Ana SayfaNedenArkeoloji2 bin 500 yıl önce İskitlerde kadın-erkek eşitliği 

2 bin 500 yıl önce İskitlerde kadın-erkek eşitliği 

Yeni bir DNA çalışmasına göre İskitler, 2 bin 500 yılı aşkın bir süre önce güçlü erkek ve kadınlardan oluşan seçkin hanedanlıklar etrafında örgütlenmişti. Sonuçlar, bu göçebe gruplarda toplumsal eşitsizliğin Demir Çağı’nda, M.Ö. 900 civarında ortaya çıktığını gösteriyor.

Arkeologların İskitler hakkında bilgilerinin çoğunluğu, antik Yunan ve Roma kaynaklarının bu usta süvariler hakkındaki anlatılarına ve Avrasya bozkırlarındaki “kurgan” denen büyük, tümsek şeklindeki mezar analizlerine dayanıyor. İskitlerin dövmeli mumyaları ve hayvan temalı karmaşık takıları, antik çağda Amazon efsanesine ilham kaynağı olmuş olabilecek kadın savaşçıları kadar ünlüydü. Ancak İskitler kendilerine ait hiçbir yazılı kayıt bırakmadılar ve M.Ö. 200 civarında aldıkları birkaç askeri yenilginin ardından muhtemelen diğer kültürel gruplar içinde eriyip gittiler.

3 Temmuz’da Science Advances dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar, coğrafi olarak geniş bir alana yayılmış bu grupların birbirleriyle nasıl akraba olduklarını ve toplumlarının siyasi olarak nasıl yapılandığını daha iyi anlamak için Demir Çağı’nda yaşamış 85 bireyin DNA’sını sıraladı. Araştırmacılar, seçkin aile hanedanlarının göçebe grupları merkezi konumlardan yönettiğini keşfetti. 

Kurganlardaki iskeletler incelendi

Araştırmacılar, M.Ö. 900 ile 200 yılları arasında 20 arkeolojik alandaki kurgan mezarlara gömülmüş 38 seçkin ve 47 seçkin olmayan bireyin genomunu inceledi. Seçkin olmayanların mezarları, seçkinlerin mezarlarına kıyasla daha küçüktü ve seçkin mezarlarında bulunan göz alıcı silahlardan ve altın eserlerden yoksundu.

DNA sonuçlarına göre araştırmacılar, seçkin tabakadaki insanların birbirleriyle akraba olma olasılığının, seçkin olmayan insanlarla akraba olma olasılığına kıyasla 11 kat daha fazla olduğunu keşfetti. Bu bulgu, bozkır göçebelerini yöneten güçlü ve geniş bir aile grubunun varlığına işaret ediyor.

İki biyolojik erkek kardeş, bir kız ve erkek kardeş, bir ebeveyn-çocuğu aynı mezara gömülmüştü. İki erkek kardeşin birbirine belirli bir mesafede bulunan farklı alanlara gömüldüğü ortaya çıktı. Ayrıca farklı mezarlıklara gömülmüş iki seçkin dede ve torun bulundu. Buna rağmen, seçkin insanların genel olarak birbirine, seçkin olmayan insanlara kıyasla daha yakın gömüldüğü görüldü.

Almanya’daki Max Planck’ten arkeogenetikçi ve çalışmanın başyazarı Ayshin Ghalichi yaptığı açıklamada, “Çalışmamızdan elde edilen önemli bir gözlem, seçkin kadınların gözle görülür varlığıydı. Veri setimizdeki seçkin bireylerin neredeyse yarısı kadındı; bu da kadınların Demir Çağı toplumunda yüksek bir sosyal statüye sahip olduğunu gösteriyor.” dedi. 

DNA kanıtları, “Altın Adam” denilen bir iskeletin gizemini de çözdü. 1969 yılında Kazakistan’daki bir kurganda keşfedilen iskelet, 4 binden fazla altın süs eşyası ve üzerinde bugüne kadar çözülememiş bir yazıt bulunan gümüş bir kase ile birlikte bulunmuştu. İskeletin cinsiyeti kemiklere bakılarak belirlenemese de araştırmacılar bu kişinin güçlü bir erkek savaşçı olduğunu varsayıyor.

Öte yandan, Altın Adam’a ilişkin herhangi bir akrabalık bağı belirlenemedi. Ayrıca, Altın Adam’ın kemiklerine göre yaşının 17 olduğu tahmin ediliyor. Mezarındaki eşyalara dayanarak önemli bir aile mensubu olduğu düşünülüyor. 

Çarpıcı bir diğer örnek ise her ikisi de seçkin kurganlara gömülmüş bir büyükbaba ve 1 yaşındaki torunuydu. Seçkin çocukların bu şekilde gömülmesi, İskitlerin sosyal statülerini miras yoluyla devraldıkları sonucunu pekiştiriyor.

Kaynak: Science Advances

Son İçerikler