Teknolojik gelişmeler ve yeni dijital medya platformlarının ortaya çıkışı, insanların nasıl öğrendiğini ve ilgi duydukları konular hakkında bilgiye nasıl ulaştığını önemli ölçüde değiştirdi. Son dönemde yapılan bazı araştırmalar, insanların internette gezinirken veya sosyal medya platformlarında içerik kaydırırken, tek bir videoya ortalama olarak bir dakikadan daha az süre ayırdığını gösterdi. Kavramları özetleyen kısa videolar, çevrim içi içerik üreticileri arasında giderek daha popüler hale geldi. Eğitim ortamlarında da kullanılmaya başlanan bu videoların öğrenmeyi ne ölçüde desteklediği ve öğrencilerin bilgileri hatırlamasına ne kadar yardımcı olduğu ise hala belirsiz.
Çin’deki Yunnan Normal University ve Central China Normal University araştırmacıları, kısa ve uzun videoların öğrenme aracı olarak potansiyelini değerlendirmek amacıyla çalışma yürüttü. Communications Psychology dergisinde yayınlanan bulgular, kısa videoların uzun videolara kıyasla öğrenme açısından belirgin şekilde daha az etkili olduğunu ve insanların bu videolardaki bilgileri daha hızlı unuttuğunu gösterdi.
Araştırmanın yazarları Meiting Wei, Yandan Li ve meslektaşları makalelerinde şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle hızlı geçişler ve parçalı içeriklerle karakterize edilen sosyal medya tarzı kısa videoların hızla yaygınlaşması, bunların öğrenme ortamlarına da giderek daha fazla entegre edilmesine yol açtı. Ancak bu videoların etkililiği ve nörobilişsel etkileri hala tartışmalı. Çalışmamız, kısa videoların öğrenme ve hafıza açısından uzun videolardan daha üstün mü yoksa daha zayıf mı olduğunu inceliyor.”
Video izledikten sonra test edildiler
Araştırmacılar, 150’den fazla üniversite öğrencisinin katıldığı üç ayrı deney gerçekleştirdi. Katılımcılara uzak seyahat destinasyonları hakkında bilgi veren videolar izletildi. Videoların bir kısmı yaklaşık 10 dakika uzunluğundayken, diğerleri 30 saniye ile 2,5 dakika arasında değişiyordu. Ayrıca bazı katılımcılardan videolardaki bilgileri özellikle ezberlemeleri istendi, bazılarına ise böyle bir talimat verilmedi.
Üç deney boyunca, tesadüfi ve kasıtlı kodlama koşullarında hafıza performansı ve unutma oranı değerlendirildi. Ayrıca kısa video izleme sırasında sinirsel tepki örüntülerini incelemek için bireyler arası korelasyon (ISC) analizi kullanıldı. Davranışsal sonuçlar, kısa videolarla öğrenen katılımcıların her iki kodlama koşulunda da anlık hafıza doğruluğunun anlamlı derecede daha düşük olduğunu ve özellikle bilgileri hatırlamaları istendiğinde daha yüksek unutma oranı gösterdiklerini ortaya koydu.
Katılımcılar videoları işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) cihazının içinde izledi. Bu cihaz, beyindeki kan akışındaki değişimleri takip ederek beyin etkinliğini haritalandırıyor. Araştırmacılar elde edilen fMRI görüntülerini analiz ederek kısa ve uzun videoların izlenmesiyle ilişkili sinirsel faaliyet örüntülerini belirlemeye çalıştı ve bulgulara ilişkin şu açıklamayı yaptılar:
“Sinirsel düzeyde, ISC analizleri kısa videoların; görsel-uzamsal dikkat, epizodik hafıza ve bilişsel kontrolü destekleyen önemli beyin bölgelerinde daha düşük sinirsel eşzamanlılığa yol açtığını gösterdi. Bu bölgeler arasında üst parietal lobül, prekuneus ve orta oksipital girus yer aldı. Buna karşılık kısa videolar, aşağıdan yukarıya dikkat işleme süreçleriyle ilişkili temporal ve frontal bölgelerde daha yüksek eşzamanlılık oluşturdu. Ayrıca işlevsel bağlantısallık analizleri, kısa videoların görsel, dikkat ve bilişsel kontrol ağları arasındaki bağlantıyı zayıflattığını ortaya koydu.”
Kısa videoların eğitimde kullanılması tartışmalı bulundu
Araştırmanın sonuçları, insanların kısa videolar izlediğinde sunulan bilgileri, uzun videolar izledikleri kadar iyi hatırlayamadığını gösteriyor. Ayrıca araştırmacılar, kısa videolar izlenirken dikkat, epizodik hafıza (olay ve bilgilerin hatırlanması) ve bilişsel kontrol ile ilişkili beyin bölgelerinin daha az senkronize çalıştığını tespit etti.
Buna karşılık dış uyaranlara odaklanmayla bağlantılı beyin bölgeleri arasında daha yüksek bir senkronizasyon gözlemlendi. Bulgular birlikte değerlendirildiğinde, kısa videoların parçalı ve hızlı değişen yapısının bilgilerin derinlemesine işlenmesini engellediği, bunun da bilgilerin akılda tutulmasını ve yeni bilgi edinilmesini zorlaştırdığı görülüyor.
Araştırmacılar sonuç bölümünde şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bulgular, sosyal medya bağlamındaki tipik kısa videoların parçalı ve hızlı geçişli yapısının, aşağıdan yukarıya dikkat çekme mekanizmalarını güçlendirirken; derin öğrenme ve uzun süreli hafıza pekiştirmesi için kritik öneme sahip yukarıdan aşağıya bilişsel süreçleri zayıflattığını göstermekte. Çalışma, kısa video izlemenin daha düşük sinirsel senkronizasyon ve daha zayıf hafıza performansıyla ilişkili olduğuna dair davranışsal ve nörobiyolojik kanıtlar sunuyor.”
Çin’de yapılan bu çalışma, kısa videoların eğitim ortamlarındaki potansiyelini inceleyen araştırmalara katkı sunabilir. Ayrıca bulgular, dijital medyanın desteklediği daha etkili sınıf deneyimlerinin tasarlanmasına katkı sağlayabilir ve eğitimcileri öğrenmeyi kolaylaştırmak amacıyla daha uzun videolar kullanmaya teşvik edebilir.
Kaynak: Communications Psychology

