Pittsburgh School of Medicine’de yürütülen yeni bir çalışmaya göre DEHB’si olan yetişkinlerin ileriki yaşamlarında demans, bilişsel bozukluk ve benzeri sorunları yaşama riski 4 kat daha fazla.
Dünya genelinde yaygın olan DEHB’nin (Attention Deficit Hyperactivity Disorder) hafif bilişsel bozukluk ve demans riskiyle ilişkisine dair önceki çalışmalar çoğunlukla elektronik sağlık kayıtlarına dayanıyor. Sadece sağlık kayıtlarına dayanan bu çalışmalar, tanı koyma pratiklerindeki farklılıklardan kaynaklanan yanlılıklar barındırabiliyor. Söz konusu yeni çalışmada ise araştırmacılar klinik tanı verilerini genetik risk analiziyle birleştiren bir yöntem geliştirdi.
Çalışma ABD Ulusal Sağlık Enstitülerinin “All of Us Research Program” veri tabanındaki kayıtlarla ve genomik veriler kullanılarak kohort tasarımıyla yürütüldü. Bu kapsamda 50 yaş ve üzeri, başlangıçta bilişsel bozukluk yaşamayan yaklaşık 187 bin yetişkin analize dahil edildi. Katılımcılar ortalama 10,26 yıl yani en fazla 38 yıl boyunca izlendi.
DEHB ve bilişsel bozukluk, hafif bilişsel bozukluk veya demans tanıları, ayrı zamanlardaki birden fazla kayıt ve ilaç verisiyle doğrulandı. Ayrıca genetik faktörleri anlamak için katılımcıların DEHB ile ilişkili yaygın genetik varyantları incelenerek her birey için genom çapında DEHB risk skoru hesaplandı.
Elde edilen veriler analiz edilirken yaş, cinsiyet, ırk, kohort giriş yılı, nöropsikiyatrik ek hastalıklar ve sigara kullanımı gibi değişkenler kontrol edildi. Erken dönemde tespit edilmemiş demans semptomlarının DEHB ile karıştırılmasından kaynaklanabilecek ters nedensellik ihtimalinin doğrulanması için DEHB tanısı ile bilişsel bozukluk başlangıcı arasında 1 ila 10 yıllık süre sınırıyla duyarlılık analizleri uygulandı.
Bulgulara göre bireylerin yüzde 1,6’sında DEHB tanısı bulunuyor. Takip süresi boyunca DEHB tanısı olan bireylerin yüzde 6,7’sinde DEHB tanısı bulunmayanların ise yüzde 3,4’ünde bilişsel bozukluk geliştiği tespit edildi. Yapılan analizler klinik DEHB tanısının bilişsel bozukluk gelişme tehlikesinin 4 kattan fazla arttığını kanıtladı.
Üstelik DEHB tanısı ile bilişsel bozukluk başlangıcı arasında en az 8 yıllık süre şartı olsa da risk artışının istatistiksel anlamlılığını koruduğu belirtiliyor. Bunun yanında katılımcılar arasında DEBH tanısı bulunanların sadece bilişsel bozukluğu olanlara kıyasla daha düşük yaşam kalitesi ve daha düşük sosyal tatmin bildirme ihtimali anlamlı derecede yüksekti.
Araştırma, DEHB’nin ileri yaş bilişsel sağlığı açısından dikkate alınması gereken bir faktör olduğunu ve yetişkin DEHB hastalarında düzenli bilişsel izlemenin önemli olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar DEHB’nin doğrudan demansa sebep olmadığını ancak benzer örüntünün hem bağımsız tıbbi kayıtlarda hem de bireylerin genetik verilerinde ortaya çıkmasının bu ilişkinin kanıt niteliğinde olabileceğini belirtiyor.
Kaynak: JAMA Psychiatry

