmeden geçirdikleri yıl sayılarını ortalama olarak hesapladı.
Bulgular sonucunda hiç risk faktörü taşımayan katılımcıların 30,1 yıl demans görülmeden yaşadığı, üç risk faktörünü de taşıyan katılımcılarda bu sürenin 17,5 yıla kadar düştüğü gözlemlendi. Aynı zamanda üç risk faktörü taşıyan katılımcılarda demans riskinin 2,7 kat arttığı belirtildi. Orta yaşlarda damar sağlığını koruyan katılımcıların 12,6 yıla kadar daha fazla demans görülmeden yaşam geçirdikleri belirtildi.
Kadınlar erkeklerden daha uzun süre demans görülmeden yaşıyor
Araştırma, cinsiyet faktörlerinin de demans görülmeden yaşama süresi üzerinde etkili olabileceğini ortaya koydu. Üç risk faktörüne da sahip olan kadınların ortalama 18,1 yıl demanssız yaşadığı görülürken, bu süre erkeklerde 16,6 yıla kadar çıkabiliyor.
Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen APOE4 geninin taşıyıcılarının daha az demanssız yaşam süresine sahip olduğu düşünülüyordu. Ancak yapılan araştırma sırasında APOE4 genine sahip olunsa dahi üç risk faktörü bulundurmadan yaşayan katılımcıların demans görülmeden yaşadıkları sürenin daha uzun olduğu görüldü.
Sonuç olarak, 26 yıllık araştırma kalp-damar hastalıklarına dikkat edilmesinin demanssız bir yaşam için önemli rol oynadığını ortaya konuldu. Hastalığın seyrini değiştirebilecek etkili tedavilerin henüz sınırlı olması sebebiyle uzmanlar, orta yaşlardan itibaren hem kalp hem de beyin sağlığını korumanın ileri yaşlarda demans riskini azaltabileceğini belirtti.
Çalışmanın yazarları, yakın zamanda 80 yaşına kadar görülen demans vakalarının yüzde 22 ila 44’ünün orta ve ileri yaşlardaki kalp-damar risk faktörlerine bağlı olabileceğini gördüklerini, elde edilen bulgular her ne kadar sağlık açısından değerli olsa da hem genel yaşam süresini hem de demans olmadan geçirilen süreyi doğrudan etkileyip etkilemediğini kesin olarak ortaya koymadığını belirttiler.
Kaynak: Neurology.org

