Moğolistan’ın Tuul Vadisi’nde bulunan ve Dokuz Oğuzlara ait olduğu belirlenen Togu Balık Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılar, Türk tarihi için önemli bulgular ortaya çıkardı. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve Moğolistan Bilimler Akademisinin ortaklaşa yürüttüğü araştırmalarda, 14 kilometre uzunluğunda antik bir sulama kanalı, saray kompleksi, üretim atölyeleri ve tarımsal faaliyetlere ilişkin çok sayıda kalıntı tespit edildi.
Araştırmalar kapsamında gerçekleştirilen jeoarkeolojik sondajlarda saray yapısı, seramik ve kiremit üretiminde kullanılan fırın kalıntıları ile Tuul Nehri’nden tarım alanlarına su taşıyan kanal sistemi incelendi. Botanik araştırmalarında ise bölgede geçmişte tarım yapıldığını gösteren dört farklı antik buğday türüne ait kalıntılar belirlendi.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan, geçtiğimiz yıl elde edilen bulguların kentin ekonomisinin ağırlıklı olarak madenciliğe dayandığını gösterdiğini, bu yıl ulaşılan verilerin ise Togu Balık’ın aynı zamanda gelişmiş bir tarım ve üretim merkezi olduğunu kanıtladığını ifade ediyor. Araştırmacılar, Tuul Nehri boyunca uzanan yaklaşık 14 kilometrelik sulama kanalının, bozkır coğrafyasında planlı tarım yapıldığının en güçlü kanıtlarından biri olduğunu belirtiyor.
Togu Balık neden önemli?
Togu Balık, Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtlarında adı geçen ancak uzun yıllar yeri kesin olarak belirlenemeyen bir bozkır kenti olarak biliniyor. Son sekiz yıldır yürütülen çalışmalar sonucunda kentin kimliği doğrulanırken, çevrede bulunan Dokuz Oğuz boylarına ait damgalar, kaya yazıtları ve petroglifler de bu tespiti destekleyen önemli arkeolojik kanıtlar arasında yer alıyor.
Kazılarda ayrıca saray yapısı, sütun temelleri, üretim atölyeleri ve dışarıdan getirildiği belirlenen süs bitkilerine ait kalıntılar da ortaya çıkarıldı. Elde edilen bulgular, Togu Balık’ın yalnızca madencilik yapılan bir yerleşim değil; planlı tarım, üretim ve gelişmiş şehir yaşamının bir arada bulunduğu önemli bir merkez olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, keşfin Türklerin tarım ve yerleşik yaşam geçmişine ilişkin bilimsel bilgileri yeniden şekillendireceğini değerlendiriyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı

