Ana SayfaNedenBiyolojiDil işlemenin beynin solunda gerçekleştiği doğrulandı

Dil işlemenin beynin solunda gerçekleştiği doğrulandı

Bebekler duydukları kelimeleri anlamlandırmaya ve nihayetinde kendi cümlelerini kurmaya başladıkça, beynin dili kullanma ve anlama kapasitesi yaşamın ilk yıllarında hızla genişliyor. Bunu sağlayan beynin dil işleme bölümleri, kelime dağarcıkları genişledikçe ve dili daha esnek kullanmayı öğrendikçe daha büyük çocuklarda da gelişmeye devam ediyor. MIT’den (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) beyin araştırmacıları, yüzlerce çocuk ve ergenin beyin taramalarını inceleyerek gelişmekte olan dil işleme ağının anlık görüntülerini yakaladı. Nature Communications dergisinde 16 Mayıs’ta yayınlanan veriler, bu ağın olgunlaşmaya devam ettiğini, yaklaşık 16 yaşına kadar daha entegre ve giderek daha duyarlı hale geldiğini gösterdi. Ancak araştırmacılar, yetişkin dil ağının temel bir özelliğinin çok erken yaşlarda kurulduğunu da keşfetti. Çalışmaya göre, dil beynin sol tarafında konumlanıyor.

Dil kullanmanın çoğunlukla sol yarım kürenin (hemisfer) görevi olduğu biliniyor. Yetişkinler olarak okurken, yazarken, konuşurken veya başkalarını dinlerken soldaki dil işleme bölgelerinden yararlanıyoruz. Beynin sol yarım küresinin belirli zihinsel veya bilişsel işlevlerde (özellikle dil, mantık ve analitik düşünce gibi) baskın hale gelmesine “sol lateralizasyon” deniyor ve bu sol lateralizasyonun yaşamın erken dönemlerinde mi kurulduğu, yoksa her iki tarafın da çocuklukta dile katkıda bulunmasıyla dil ağı olgunlaştıkça mı ortaya çıktığı sorusu tartışmalıydı. 

Araştırmacılar, genç beyinleri çalışırken incelemeye karar verdi. MIT Beyin ve Bilişsel Bilimler Bölümünden Doçent Evelina Fedorenko; Sağlık Bilimleri ve Teknolojisi alanında Grover Hermann Profesörü John Gabrieli ve Beyin ve Bilişsel Bilimler alanında John W. Jarve (1978) Profesörü Rebecca Saxe liderliğindeki gruplar, çocukların, ergenlerin ve yetişkinlerin beyin taramalarını paylaşmak ve beyinlerinin dile nasıl tepki verdiğini karşılaştırmak için bir araya geldi. 

4-16 yaş arası çocuklar incelendi 

Çeşitli bilişsel işlevleri ve gelişimsel bozuklukları daha iyi anlamayı amaçlayan çalışmalarda, denekler “language localizer” (dil bölgesi belirleme) görevlerine katılırken fonksiyonel MRI (fMRI) verileri elde edilmişti. Bu yaklaşım, bir kişinin beynindeki dil işleme ağını haritalamak için Fedorenko laboratuvarı tarafından geliştirilmişti. Araştırmacılar, insanlar hem dil görevleriyle hem de dil dışı görevlerle uğraşırken fonksiyonel MRI ile beyin aktivitelerini izleyerek, anatomik konumları kişiden kişiye değişen ve yalnızca dil işlemeye adanmış beyin bölümlerini tespit edebiliyor.

Dil ağını etkinleştirmek için araştırmacılar, çocuklara MRI tarayıcısının içindeyken hikayeler dinletti. Yaşlarına bağlı olarak, bazıları “Alice Harikalar Diyarında”dan alıntılar, bazıları podcast’ler ve TED konuşmaları dinlerken, diğerleri ise daha kısa ve basit hikayeler dinledi. Beyinlerini dil dışı bir görev sırasında gözlemlemek için ise araştırmacılar çocuklara anlamsız kelimeler dinletti.

Beyin dili sol yarım kürede işliyor
(Evelina Fedorenko)

Çalışma 380 kişi ile yürütüldü; 273 çocuk ve 107 yetişkin. Yaşları 4 ile 16 arasında değişen çocukların yanı sıra karşılaştırma için yetişkinleri de içeren üç laboratuvardan gelen verilerin çoğunda beynin dile verdiği tepkide net gelişimsel değişiklikler görüldü. 

Boston Üniversitesi ve Gabrieli’nin laboratuvarında araştırma görevlisi olan Dr. Ola Ozernov-Palchik bulguları, “Sistem entegrasyonu, yani sistemin farklı alt bölgelerinin dil işleme sırasında birbiriyle ne kadar iyi korelasyon gösterdiği ve birlikte çalıştığı durumu, küçük çocuklara kıyasla daha büyük çocuklarda daha güçlüydü” şeklinde değerlendirdi. 

Sistem ayrıca daha büyük çocuklarda dil tarafından daha güçlü bir şekilde aktifleşti; bu da duyduklarını giderek daha iyi anlamalarını yansıtıyor olabilir. Ancak dikkat çekici şekilde, en genç deneklerde bile dil işlemenin neredeyse tamamı beynin sol tarafında gerçekleşti. Gabrieli, “4 yaşından itibaren, tıpkı bir yetişkindeki kadar yanallaşmış (lateralized) görünüyor” yorumunda bulundu. 

Dil ve gelişimsel bozukluklar 

Araştırmacılar, elde ettikleri bulguların otizm ve disleksi de dahil olmak üzere dili etkileyen gelişimsel durumları anlamak için önemli sonuçları olduğunu belirtiyor. Beynin sağ tarafı, bu durumlara sahip kişilerde, tipik gelişim gösteren çocuklara kıyasla dil işleme sürecine sıklıkla daha fazla dahil oluyor. 

Bazı bozukluklarda dilin her iki tarafta da (bilateral) işlenmesinin nedeni tartışmalı. Örneğin, bazı kişilerin beyinleri daha az olgun olduğundan dil işleme için beynin her iki tarafını da kullanıyor olabileceğine yönelik bir fikir var. Bilim insanları, eğer beynin sağ tarafı yaşamın erken dönemlerinde dili işliyorsa, otizmli veya disleksili bireylerde bu durumun nörotipik bireylere göre daha uzun süre devam edebileceğini mantıklı buluyordu. Ancak insanların çoğu gençken bile beyinlerinin sol tarafını dil için kullanıyorsa, aradaki fark bir gelişimsel gecikmeye bağlanamaz. Bunun yerine, diğer gelişimsel farklılıklar çift taraflı dil işlemeye neden oluyor olabilir.

Öte yandan araştırmacılar henüz 4 yaşından küçük çocuklarda beynin hangi bölümlerinin dili işlediğini bilmiyor. Arıca, bebeklerin henüz dili kullanmadıkları yaşamın ilk aylarında, ileride dil ağı haline gelecek beyin bölgelerinin ne yaptığını öğrenmek istiyorlar. Ekip, hem beyin gelişiminin temel ilkelerini anlamak hem de gelişimsel bozukluklara ışık tutmak için ilerleyen süreçlerde bunu araştıracak. 

Makale yazarlarına göre, yanallaşmanın kademeli olarak geliştiğinin düşünülmesinin bir nedeni, beynin sol yarım küresindeki hasarın, ne zaman meydana geldiğine bağlı olarak dil yeteneklerini farklı şekilde etkilemesine dayanıyor. Fedorenko, “Yetişkinlikte sol yarım kürenizde bir hasar meydana gelirse, en azından geçici olarak bir afazi (dil bozukluğu) türüyle karşılaşma olasılığınız çok yüksekken çoğu zaman, sol yarım küredeki erken yaşta oluşan hasarlarda büyürsünüz ve tamamen iyi olursunuz. Dil, sağ yarım kürede rahatça gelişebilir.” diyor. 

Bazı bilim insanları, erken yaşta beyin hasarı geçiren çocuklarda beynin sağ tarafının dil işlemeyi devralabilmesinin nedeninin, o sırada zaten bu işleve katılıyor olması olabileceğinden şüpheleniyordu. Ancak yeni çalışmanın bulguları, gelişmekte olan beynin bundan çok daha kıvrak ve esnek olabileceğini gösterdi. 

Kaynaklar: MIT News, Nature Communications 

Son İçerikler