Ana SayfaNedenArkeolojiGüneybatı Amazonya’da toprak yapılar ve tören alanları keşfedildi

Güneybatı Amazonya’da toprak yapılar ve tören alanları keşfedildi

Uluslararası araştırmacılar, Güneybatı Amazonya’da LiDAR lazer teknolojisi kullanarak M.Ö. 600 yılına ait Aquiry medeniyetini ortaya çıkardı. LiDAR, lazer ışınlarıyla bitki örtüsünün altındaki zemini haritalandıran teknoloji olarak bilinir. Günümüzde Brezilya, Bolivya ve Peru sınırlarını kapsayan 183 bin kilometrekarelik alanda 20 binden fazla anıtsal toprak yapı tespit edildi. Nature dergisinde yayınlanan araştırmaya göre bölgede yaşayan milyonlarca insanın, bu alanları törenler ve siyasi toplantılar için kullandığı düşünülüyor.

Araştırmacılar, havadan lazer tarama teknolojisi olarak bilinen LiDAR yönteminden yaralandı. Yaklaşık 4 kilometrelik bir uçuş mesafesi boyunca lazer darbeleriyle zemini taradılar. LiDAR sistemi, saniyede yüz binlerce lazer sinyali göndererek yoğun ağaç örtüsünün arasından sıyrılarak yer seviyesine ulaşıyor. Yansıyan ışık darbeleri sayesinde ormanın altındaki tümsekler ve çukurlar, 50 santimetre çözünürlükle dijital arazi modellerine dönüştürülüyor.

Teknik literatürde bu yönteme Havadan Lazer Tarama (ALS) adı veriliyor. Taramalar, toprağın kazılmasıyla yapılan geniş geometrik hendekleri ve setleri ortaya çıkardı. Bölgede doğal taş bulunmadığından yerli halk, toprağı kazıyarak  büyük anıtlar inşa ettiği düşünülüyor.

Tören merkezleri olarak kullanılıyordu 

Araştırma, yapıların insanların sürekli barındığı köyler olmadığını, daha çok tören merkezleri olduğunu gösteriyor. Farklı toplulukların bu merkezlerde bir araya gelerek siyasi kararlar aldığı ve manevi ritüeller gerçekleştirdiği ifade ediliyor. Yerli sözlü geleneklerine göre bu alanlarda büyük müzik şölenleri, ritüel dans törenleri ve sportif müsabakalar düzenlenmiş olabilir. Yapıların, dağınık yaşayan nüfusu birleştiren sosyal ve kutsal buluşma noktaları işlevi gördüğü ileri sürülüyor.

Bölgede tören merkezlerini birbirine bağlayan uzun ve dümdüz yol ağları da görüntülendi. Taramalarda, bazı alanlarda sekiz adede kadar yapının bir araya gelerek karmaşık sistemler oluşturduğu görülüyor. 

Aquiry halkının orman örtüsünü belirli bir plan dahilinde yönlendirdiği değerlendiriliyor. Geoglif (yüzeye kazınarak yapılan büyük toprak desenleri) alanlarındaki mısır ve kabak kalıntıları bu ihtimali güçlendiriyor. Araştırmacılar, verimliliği artırmak için bambu ormanlarının kontrollü şekilde yakıldığını belirtiyor. Bölgedeki bitki kalıntıları, Brezilya fıstığı ve şeftali palmiyesi gibi ağaçların özel olarak yetiştirildiğine işaret ediyor. Günümüzde bu ağaçların bölgedeki yoğunluğu, geçmişteki insan etkisine bağlanıyor. Topraktaki yüksek mineral oranları da bu tarım faaliyetlerini destekliyor.

Araştırma, Amazon ormanlarının geçmişte insan eli değmemiş bir bölge olduğu yönündeki eski inancı değiştiriyor. Yeni tahminlere göre sadece bu alanda, M.S. birinci bin yılın başında 1,25 ile 3 milyon arasında insan yaşıyordu. Araştırmacılar, bu yoğunluğun tüm Amazon havzası için geçerli olabileceğini ifade ediyor. 

Veriler, Amazon’un karbon üretimi ve iklim modellerinin yeniden hesaplanması gerektiğini gösteriyor. Antik halkların ormanı sürdürülebilir şekilde yönetme biçimi, günümüzdeki arazi planlamaları için önem taşıyor. Amazon’un geçmişi, bu taramalar sayesinde insan odaklı bir yapıda yeniden şekilleniyor. Bu miras, bölgenin korunması ve gelecekteki çevre stratejileri için bir dayanak oluşturuyor.

Kaynak: Nature

Son İçerikler