Queensland Üniversitesi araştırmacıları Avustralya’da ruhsal hastalık ve yaşam süresi arasındaki ilişkiyi inceledi. Araştırmacılar; acil servis, hastane ve ölüm kayıtlarını birleştirerek 11 farklı fiziksel hastalığı analiz etti. The Lancet dergisinde yayınlanan sonuçlar, ruhsal hastalıkların yaşam süresini 20 yıla kadar azalttığını öne sürüyor.
Araştırmacılar, 2000 ile 2023 yılları arasına ait Avustralya’nın Queensland eyaletindeki hastane, acil servis ve ölüm kayıtlarını analiz etti. Yöntemin amacı, sadece tek bir ana tanıyı değil, hastaların zaman içinde hangi fiziksel sorunlarla karşılaştığını bir kronolojik sırayla incelemekti.
Araştırma için şizofreni veya bipolar bozukluğu olan 30 bin 189 kişinin kayıtları incelendi. Kişiler, aynı yaş ve cinsiyetteki 148 bin 476 sağlıklı bireyle eşleştirildi. Araştırmaya dahil edilen her iki grupta da, takip süreci başlamadan önce kronik bir fiziksel hastalığı bulunan kişiler analiz dışı bırakıldı. Bu sayede, fiziksel hastalıkların ruhsal bozukluk tanısından sonra sıfırdan nasıl ve ne hızla geliştiği gözlemlendi.
Araştırmacılar, vücudu 11 farklı ana sisteme ayırarak sistemik fiziksel multimorbidite denilen durumu inceledi. Fiziksel multimorbidite, kişinin kalp, solunum, sindirim veya metabolizma gibi farklı vücut sistemlerinde aynı anda birden fazla kronik hastalığa sahip olması anlamına geliyor. Kalp hastalıkları, diyabet ve böbrek sorunları gibi hastalık grupları ayrı ayrı kategorize edilerek hastaların genel sağlık verileri ölçüldü.
Veri analizinde Fine-Gray adı verilen istatistiksel model kullanıldı. Yöntem, ruhsal hastalığı olan bireylerin fiziksel bir hastalık geliştirmeden hayatlarını kaybetme riskini, yani rakip risk faktörünü hesaplıyor. Teknik, ölüm riski yüksek olan gruplarda hastalıkların ortaya çıkma oranlarını ölçerek gerçekçi sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.
Daha çok hastalanıyorlar
Araştırma, ağır ruhsal hastalığı olan kişilerin fiziksel hastalıklara yakalanma oranının sağlıklı kişilere göre daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu kişiler, aynı anda birden fazla vücut sisteminde kronik sorunlar yaşamaya çok daha meyilli görünüyor. Beş veya daha fazla sistemde hastalık gelişme riski, sağlıklı gruba kıyasla üç kat daha fazla çıkıyor.
Sağlık eşitsizliği en çok 25 yaş altındaki gençlerde ve kadınlarda görülüyor. Genç yaşta ruhsal hastalık tanısı alan kadınlar, yaşıtlarına göre beş farklı sistemde hastalık geliştirme riskini 9 kat daha fazla taşıyor. Bu durum, biyolojik yaşlanmanın ruhsal hastalıklarla birlikte hızlandığını ve fiziksel çöküşün beklenenden çok daha erken yaşlarda başladığını gösteriyor.
Yaşam süresindeki 20 yıllık azalmanın arkasında sadece intihar değil, tedavi edilebilir fiziksel hastalıklar da yatıyor. Psikiyatrik ilaçların yan etkileri, sigara kullanımı ve sağlık hizmetlerine erişim zorluğu bu durumu artırıyor. Hastaların fiziksel şikayetleri ruhsal durumlarına bağlanarak göz ardı ediliyor ve ihmal, önlenebilir hastalıkların zamanla ağırlaşmasına yol açıyor.
Çalışma, gelecekte ruhsal ve fiziksel sağlık hizmetlerinin birlikte yürütülmesinin daha iyi olacağını ileri sürüyor. Araştırmacılar, ruhsal hastalık tanısı konulduğu zaman kalp ve metabolizma gibi fiziksel değerlerin de izlenmesini öneriyor.
Kaynak: The Lancet

